Veli Küçük, Kuleli Askeri Lisesi ve ardından Kara Harp Okulu mezuniyetiyle adım attığı Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, tuğgeneral rütbesine kadar yükselmiş ve Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vurmuş emekli bir askerdir. Ülkenin farklı şehirlerindeki alay komutanlıklarında görev almıştır. 1996 senesinde general unvanını elde eden Küçük, jandarma teşkilatı içinde kurucu roller oynamış ve önemli idari nakillere imza atmıştır. Bu aktif askeri görevlerinin yanı sıra, ismi Türkiye kamuoyunu sarsan büyük davalarla da anılmıştır. Özellikle Susurluk kazası sonrasındaki iddialarla gündeme gelmiştir. Emekliliğinin akabinde ise uzun yıllar süren Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak yargılanmış ve nihayetinde hakkındaki hüküm bozulmuştur.
Askeri Okuldan Tuğgeneralliğe Görev Yılları
Askeri kariyerinin temelini Kuleli Askerî Lisesi ve Kara Harp Okulu eğitimleriyle atan Veli Küçük, önemli illerde jandarma teşkilatında görev almıştır. Görev yaptığı İl Jandarma alay komutanlıkları şunlardır:
- Edirne ve Van
- Eskişehir ve Ağrı
- Kocaeli ve Hatay
Gösterdiği performans neticesinde 1996 yılında tuğgenerallik rütbesine terfi ettirilmiştir. Tuğgeneral rütbesini aldıktan sonra Giresun'da kurulan Jandarma Bölge Komutanlığı'nın teşkilatlanma sürecini bizzat yönetmiş ve bu kritik askeri birimde iki yıl boyunca bölge komutanı olarak görev yapmıştır. Sonraki sreçte Çanakkale'de konuşlu bulunan 2. Jandarma Eğitim Tugay Komutanlığı bünyesinde görevlendirilmiştir. Bu görev sırasında tugayın merkezini Çanakkale'den Bilecik'e taşımıştır. Bu atamanın ardından, 2000 yılında tuğgeneral rütbesindeyken Bilecik'te görev yaptığı sırada emekliye ayrılmıştır.
Susurluk Olayı ve Kamuoyunda Tartışılan İddialar
Veli Küçük adının geniş kitleler tarafından duyulması, 1996 yılındaki Susurluk kazası ile gerçekleşmiştir. Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın, vefatından hemen önce telefonla iletişim kurduğu son muhatabının Küçük olduğu öne sürülmüştür. Bu iddia Türkiye'de geniş yankı bulmuştur. TBMM Susurluk Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, o döneme ışık tutan önemli açıklamalarda bulunmuştur. Mehmet Elkatmış, Genelkurmay Başkanlığı'nın o dönem aldığı resmi karar gereğince Veli Küçük'ün meclis komisyonuna bilgi vermesine gerek bulunmadığını, bu sebeple de kendisini komisyona çağırmadıklarını dile getirmiştir. Genelkurmay'ın bu kararı, komisyon çalışmalarının seyrini etkileyen en önemli adımlardan biri haline gelmiştir. Tüm bu iddiaların yanı sıra, dönemin kilit isimlerinden 'Yeşil' kod adıyla bilinen Mahmut Yıldırım'ın kullandığı mobil telefon hattının da Küçük üzerine kayıtlı olduğu saptanmıştır. Küçük'ün adı, ilerleyen yıllarda yargılama süreçleri ve toplumsal tartışmalarla yeniden gündeme taşınmıştır. Özellikle Hrant Dink'in 301'den yargılanmasında başrol oynayan Kemal Kerinçsiz ile birçok defa birlikte görüntülenmiştir. Dink'in avukatı Erdal Doğan'ın iddialarına göre ise emekli general, Dink'i telefon yoluyla doğrudan tehdit etmiştir. Buna karşın, söz konusu iddia hiçbir şekilde doğrulanamamış ve Veli Küçük tarafından kesin bir dille reddedilmiştir.
Ergenekon Soruşturması ve Hukuki Süreç
Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, 22 Ocak 2008 günü sabaha karşı düzenlenen geniş çaplı bir operasyonla gözaltına alınmıştır. Dört gün sonra tutuklanarak cezaevine konmuştur. Ergenekon davası kapsamında yargılanan Küçük hakkında hazırlanan iddianamede son derece ağır suçlamalar sıralanmıştır. Yargılama safhasında kendisine yöneltilen en kritik suçlamalar arasında silahlı terör örgütü kurmak, bu örgütü yönetmek ve doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ne karşı silahlı isyana tahrik etmek gibi iddialar bulunmaktaydı. Ayrıca zorla hükümeti devirmeye teşebbüs, kasten öldürmeye azmettirme ve korku yaratacak şekilde patlayıcı madde atmaya azmettirme suçları da dosyaya eklenmiştir. Bunlara ek olarak mala zarar vermeye ve ruhsatsız patlayıcı bulundurmaya azmettirmekle de suçlanan emekli asker için 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilmiştir. İstenen cezalar bununla sınırlı kalmamış, 239 yıldan 524 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması da istenmiştir. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ağustos 2013'te sanık hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet kararı vermiştir. Bu karardan bir süre sonra, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararıyla 11 Mart 2014'te serbest kalmıştır. Son aşamada Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016'da yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmünü tamamen bozmuştur. Küçük'ün ordu içi etkisi Rusya'da karşılık bulmuştur. Rus Yeni-Avrasyacı kuramcı Aleksandr Dugin, Küçük'ün ordu içindeki etkinliğini ve Türkiye'nin yönünü Rusya'ya çevirme gayretlerini özel olarak belirtmiştir.