Türk futbolunun ve Beşiktaş camiasının unutulmaz oyun kurucusu Vedat Okyar, 1 Ağustos 1945 tarihinde Bursa'da dünyaya gözlerini açtı. Beşiktaş tribünlerinin "Büyük Kaptan" diyerek bağrına bastığı milli yıldız, yeşil sahalardaki asil duruşuyla tanındı. Futbola ilk adımını Bursa'da attı. İnegöl İdman Yurdu çatısı altında meşin yuvarlakla tanışan sporcu, kısa sürede büyük kulüplerin radarına girmeyi başardı. Siyah-beyazlı camiada derin izler bırakan usta futbolcu, spor yazarlığı dönemindeki renkli yorumlarıyla da hafızalara kazındı. Kendine has zarif oyun stiliyle efsaneleşen usta spor adamı, kariyeri boyunca kullandığı kırk üç penaltı atışından kırk ikisini ağlarla buluşturarak futbol dünyasında kırılması çok güç olan bir rekora imza attı.
Siyah-Beyaz Formayla Gelen Başarılar
Genç yeteneğin Beşiktaş'a transferi, tekstil işiyle uğraşan babası Rahmi Okyar'ın kulüpte yöneticilik yaptığı döneme denk geldi. Böylece İstanbul temsilcisine katılan Okyar, 1968 ile 1976 yılları arasında tam 253 resmi karşılaşmada sahaya çıktı. Hücuma yön veren yaratıcı paslarıyla taraftarları büyüleyen başarılı oyuncu, bu süreçte kulübü adına 21 gol kaydetti. 1974-1975 sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğunu kazanan efsane Beşiktaş kadrosunda da yer alarak kulüp tarihindeki yerini perçinledi. Kendi döneminin en yetenekli ve etkili orta saha oyun kurucularından biri olarak kabul edilirdi. Milli formayı ise 3 kez giydi. Yetenekli futbolcu, Beşiktaş'ın yanı sıra kariyeri boyunca şu takımların kadrolarında da mücadele etti:
- Bursaspor
- Diyarbakırspor
- Karagümrük
Yeşil Sahalardan Medya Dünyasına Uzanan Yol
Futbolu bıraktıktan sonra kısa süre tekstille uğraştı. 1981 senesinden itibaren spor medyasına adım atarak Sabah, Fotomaç, Hürriyet ve Vatan gazetelerinde köşe yazarı olarak görev aldı. Yazılarındaki bilgece yaklaşım ve samimi üslup sayesinde geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmayı başardı. Çok yönlü kişiliğiyle tanınan efsane kaptan, söz yazarlığını üstlendiği ve dillerden düşmeyen ünlü "Keskin Bıçak" eseriyle de Türk sanat dünyasında silinmez ve son derece kıymetli bir iz bıraktı. Amansız bir akciğer kanserine yakalanan unutulmaz spor adamı, sağlığı için uzun ve yorucu bir tedavi sürecine girdi. Tedavi gördüğü hastanede, 63 yaşında yaşama gözlerini yumdu. 20 Temmuz 2009 sabahı hayata gözlerini yuman usta futbolcunun ebedi kabri Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.
