Türkiye'nin tekvando tarihindeki ilk altın madalyalı dünya şampiyonu olan Yılmaz Helvacıoğlu, 1961 yılında Düzce'de dünyaya gelen, ülkesini uluslararası arenada başarıyla temsil etmiş efsanevi bir sporcu ve antrenördür. Çocukluk yıllarında ailesiyle birlikte yerleştiği Almanya'da 1974 senesinde Uzak Doğu dövüş sporlarıyla tanışan ve tekvandoya adım atan başarılı isim, azimli çalışmalarıyla adını spor tarihine altın harflerle yazdırmıştır. Gurbette başladığı bu zorlu serüvende kısa sürede kendini gösteren Helvacıoğlu, hem sporcu hem de teknik adam olarak Türk tekvandosunun gelişimine çok yönlü katkılar sağlamıştır. Başarısı tüm ülkeye gurur vermiştir.
Avrupa'dan Türkiye Millî Takımına Uzanan Yolculuk
Gençlik döneminde sergilediği üstün yetenek sayesinde dikkatleri üzerine çeken genç yetenek, çeşitli yaş gruplarında katıldığı müsabakalarda önemli deneyimler elde etti. Bu performansı, onun 1978 ile 1980 yılları arasında Alman millî takımı kadrosuna davet edilmesini sağladı. Ancak onun kalbi her zaman kendi vatanı için atmaktaydı. Nitekim 1980 yılında düzenlenen Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda ilk kez ay-yıldızlı formayı giyerek ülkemizi uluslararası düzeyde temsil etmenin gururunu yaşadı. Türkiye'de tekvando branşının müstakil bir federasyon yapısına kavuşmasıyla birlikte, başarılı sporcunun önündeki hedefler de büyüdü. Artık tek bir gayesi vardı; o da ay-yıldızlı bayrağı dünyanın zirvesine taşımaktı.
Tarihî Kopenhag Zaferi ve İlk Dünya Şampiyonluğu
Beklenen tarihi an 1983 yılında geldi. Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen Dünya Tekvando Şampiyonası bu büyük şampiyonaya ev sahipliği yapıyordu. Turnuva boyunca müthiş bir konsantrasyon ve teknik beceri ortaya koyan Helvacıoğlu, rakiplerini tek tek saf dışı bırakarak finale kadar yükseldi. Şampiyonluk yolunda karşısına çıkan zorlu rakipleri mağlup ederek büyük bir zafere imza attı. Final müsabakasında ise İngiliz rakibini net bir skorla, 5-0 yenerek altın madalyanın sahibi oldu. Bu büyük zafer, Türkiye'nin tekvando sporunda elde ettiği ilk dünya şampiyonluğu olarak tarihe geçti.
Helvacıoğlu'nun bu tarihi şampiyonluk yolunda sırasıyla dize getirdiği rakipler şu ülkeleri temsil ediyordu:
- Ürdün adına yarışan ilk rakibi,
- Kürsü yolundaki dişli Kanada ve Hollanda temsilcileri,
- Yarı final aşamalarında karşılaştığı İsveç ve Kore sporcuları,
- Final müsabakasında 5-0 mağlup ettiği İngiliz rakibi.
Kaptanlık, Antrenörlük ve Sonraki Yaşamı
Yalnızca tatamideki başarılarıyla yetinmeyen ünlü sporcu, 1982 senesinde Türkiye millî takımı bünyesinde hem takım kaptanlığı hem de antrenörlük görevlerini üstlendi. Milli takımın başarısı için yoğun çaba sarf etti. İlerleyen süreçte yaşanan birtakım idari görüş ayrılıkları ve anlaşmazlıklar sebebiyle faal sporculuk kariyerine erken denebilecek bir yaşta veda etmek durumunda kaldı. Profesyonel olarak dövüşmeyi bıraktıktan sonra tekrar Almanya'ya dönen şampiyon, birikimlerini yeni nesillere aktarmak üzere kendi spor kulübünü kurdu. Burada uzun yıllar boyunca çok sayıda yetenekli sporcu yetiştirerek antrenörlük kariyerinde yeni başarılar kazandı. Günümüzde de Almanya'da faaliyet gösteren spor salonunda genç yetenekleri Türk ve dünya sporuna kazandırmaya devam etmektedir.