Yaşamı
Veysel Güney, 14 Şubat 1957'de Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Davulku köyünde doğdu. Devrimci Yol'un İskenderun sorumlusu olarak anılır; resmî kayıtlarda okur-yazar bir işçi olarak geçer ve Ali'nin oğludur. 12 Eylül Darbesi'nden sonra 1980-1984 arasında idam edilen, 17'si sol görüşlü 50 mahkûmdan biridir. 10 Haziran 1981'de Gaziantep'te idam edildi.
Olay
28 Aralık 1980 gecesi Gaziantep'te bir ihbar üzerine bir evi aramak isteyen güvenlik güçleri, evde bulunan Veysel Güney ve arkadaşını uyardı. Güney ve arkadaşı lambaları söndürüp kapıyı açmadı. Kapının güvenlik güçlerince zorla açılmasının ardından içeriden ateş açıldı. Çıkan çatışmada Topçu Üsteğmen Şahin Akkaya ile Komiser Muavini Atilla Çınar ağır yaralandı; Akkaya hastanede öldü, Çınar kurtuldu. Militanlardan Güney yaralı olarak ele geçirilirken diğer militan öldürüldü. Millî Güvenlik Konseyi kayıtlarına göre Güney'in suçu "kendisinin cezadan kurtulmasını temin maksadıyla kasten adam öldürmek" ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet olarak tanımlandı.
Yargılanması ve idamı
Adana Bölgesi Sıkıyönetim Komutanlığı 2 Numaralı Askerî Mahkemesi'nde yargılanan Güney, Türk Ceza Kanunu'nun 450/9. maddesi uyarınca idama, 6136 sayılı Kanun uyarınca ise 10 yıl hapis ve 50 bin lira ağır para cezasına çarptırıldı. Yargılamada görev alan emekli savcı Mete Göktürk, olayı Adaleti Gördünüz mü? adlı kitabında anlatmıştır. O dönemde Güney'le aynı cezaevinde kalan Aydın Kışılı, Güney'in ağır işkenceye maruz kaldığına tanık olduğunu iddia etmiştir. Temyiz aşamasında hüküm 21 Nisan 1981'de Askerî Yargıtay tarafından oy birliğiyle onandı ve kesinleşti. Ölüm cezasının yerine getirilmesine dair karar, 8 Haziran 1981'de Orgeneral Kenan Evren başkanlığındaki Millî Güvenlik Konseyi tarafından oy birliğiyle kabul edildi. Güney'in infazı 10 Haziran 1981'de saat 02.40'ta Gaziantep E Tipi Cezaevi'nde gerçekleştirildi; bu, 12 Eylül döneminin altıncı idamı oldu. Güney'in son mektubu 25 yıl sonra ailesine iletildi; mektubunda "Ben kimseyi öldürmedim, suçsuzum." yazdı ve mektubu tek dörtlük bir şiirle bitirdi.
Mezarının akıbeti
Cenazesi ailesine teslim edilmediği için mezarının akıbeti bilinmemektedir. Ailesinin ve bazı dernek ve vakıfların çabaları sonuçsuz kalmıştır. Adalet Bakanı Cemil Çiçek 2006'da, ailenin girişimleri sonucunda hüviyeti meçhul olarak defnedildiği tespit edilen bir cesedin DNA testleriyle Güney'e ait olmadığının belirlendiğini bildirdi. 2012'de CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve 29 milletvekili mezar yerinin bulunması için meclis araştırması önergesi verdi.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Veysel Güney maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
