Emekli subay Veli Küçük, 9 Mayıs 1944 günü Bilecik ilinin Gölpazarı ilçesine bağlı Türkmen köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Çiftçilikle uğraşan ailesinin dört evladından biriydi. Kariyeri boyunca üstlendiği kritik jandarma komutanlığı görevleriyle tanınan Veli Küçük, emekliliğinin ardından dahil olduğu sansasyonel davalar ve hukuki süreçlerle Türkiye'nin yakın tarihinin en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi. Mesleki yaşamındaki yükselişi ve sonrasındaki adli süreçler, onu Türk kamuoyunun yakından takip ettiği isimlerden biri yaptı.
Askeri Eğitimi ve Anadolu'daki İlk Hizmet Yılları
Veli Küçük'ün üniformayla tanışması gençlik yıllarında, Kuleli Askeri Lisesi'ne adım atmasıyla başladı. Başarılı bir öğrencilik döneminin ardından 1963 yılında bu tarihi liseden mezun oldu. Askeri alandaki kararlılığını sürdüren genç subay adayı, eğitimine Kara Harp Okulu'nda devam etti. Buradaki eğitimini de 1965 yılında başarıyla tamamlayarak mezuniyetini aldı. Eğitim hayatının bitmesiyle birlikte orduda aktif görevler almaya başladı. Anadolu'nun farklı coğrafyalarında önemli sorumluluklar üstlendi. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan genç subay, yurdun dört bir yanında görev yaparak Edirne, Van, Eskişehir, Ağrı, Kocaeli ve Hatay İl Jandarma Alay Komutanlıklarında üst düzey yöneticilik rollerini üstlendi. Farklı bölgelerdeki bu yoğun mesaisi, askeri tecrübesinin derinleşmesinde büyük pay sahibi oldu.
Veli Küçük'ün İl Jandarma Alay Komutanı olarak görev yaptığı şehirlerden bazıları şunlardır:
- Edirne
- Van
- Eskişehir
- Ağrı
- Kocaeli
- Hatay
Tuğgenerallik Rütbesi ve Susurluk Dönemi
Askeri kariyerinde basamakları kararlılıkla tırmanan Veli Küçük, takvimler 1996 yılını gösterdiğinde tuğgeneral rütbesine terfi ettirildi. Generallik unvanını almasının hemen ardından yeni kurulan Giresun Bölge Komutanlığı'nın teşkilatlanma çalışmalarında öncü bir rol oynadı. Bu birimin kurulmasıyla birlikte, 1998 senesine kadar Giresun Jandarma Bölge Komutanı unvanıyla bölgedeki askeri faaliyetleri sevk ve idare etti. Bu dönemde Türkiye'nin gündemini sarsan önemli bir gelişme yaşandı. Türk siyasetini ve güvenlik bürokrasisini derinden sarsan 3 Kasım 1996 tarihli Susurluk kazası meydana geldiğinde, kendisi İzmit İl Jandarma Alay Komutanı olarak görev yapıyordu. Bu kritik süreçteki konumu nedeniyle ismi kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Giresun'daki görev süresinin tamamlanmasının ardından, 1998 yılında Çanakkale Tugay Komutanlığı makamına atandı. Kendisi bu vazifeyi icra ederken, Çanakkale Tugay Komutanlığı alınan kararla Bilecik iline nakledildi. Askeri hayatının son büyük görevini memleketinde tamamlayan Küçük, 2000 yılında tuğgenerallik rütbesindeki süresinin dolmasıyla birlikte emekliliğe ayrıldı.
Ergenekon Yargılamaları ve Tahliye Edilmesi
Askeri kariyerini tamamlayıp köşesine çekilmesinin ardından Veli Küçük, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki en büyük hukuki hesaplaşmalardan biri kabul edilen Ergenekon davası sürecinde baş şüphelilerden biri olarak yargılandı. Tarihler 22 Ocak 2008'i gösterirken Ergenekon örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlar kapsamında gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından sevk edildiği mahkemece 26 Ocak 2008 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakkında hazırlanan iddianamede iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bununla yetinilmeyip 239 yıldan 524 yıla kadar uzanan çok uzun süreli hapis cezalarıyla cezalandırılması istendi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşması 5 Ağustos 2013 tarihinde yapıldı. Mahkeme heyeti, Veli Küçük hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ayrıca 99 yıl hapis cezası verilmesine hükmetti. Kararın ardından avukatları, müvekkillerinin uzun tutukluluk süresini gerekçe göstererek üst mahkemeye tahliye başvurusunda bulundu. Bu itirazı inceleyen İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Mart 2014 tarihinde önemli bir karara imza attı. Mahkeme, adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı getirerek emekli generalin tahliyesine karar verdi. Böylelikle Küçük'ün yıllar süren tutukluluk dönemi sona ermiş oldu.
