Osmanlı İmparatorluğu'nun son derece çalkantılı geçen son çeyreğinde, 1888 senesinde Bitlis topraklarında dünyaya gözlerini açan Vehbi Öztekin, imparatorluktan ulus devlete geçiş sürecinin yakın tanıklarından biridir. Çocukluk ve gençlik yılları, Doğu Anadolu coğrafyasının zorlu sosyo-politik ikliminde geçmiştir. Eğitim hayatına askeri bir disiplinle adım atmayı tercih eden Öztekin, ilk olarak Askerî Rüştiye bünyesinde eğitim alarak askeri disiplinle yetişti. Buradaki ortaöğrenim sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından, dönemin lise dengi saygın eğitim kurumlarından olan İdadi okuluna devam etti. İdadi'den başarıyla mezun olması, ona hem bürokrasi kapılarını açmış hem de dönemin aydın kesimi içinde yer bulmasını sağlamıştır.
Mesleki Yaşamı ve İletişim Sektöründeki Rolü
Eğitimini tamamladıktan sonra dönemin en stratejik kamu hizmetlerinden biri olan haberleşme teşkilatına girdi. Telgraf Memurluğu görevini üstlenerek ülkenin çeşitli bölgeleri arasındaki iletişimin sağlanmasında aktif sorumluluk aldı. O yıllarda telgraf memurluğu, özellikle savaş ve işgal dönemlerinde hayati önem taşıyan bir istihbarat ve koordinasyon göreviydi. Milli Mücadele'nin örgütlenmesinde telgraf şebekelerinin oynadığı tarihi rol düşünüldüğünde, Öztekin'in bu görevi onun hem halkın nabzını tutmasını hem de memleketin durumunu yakından analiz etmesini kolaylaştırmıştır. Bu süreçte kazandığı idari tecrübeler, ilerideki hukukçu ve siyasetçi kimliğinin inşasında temel taşlardan biri olmuştur.
Kurucu Meclis ve Parlamento Çalışmaları
Anadolu'da bağımsızlık ateşinin yakılması ve Ankara'da millet egemenliğine dayalı yeni bir yönetimin kurulması aşamasında Vehbi Öztekin de üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde açılan ve Türk demokrasi tarihinin en müstesna kurumu olan TBMM I. Dönem seçimlerinde halkın teveccühüyle karşılaşarak Bitlis Milletvekili sıfatıyla parlamento sıralarındaki yerini almıştır. Kurucu meclisin bu ilk ve en zorlu yasama döneminde, Bitlis halkının temsilcisi olarak kanun yapım süreçlerinde görev almıştır. Meclis çalışmaları sırasında, dönemin asayişini ve düzenini sağlamak amacıyla kurulan olağanüstü yetkili İstiklâl Mahkemesi üyeliğine seçilmiştir. Ancak dönemin olağanüstü koşulları ve görevlendirme süreçlerindeki gelişmeler nedeniyle bu göreve fiilen gitmeyerek parlamentodaki yasama faaliyetlerine odaklanmayı sürdürmüştür.
Hukuk ve Siyaset Alanındaki Birikimi
Vehbi Öztekin, parlamento çatısı altındaki yasama faaliyetlerine hukuk nosyonunu katarak meclis kararlarının olgunlaşmasına katkı sağlamıştır. Dönemin zorlu şartlarında hem adalet mekanizmasının işleyişi hem de yeni kurulan devletin yasal çerçevesinin oluşturulması hususunda görüşlerini beyan etmiştir. Hukukçu kimliği, meclisteki komisyon çalışmalarında ve kanun tekliflerinin hazırlanmasında kendisine büyük bir avantaj sağlamıştır. Bu yönüyle hem doğup büyüdüğü toprakları temsil etmiş hem de genç cumhuriyetin hukuki temellerinin atılması sürecinin şekillenmesinde rol oynamıştır.
Özel Hayatı ve Vefatı
Kamu hizmeti ve siyasi mücadele ile geçen yoğun yılların ötesinde, özel yaşamında da son derece düzenli bir aile hayatına sahipti. Evlilik hayatını sürdüren ve bu birliktelikten üç çocuk babası olan Öztekin, çocuklarının eğitimi ve topluma faydalı birer birey olarak yetişmeleri için çaba sarf etmiştir. Türk siyasi ve idari hayatında mütevazı ama kurucu bir rol üstlenen değerli devlet adamı, ömrünün son yıllarını sükunet içinde geçirmiştir. Vehbi Öztekin, takvimler 27 Ekim 1963 tarihini gösterdiğinde hayata gözlerini yummuştur.
Vehbi Öztekin'in hayatındaki dönüm noktaları şu şekilde özetlenebilir:
- Eğitim hayatını Askerî Rüştiye ve İdadi mezuniyetleri ile tamamlamıştır.
- Mesleki kariyerine ilk olarak telgraf memurluğu ile başlamıştır.
- Büyük Millet Meclisi'nin açılışıyla birlikte I. Dönem Bitlis Milletvekili olarak siyasi hayata girmiştir.
- Yasama organı tarafından İstiklâl Mahkemesi üyeliğine getirilmiş fakat bu görevi fiilen yerine getirmemiştir.
- Evlilik müessesesi içerisinde üç çocuk sahibi olarak aile hayatını yürütmüştür.