Alternatif rock sahnesinin en etkileyici figürlerinden biri olan Thomas Edward Yorke, 7 Ekim 1968 tarihinde İngiltere'nin Wellingborough, Northamptonshire bölgesinde dünyaya gözlerini açtı. Doğumuyla birlikte başlayan ciddi bir göz rahatsızlığı nedeniyle henüz altı yaşına gelmeden pek çok cerrahi operasyon geçirmek durumunda kaldı. Bu durum çocukluğunu oldukça zorlaştırdı. Takmak zorunda kaldığı göz bandı, okul yıllarında akranlarının alaycı tavırlarına yol açtı. Arkadaşlarının bu acımasız tutumu yüzünden sürekli okul değiştirmek mecburiyetinde kaldı. Zorlu çocukluk yıllarının ardından müzikle kurduğu bağ, 1978 yılında babasının ona hediye ettiği ilk gitarla filizlendi. Queen grubunun efsanevi gitaristi Brian May'i kendisine idol seçen genç Yorke, bu ilhamla müzik dünyasındaki ilk adımlarını atmaya başladı.
Radiohead ve Efsanevi Yükseliş Dönemi
Müzik yolculuğuna 11 yaşında kurduğu ilk grupla başlayan sanatçı, ailesinin Oxfordshire bölgesine taşınmasıyla yeni bir döneme girdi. Eğitim hayatına devam ettiği Abingdon okulunda, ilerleyen yıllarda müzik tarihini baştan yazacağı yol arkadaşları ile bir araya geldi. Bu isimler şunlardı:
- Ed O'Brien
- Phil Selway
- Colin Greenwood
- Jonny Greenwood
Liseden mezuniyetinin ardından 1988 yılında Exeter Üniversitesi'ne başlayan başarılı müzisyen, burada hayat arkadaşı Rachel Owen ile tanışma fırsatı buldu. 1991 yılına gelindiğinde, okul yıllarından beri kopmadığı dostlarıyla kurdukları müzik oluşumuna resmi olarak Radiohead ismini verdiler. Kısa süre sonra ünlü plak şirketi Parlophone ile sözleşme imzalayan grup, müzik piyasasını sarsacak çalışmalara başladı. Çıkardıkları ilk tekli olan "Creep", dünya çapında adeta bir marşa dönüşerek ekibin stüdyo albüm sürecine ivme kazandırdı. Bu başarı grubu zirveye yaklaştırdı. Takvimler 1993 yılını gösterdiğinde piyasaya sürülen ilk stüdyo albümleri Pablo Honey, Birleşik Krallık listelerinde 22. sıraya kadar tırmanmayı başardı. Hemen ardından gelen ikinci albümleri The Bends ise efsanevi rock grubu R.E.M. ile gerçekleştirdikleri görkemli Avrupa turnesinin ardından dinleyicilerle buluştu ve müzik otoritelerinden tam not aldı.
OK Computer Devrimi ve Deneysel Arayışlar
Grup, müzik tarihinin en önemli başyapıtlarından biri kabul edilen OK Computer albümünü 1997 yılında müzikseverlerin beğenisine sundu. Bu albümün kazandığı muazzam ticari başarı ve müzik eleştirmenlerinden aldığı kusursuz yorumlar, Thom Yorke'u dönemin en etkili yaratıcı dehalarından biri haline getirdi. 90'lı yılların alternatif rock sahnesini adeta domine eden sanatçı, dur durak bilmeyen yaratıcı enerjisiyle adından sıkça söz ettirdi. Grup durmak yerine sınırları zorladı. 2000 yılında çıkan Kid A, 2001 tarihli Amnesiac ve 2003 yapımı Hail to the Thief albümleriyle tamamen farklı bir yola saptılar. Elektronik müzik ögeleriyle harmanlanan, caz ve avant-garde esintileri taşıyan bu deneysel çalışmalar grubun vizyonunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Grubun 2007 tarihli son stüdyo çalışması In Rainbows ise internet üzerinden tamamen ücretsiz ve dinleyicilerin kendi belirleyeceği ücretlerle indirilebilir şekilde paylaşılarak müzik endüstrisinde büyük bir devrim yarattı.
Solo Çalışmalar ve Toplumsal Duyarlılık
Grup çalışmalarının yanı sıra bireysel üretimlerine de ağırlık veren sanatçı, gitar çalmadaki ustalığının yanında piyano, perküsyon, bas gitar ve davul gibi pek çok farklı enstrümanı da ustalıkla icra etmektedir. Thom Yorke, 2006 yılında prodüktör Nigel Godrich eşliğinde hazırladığı ilk solo albümü The Eraser ile müzik listelerini altüst etti. Bu albüm büyük başarı kazandı. Albüm, Birleşik Krallık listelerinde 3. sıraya yerleşti. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise 2. sıraya kadar yükselmeyi başardı. Albümde öne çıkan en popüler eserlerden biri olan "Analyse", sinema dünyasının kült yapıtlarından The Prestige filminin müzikleri arasında yer alarak geniş kitlelere ulaştı.
Yorke, sadece müzikal kimliğiyle değil, toplumsal olaylara karşı takındığı dik duruşa da öne çıkan bir isim oldu. Özgür Tibet konseri ve Ticaret Adaleti Hareketi gibi ses getiren organizasyonlarda sahne alarak adalet arayışlarına ses verdi. Müzisyen her zaman barşın yanındaydı. Kendisini her fırsatta samimi bir insan hakları destekçisi ve savaş karşıtı olarak konumlandıran dahi müzisyen, küresel barş adına aktif rol oynamaktan hiçbir zaman çekinmedi. Günümüzde yaşamını hâlâ İngiltere'nin Oxford kentinde sürdüren 58 yaşındaki Terazi burcu sanatçı, üniversite yıllarından bu yana hayatı paylaştığı kız arkadaşından Noah ve Agnes adlarında iki çocuk babasıdır.
