1939 yılında Ankara'da dünyaya gelen ve Türk hukuk dünyasına damga vuran Prof. Dr. Tuğrul Arat, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde başlattığı akademik kariyeriyle ülkemizin uluslararası hukuk vizyonuna yön vermiş saygın bir bilim insanıdır. Akademik başarıları ulusal sınırları aşmıştır.
Genç bir akademisyen adayı olarak girdiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin koridorlarında başlayan bu bilim yolculuğu, zamanla derin bir uzmanlığa dönüştü. Fakültedeki başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren Arat, doçentlik unvanını almasının ardından Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanlığı görevine getirildi. 1983 yılından itibaren bu kürsünün başkanlığını üstlenen deneyimli hukukçu, 1997 yılında ise profesörlük unvanına layık görülerek akademik kariyerinin zirvesine ulaştı. Ankara Üniversitesi bünyesindeki uzun akademik serüvenini başarıyla tamamlamıştır. Sonrasında, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde öğretim üyesi olarak bilgi birikimini yeni nesillere aktarmaya başlamıştır.
Araştırma Merkezleri ve Vakıf Çalışmaları
Tuğrul Arat, sadece üniversite amfilerinde değil, sivil toplum ve stratejik araştırma alanlarında da etkin roller üstlenmiştir. Bu doğrultuda iki öncü vakfın kurulmasına öncülük etmiştir. Ulusal Politika Araştırmaları Vakfı (UPAV) ile Türkiye-Avrupa Vakfı, Arat'ın imzasıyla kurulan bu yapılara örnek teşkil eder. Akademik birikimiyle birçok kuruma rehberlik eden profesör, Ankara Üniversitesi bünyesindeki iki seçkin araştırma merkezinin yönetim kurulunda da aktif görev yapmaktadır. Bu merkezler; Avrupa entegrasyonu süreçlerini inceleyen ATAUM ile fikri haklar alanında uzmanlaşan FİSAUM olarak öne çıkar.
Uluslararası Temsil ve UNIDROIT Üyeliği
Ulusal düzeydeki bu saygın konumunun yanı sıra Arat, uluslararası arenada da ülkemizi başarıyla temsil etmektedir. Hukuki çalışmaları küresel düzeyde kabul görmektedir. Özel hukukun uluslararası alanda yeknesaklaştırılması amacıyla kurulan ve dünya çapında saygın bir yere sahip olan UNIDROIT bünyesinde İcra Kurulu üyesi olarak görev alan seçkin bilim insanı, küresel hukuk normlarının şekillenmesine de doğrudan katkı sunmaktadır.