Yakup Şevki Subaşı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan tarihi süreçte cepheden cepheye koşarak vatan savunmasında en ön saflarda yer alan Türk askeridir. 1876 yılında Harput topraklarında dünyaya gözlerini açan bu kahraman komutan, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşı gibi kader tayin edici mücadelelerde ordu komutanlığı seviyesine kadar yükselerek askeri dehasıyla tarihe adını yazdırmıştır. 20 Aralık 1939 tarihinde hayata gözlerini yuman general, rüştiyeden başlayıp Orgeneralliğe uzanan şanlı kariyeri boyunca kazandığı zaferlerle bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz simalarından biri olmuştur.
Yakup Şevki Subaşı'nın askeri kariyeri boyunca katıldığı başlıca mücadeleler şunlardır:
- Cephe hattında aktif sorumluluk üstlendiği Balkan Savaşları,
- Galiçya'dan Çanakkale'ye uzanan geniş bir coğrafyada görev aldığı I. Dünya Savaşı,
- Vatan topraklarının bağımsızlığa kavuşmasını sağlayan Türk Kurtuluş Savaşı.
Askeri Eğitimi ve Cephedeki İlk Yılları
Yakup Şevki Subaşı, memleketi Harput'ta başladığı eğitim hayatında askeri üniformayı giymek için ilk adımlarını Elaziz Askerî Rüştiyesi bünyesinde atmış, buradaki temel eğitiminin ardından Erzurum Askerî İdadisi'ne geçerek ortaöğrenimini başarıyla tamamlamıştır. Genç yaşta vatan savunmasına adanan hayatı, onu dönemin en prestijli askeri okullarından biri olan Mekteb-i Harbiye'ye taşıdı. 17 Ağustos 1896'da Mekteb-i Harbiye'den mezun oldu. Mekteb-i Erkân-ı Harbiye eğitimini 17 Ocak 1900 tarihinde tamamlayarak kurmay yüzbaşı unvanıyla mezun olan tecrübeli subay, edindiği stratejik askeri bilgileri Harbiye'de dersler vererek yeni nesil subaylara aktarmıştır. Çatalca Ordusu Topçu Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevine getirildi. Bu tayin, onun askeri stratejilerini doğrudan sıcak savaş alanında uygulayacağı Balkan Savaşı'nda aktif rol almasını sağladı. Balkanlar'daki çatışmaların ardından 14 Mart 1914 tarihinde İstanbul Boğazı Müstahkem Mevki Komutanlığı'na getirilerek payitahtın savunmasında kilit bir rol üstlendi.
Dünya Savaşı'nda Görevleri ve Malta Sürgünü
I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte komuta kademesinde daha kritik sorumluluklar üstlenen Yakup Şevki Subaşı, Çanakkale Cephesi'nde önemli bir tayinle karşılaştı. Mustafa Kemal Bey'in Anafartalar Grup Komutanlığı görevini üstlenmesi üzerine, 31 Ağustos 1915 tarihinde onun yerine 19. Tümen Komutanlığı vazifesine atandı. Savaşın şiddetlendiği dönemde gösterdiği idari beceriler neticesinde 15 Ekim 1915'te 3. Kolordu Komutan Vekili yapıldı. Hemen ardından 21 Ekim 1915'te ise 15. Kolordu Komutan Vekili olarak atandı. 15. Kolordu'nun cephe hattı olan Galiçya bölgesine sevk edilmesi üzerine, 18 Mart 1916 tarihinde bu birliğin komutasını asaleten devraldı. Galiçya'daki çetin mücadelelerin ortasında, 5 Ekim 1916 tarihinde askeri rütbelerinde önemli bir yükseliş yaşayarak Mirliva rütbesine terfi etti. Bu terfi ile birlikte kendisi artık Paşa unvanıyla anılmaya başlandı. Buradaki hizmetlerinin ardından sırasıyla 18 Kasım 1916'da 14. Kolordu Komutanlığı ve 10 Ağustos 1917'de 2. Kafkas Kolordu Komutanlığı vazifelerine getirildi. Tarihler 11 Ekim 1917'yi gösterdiğinde ise 2. Ordu Komutan Vekili olarak atandı. Doğu cephesinde Rus işgali altındaki toprakların kurtarılması amacıyla gerçekleştirilen askeri harekâtı başarıyla sevk ve idare ederek Kars şehrinin düşman işgalinden temizlenmesini sağladı ve ardından yeni kurulan Şark Ordular Grubu bünyesindeki 9. Ordu'nun komutanı yapıldı. İstanbul, 16 Mart 1920 tarihinde İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmişti. Bu işgalin hemen iki gün sonrasında İngiliz kuvvetleri Yakup Şevki Paşa'yı tutukladı. Esaret günleri başlayan tecrübeli komutan, 13 Temmuz 1920'de Malta Adası'na sürgün edildi.
Milli Mücadele Dönemi ve Cumhuriyetteki Rolü
Malta sürgününde geçen zorlu ayların ardından, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla esir değişimi anlaşması imzalandı. Serbest bırakılan tecrübeli asker, 31 Ekim 1921 tarihinde Ankara'ya ayak basarak Türk Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından 18 Kasım 1921'de hemen 2. Ordu Komutanlığı görevine tayin edildi. Büyük Taarruz'da kilit bir rol üstlendi. Dumlupınar Meydan Muharebesi'nin kazanılması üzerine 31 Ağustos 1922 tarihinde Ferik rütbesine yükseltildi. İzmir'in 9 Eylül 1922'de kurtarılmasının ardından komutasındaki 2. Ordu ile birlikte Çanakkale Boğazı'nda konuşlanmış olan İngiliz kuvvetlerinin kuşatılması operasyonunu başarıyla yürüttü. Zaferin ardından askeri kariyerini sürdüren Subaşı, 20 Nisan 1924 tarihinde Yüksek Askerî Şûra Üyeliği görevine atandı. Bu kurumda görev yaparken 1926 yılında Orgeneral rütbesine terfi etti. 20 Aralık 1939'da Yüksek Askerî Şûra Üyesi görevini sürdürüken vefat etti. Yakup Şevki Paşa'nın naaşı önce Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Naaşı daha sonra Devlet Mezarlığı'na taşınmıştır.
