Türk futbolunun unutulmaz efsanesi Turgay Şeren, 15 Mayıs 1932 tarihinde Ankara Keçiören'de dünyaya gözlerini açtı. Sarı-kırmızılı renklere adadığı ömrü boyunca milli takımın ve Galatasaray'ın kalesinde adeta devleşen başarılı sporcu, futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük ve spor yazarlığı da yaparak spor dünyasına yön verdi. İsmini bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu efsane kaleci, 7 Temmuz 2016'da arkasında eşsiz bir miras bırakarak İstanbul'da 84 yaşında aramızdan ayrıldı. Hayatı boyunca sadece bir kulübe sadık kalan sporcu, sergilediği centilmence mücadeleyle Türk futbolunun en saygın figürlerinden biri haline geldi.
Atatürk'ün Türkay'ından Berlin Panteri'ne
Babası Sabit Şevki Şeren'in Atatürk'ün özel kalem müdür muavinliği yapması, küçük Turgay'ın kaderini henüz bebekken etkiledi. Büyük önder, ona Türkay adını verdi. Ancak okul yıllarında öğretmenlerinin ve arkadaşlarının bu ismi Turgay olarak telaffuz etmesi üzerine bu adı benimsedi. Annesi Münevver Şeren'in öğretmenlik yaptığı Çorlu'da ilkokul dördüncü sınıfa kadar eğitim gördü. Ardından Galatasaray Lisesinin parasız yatılı sınavını kazanarak İstanbul'a adım attı. Mekteb-i Sultani'de basketbol, voleybol oynayan, hatta lise futbol takımında santrfor olarak görev yapan çok yönlü bir atletti. A takıma 17 yaşında yükseldiğinde ise artık kalenin tek sahibiydi.
Genç Turgay adeta ders çalışır gibi kalecilik üzerine kafa yordu. Çok geçmeden A milli takıma seçildi. Türk futbolunun milatlarından biri olan 1951 yılındaki Federal Almanya karşılaşması, onun efsaneleştiği yer oldu. Ay-yıldızlı ekibin deplasmanda kazandığı 2-1'lik tarihi maçta kalede adeta devleşti. Karşılaşmanın ardından Alman Kicker dergisi, onun akılalmaz kurtarışlarını kapağına taşıdı. Dergi, "Bir insan nasıl olur da bu kadar yükseğe sıçrayabilir?" manşetiyle çıktı. Henüz on sekiz yaşındaki bu genç eldiven, o günden sonra tüm Türkiye'de Berlin Panteri lakabıyla anılacaktı.
Metin Oktay Dostluğu ve Arjantin Rüyası
Galatasaray tarihinin akışını değiştiren en önemli olaylardan biri, 1955 yılında golcü futbolcunun İzmir'den transfer edilmesiyle yaşandı. Takıma yeni katılan efsane golcü Metin Oktay, Turgay Şeren ile sahada muazzam bir uyum yakalayarak ömür boyu sürecek sarsılmaz bir dostluğun temelini attı. İki büyük sporcu her antrenmanın ardından sahada kalır, saatlerce fazladan çalışarak kendilerini geliştirmek için adeta birbirleriyle yarşırlardı. Şeren'in kalecilik reflekslerini güçlendirmek amacıyla bizzat keşfettiği sıra dışı bir duvar antrenmanı stili bulunmaktaydı. Buna göre başarılı kaleci yüzünü duvara dönüp sadece bir metre mesafe bırakırken, arkasındaki arkadaşı sert şutlarla topu duvara nişanlardı. Duvardan hızla ve beklenmedik açılarla seken bu zorlu topları kurtarmaya çalışan Şeren, bu sayede kalede adeta geçilmez bir duvara dönüştü.
Turgay Şeren'in kariyerinde pek az insanın bildiği heyecan verici bir Güney Amerika serüveni de bulunmaktadır. Efsane file bekçisi, 1959 yılının şubat ayında Arjantin'in köklü kulüplerinden River Plate'ten cazip bir teklif alarak idmanlara katılmak üzere bu ülkeye gitti. Orada Botafogo ve Mal Der Plate takımlarına karşı kaleyi koruyarak harika performanslar ortaya koydu. Arjantin kulübü yetkilileri ve taraftarları transferin tamamlanmasını heyecanla beklerken, Galatasaray Başkanı Sadık Giz transfere kesin olarak onay vermedi. Kulüp başkanının bu gidişi bir ihanet olarak nitelendirmesi üzerine, kader efsane kaleciyi ölene dek ayrılmayacağı yuvasına geri döndürdü.
Futboldan Sonraki Yaşamı ve Aile Hayatı
Efsane kaleci, tam yirmi sene boyunca aralıksız sırtında taşıdığı ve on dört yıl boyunca kaptanlığını yaptığı Galatasaray formasıyla 1967 yılında aktif spor hayatını noktaladı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük koltuğuna oturan başarılı spor adamı, farklı dönemlerde birçok takımı çalıştırarak tecrübelerini yeni nesillere aktardı. Çalıştırdığı kulüpler ve dönemleri şu şekildedir:
- Mersin İdman Yurdu (1968-1969 ve 1971-1973)
- Vefa (1969-1970 ve 1974)
- Samsunspor (1970-1971)
- Galatasaray (1979-1980)
Teknik adamlığın yanı sıra Milliyet, Star ve Akşam gazetelerinde uzun yıllar spor yazarlığı ile köşe yazarlığı yaptı. Televizyon ekranlarında yayınlanan Telegol programında yorumculuk üstlenen efsane sporcu, Medya24 adlı internet sitesinin kurucuları arasında da yer aldı. Ayrıca 1965 yılında kurulan Türkiye Profesyonel Futbolcular Sendikası'nın kurucu üyeliğini üstlendi ve aynı yıl vizyona giren, dostu Metin Oktay'ın yaşamını anlatan Taçsız Kral sinema filminde kendisini canlandırdı.
Turgay Şeren'in özel yaşamı da en az futbol kariyeri kadar hareketliydi. İlk evliliğini 1954 yılında Emel Dramalı ile yapan ve bu evlilikten Celal isminde bir oğlu dünyaya gelen efsane sporcu, 1966 yılında bu birlikteliği sonlandırdı. Ertesi yıl Arzu Şeren ile ikinci evliliğini gerçekleştiren kalecinin bu evlilikten de bir kızı dünyaya geldi. Üçüncü ve son evliliğini ise Fatma Füsun Şeren ile yapan efsane ismin bu beraberlikten Emre ve Can adında iki oğlu oldu. Hayat arkadaşını 2013 yılında kaybeden Şeren, ömrünün son yıllarında ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Spor dünyasının ve Sancaktepe Belediyesi'nin düzenlediği anlamlı vefa gecesiyle onurlandırılan büyük futbol çınarı, 7 Temmuz 2016'da hayata gözlerini yumarak tüm ülkeyi yasa boğdu.
