Türkiye'de halkçı yayıncılık ekolünün son temsilcilerinden olan yönetmen, prodüktör ve senarist Tülay Eratalay, 25 Şubat 2026 tarihinde Ankara'da yaşamını yitirdi. Tedavi gördüğü Bilkent Şehir Hastanesi'nde vefat eden sanatçı, 21 Aralık 1945'te Çorlu'da doğmuştu. TRT'de çocuk programlarından belgesellere uzanan geniş bir alanda eserler üretti. Usta yönetmen arkasında ödüllerle dolu bir kariyer bıraktı. Halktan yana yayıncılığı savunan Eratalay, sinema dünyasında çok saygın bir yere sahipti.
Atletizm Pistinden TRT Stüdyolarına Uzanan Yaşam
Süvari astsubayı babasının görevi nedeniyle çocukluğu farklı şehirlerde geçti. Annesi Macide Eratalay ile birlikte hareketli bir hayat sürdü. Gençlik yıllarında uzun mesafe koşularıyla ilgilenerek Ankara Demirspor atletizm takımında yer aldı. Gazi Lisesi'nin ardından bir süre hukuk fakültesine devam etse de okulunu yarıda bıraktı. Daha sonra Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Kamu Yönetimi Bölümü'nü başarıyla bitirdi.
Prodüktörlük sınavını kazanarak 1 Mart 1968'de TRT'ye girdi. Yeni kurulan televizyon kanalında BBC ekibinden televizyon yayıncılığı üzerine özel eğitimler aldı. İngiliz yayıncılardan edindiği bu birikimi kendi vizyonuyla harmanlayan Eratalay; çocuk programlarından belgesellere, kültür yayınlarından drama yapımlarına kadar geniş bir alanda eserler üretti.
Toplumcu Sinemanın Ödüllü Yönetmeni
Sinemaya da yönelen yönetmen, 1995 yapımı Düş, Gerçek, Bir de Sinema filmiyle büyük başarı yakaladı. Bu yapıt, 10. Ankara Film Festivali'nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Müzik ödüllerini kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Aynı film, Adana Altın Koza Film Festivali'nde ise En İyi Üçüncü Film ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerini aldı.
Sanatçının bir diğer önemli eseri olan Özlem...Düne, Bugüne, Yarına ise 32. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde üç farklı dalda ödül kazanarak ses getirdi. Bu filmle En İyi İkinci Film, En İyi Senaryo ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerine layık görüldü. Eser ayrıca Ankara Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü elde etti. TRT Drama Programları bünyesindeki başarılı görevinden 16 Eylül 2008 tarihinde emekli olarak ayrıldı.
Siyasi Mücadeleler ve Sendikal Geçmiş
Toplumcu kimliğiyle öne çıkan usta yönetmen, 1980 öncesinde Türkiye İşçi Partisi sempatizanı olarak biliniyordu. Sürekli sarı basın kartı sahibi olan sanatçı, ülkedeki demokratik hak arayışında aktif görevler almayı yorulmadan sürdürdü.
Eratalay'ın kurucu veya üye olduğu başlıca kuruluşlar şunlardır:
- Kurucusu ve genel sekreteri olduğu Televizyon Programcıları Sendikası
- Aktif faaliyet gösterdiği KESK Haber-Sen
- Gazetecilik haklarını savunduğu Çağdaş Gazeteciler Derneği
TRT'de yayımlanan Aynaroz Kadısı adlı eserinden dolayı 1982'de hakkında dava açılsa da yargılama takipsizlikle sonuçlandı. Ancak 12 Eylül Askeri Darbesi sonrasında, 1983 yılında yasa dışı biçimde gözaltına alındı. Mamak Cezaevi'nde 5-13 Ekim 1983 tarihleri arasında işkence gördü. 2004 yılında TRT'deki görevi esnasında siyasi iktidarla yaşadığı sorunlar sebebiyle sadece televizyon izlemekle görevlendirildi. Kendisine verilen bu sürgün niteliğindeki görevi kabul etmeyen Eratalay, açtığı davayı kazanarak TRT'de bunu başaran tek kişi oldu.
Siyasi duruşunu kararlılıkla sürdüren sanatçı, 2007 genel seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi'ni destekledi. Ayrıca 2011'de TKP'nin Cepheleşme Çağrısı metnine imza verdi. Ülkenin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında içine sürüklendiği siyasi kutuplaşmayı kabul etmeyerek 4 Eylül 2016 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen büyük mitingin öncü çağrıcıları arasında yer aldı.
Özel yaşantısında 1973 yılında Neriman Eratalay ile evlenen yönetmenin 1975 yılında oğlu Ogün dünyaya geldi. Eşi Neriman Eratalay, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde Fransızca Ana Bilim Dalı başkanlığı yapmış değerli bir akademisyendir. Usta yönetmen Tülay Eratalay, ardında hem sinemada hem de toplumsal alanda büyük bir mücadele mirası bırakarak aramızdan ayrıldı.
