Türkiye'nin yakın tarihindeki en tartışmalı hukuki süreçlerden biri olan Ergenekon davasının önemli isimlerinden Habip Ümit Sayın, 14 Ocak 1961 tarihinde dünyaya geldi. Tıp dünyasındaki akademik kariyeriyle adından söz ettiren doktor, adli tıp alanındaki uzmanlığıyla tanınırken adının karıştığı davalar ve evinde ele geçirilen çarpıcı belgelerle kamuoyunun gündemine oturdu. İstanbul Üniversitesi bünyesinde yürüttüğü akademik çalışmalarla yükselen ve doçentliğe kadar ulaşan Sayın, 30 Ocak 2020 tarihinde İstanbul Kadıköy'deki evinde ölü bulundu.
Akademik Kariyeri ve Yükselişi
Tıp eğitimini tamamlayan Habip Ümit Sayın, 1987 yılında tıp doktoru unvanını alarak mesleki hayatına adım attı. Akademik alandaki çalışmalarına hız kesmeden devam eden Sayın, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü bünyesinde görev yapmaya başladı. Burada 2001-2004 yılları arasında yardımcı doçent olarak çalıştı. Başarılı geçen bu dönemin ardından, 2004 yılının Nisan ayında doçentlik unvanını kazanarak akademik kariyerinde önemli bir basamağı geride bıraktı.
Ergenekon Soruşturması ve Hukuki Süreç
Doçentlik unvanını aldıktan sonra kariyerine devam eden akademisyenin hayatı, 2008 yılında düzenlenen büyük bir operasyonla tamamen değişti. Ergenekon soruşturması kapsamında gerçekleştirilen polis baskınlarında gözaltına alınan Sayın, 26 Şubat 2008 tarihinde çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bu süreçte yaklaşık iki yıl, tam olarak 23 ay boyunca cezaevinde tutuklu kaldı. Uzun süren bu tutukluluk döneminin ardından, 29 Ocak 2010 tarihinde tahliye edilmesine karar verildi.
Yıllar süren yargılama aşamasının sonunda, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 5 Ağustos 2013 tarihinde Ergenekon davasına ilişkin nihai kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Habip Ümit Sayın'a 4 yıl 22 gün hapis cezası verdi.
Tartışmalı Belgeler ve Davadaki İfadeler
Ergenekon soruşturması kapsamında akademisyenin evinde gerçekleştirilen aramalarda, kolluk kuvvetleri çarpıcı belgelere ulaştı. Evde yapılan aramalarda, 2001 yılında bir mezarlıkta öldürülen Üzeyir Garih'in vücuduna aldığı bıçak darbelerini en ince ayrıntılarıyla ve şematik olarak tasvir eden bir şema ele geçirildi. Bunun yanı sıra, faili meçhul bir suikast sonucu öldürülen Necip Hablemitoğlu'nun ölümünden aylar önce gerçekleştirilen bir MSN yazışması da dosyaya girdi. Bu yazışmalarda Sayın'ın bazı ifadeleri kullandığı saptandı:
- 'Hablemitoğlu bir yıla kadar gidici.'
- 'Belki iyi olur.'
- 'Bir solucan ayıklanır.'
Davanın 35. duruşmasında hakim karşısına çıkan akademisyen, bu MSN ifadelerinin düşünülmeden, rastgele söylenmiş sözler olduğunu belirtti.
Evinde Ölü Bulundu
Fırtınalı cezaevi ve dava süreçlerinin ardından Habip Ümit Sayın, 30 Ocak 2020 tarihinde İstanbul'un Kadıköy ilçesindeki evinde ölü olarak bulundu. Tıp doktorluğu ve adli tıp uzmanlığından cezaevi yıllarına kadar uzanan bu hareketli yaşam, Kadıköy'deki bir dairede son bulmuş oldu.