Türk sinemasının unutulmaz "kötü adamı" Yıldırım Gencer, 25 Kasım 1936'da Adapazarı'nın Kuzuluk beldesinde doğdu. Asıl adı Gencer Yıldırımgeç olan ünlü sanatçı, Abhaz kökenli köklü bir aileye mensuptu. Ziyaettin Efendi ile Nebahat Hanım'ın oğlu olan Gencer'in Gündüz adında bir kardeşi vardı. Aile, yaz aylarını Kuzuluk'taki çiftlik evinde, kış mevsimini ise İstanbul'daki dairelerinde geçirirdi. İlkokulu Akyazı'da bitiren genç Gencer, ortaokul eğitimi için İstanbul'daki Galatasaray Lisesi'nin orta kısmına gitti. Buradan mezun olduktan sonra babası Ziya Yıldırımgeç'in rızasıyla tek başına ticarete atıldı. Sanatçı genç yaşta ailesi tarafından görücü usulüyle evlendirildi ve bu evlilikten çocukları oldu. Gencer'in aile ve akrabalık ilişkileri oldukça genişti; ünlü ressamlar Sezgin Burak ve Ersin Burak kardeşler ile ressam Faruk Geç ve yönetmen Faruk Kenç kendisinin yakın akrabaları arasında bulunuyordu.
Yeşilçam'da Ezber Bozan Bir Yıldızın Doğuşu
Ticaret hayatının ardından, akrabası olan ünlü yönetmen Faruk Kenç sayesinde sinema dünyasına adım attı. İlk profesyonel oyunculuk deneyimini 1962 yapımı "Elalem Ne Der" isimli sinema filminde rol alarak kazandı. Bu ilk filmin afiş resmini ise ressam akrabası Faruk Geç çizmişti. Gencer, 1964 yılında yönetmen Natuk Baytan'ın yazıp yönettişi "Sahildeki Ceset" filminde başrole seçildi. Tülin Elgin ile başrolü paylaştığı bu yapımda sergiledişi başarılı oyunculukla dikkatleri üzerine çekti. Film, katıldığı 1965 İzmir Film Festivali'nden iki büyük ödülle dönmeyi başarıdı. Yapım, festivalde en iyi ikinci film seçilirken Natuk Baytan da en iyi yönetmen ödülünü aldı. Bu başarı, Yıldırım Gencer'in sinema sektöründeki popülaritesini hızla artırdı. Oyuncu, bu dönemde "B" kategorisindeki yapımcıların filmlerinde aranılan jönlerden biri haline geldi.
Killing Efsanesi ve Karakter Rollerindeki Zirve
Yeşilçam'da iki jönün aynı filmde başrol oynaması kuralını İrfan Atasoy ile birlikte yıktı. İki oyuncu, yönetmen Yılmaz Atadeniz'in çektişi "Uçan Adam Killink'e Karşı" filminde birlikte oynadılar. İrfan Film adına çekilen bu macera filmi sinemalarda büyük gişe rekorları kırdı. Bu eşsiz gişe başarısının ardından Gencer, fantastik Türk sinemasının unutulmaz yönetmeni Yılmaz Atadeniz ile peş peşe çektiği Killing serisi filmleriyle Yeşilçam sokaklarında adeta yeni bir moda rüzgarı estirmeyi başarıdı. Yeni bir Yeşilçam modası başlatan bu süreçten sonra Gencer'in kariyerinde yeni bir sayfa açıldı. Sanatçı artık "A" kategorisi filmlerde ikinci jön, "B" kategorisinde ise başrolde oynuyordu. Zaman içinde kendine has sert yüz hatları, hiçbir zaman kesmedişi bıyıkları ve unutulmaz pis gülüşüyle Yeşilçam sinemasının en çok aranan salon kötü adamı ve mafya lideri karakterlerinden biri haline geldi. Cüneyt Arkın, Göksel Arsoy, İzzet Günay, Fikret Hakan ve Kadir İnanır gibi jönlerle dostluklar kurdu. Sinema yaşamı boyunca tam 173 sinema ve televizyon filminde farklı roller üstlendi.
Yıldırım Gencer'in kariyerinde öne çıkan ve geniş kitlelere ulaştığı önemli yapımlardan bazıları şunlardır:
- Sırtımdaki Bıçak
- Büyük Kin
- Canlı Hedef
- Yorgun Savaşçı
Kamera Arkasındaki Dünya ve Veda
Kariyeri boyunca Yılmaz Güney'in "Canlı Hedef" filminde Korsan Kemal karakterine hayat verdi. Tunç Başaran'ın "Büyük Kin" filminde Naci'yi, Natuk Bayhan'ın "Sırtımdaki Bıçak" filminde ise önemli rolleri üstlendi. TRT televizyonunun "Küçük Ağa" dizisinde Çerkes Tevfik Bey karakterini başarıyla canlandırdı. Halit Refiğ'in yönettiği "Yorgun Savaşçı" dizisinde ise Çerkez Etem rolüyle izleyicinin hafızasına kazındı. Ayrıca "Yarın Artık Bugündür" dizisinde Yanıkhan Belediye Reisi karakterini canlandırırken, "Süreyya" dizisinde de yer aldı. Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra 1981 yılında "Kan Bağı" isimli sinema filmini yönetti. Bu filmin başrollerinden biri olan Rüstem karakterini de kendisi canlandırdı. Özel hayatında ise Feriha Gencer ile olan evlilişini 1975 yılında sonlandırdı. Bu evlilikten Tuncer ve Tunç adında iki evladı vardı. Hayatının son on yılını kardeşi Gündüz Gencer'in Kuzuluk'taki evinde geçirdi. Yeşilçam'ın efsane ismi Yıldırım Gencer, 17 Ocak 2005 tarihinde yaşama veda etti. Doğduğu yer olan Kuzuluk'ta geçirdişi kalp rahatsızlığı sonucu 69 yaşında hayata gözlerini yumdu. Geride bıraktığı onlarca unutulmaz karakterle Türk sinema tarihindeki yerini sonsuza dek korumayı başarıdı.
