Türkiye'nin fırtınalı gençlik yıllarında, 68 Kuşağı'nın simge isimlerinden biri haline gelen Mustafa Taylan Özgür, 23 Şubat 1948 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Üniversite yıllarında ülkede filizlenen sol öğrenci hareketlerinin öncü liderleri arasında yer alan genç devrimci, henüz yirmi bir yaşındayken, 23 Eylül 1969 günü İstanbul Beyazıt Meydanı'nda gerçekleşen ve failleri günümüze değin aydınlatılamayan karanlık bir suikast neticesinde hayatını kaybetti. Bu olayla birlikte 68 hareketinin faili meçhul cinayete kurban giden ilk isimlerinden biri oldu. Katilleri ise hâlâ adaletin karşısına çıkarılamamıştır.
ODTÜ Yılları ve Sosyalist Mücadele
Hasan Özgür adında emekli bir subay ile Necla Özgür çiftinin evladı olan Taylan, ilk gençlik yıllarını Ankara'da geçirdi. Lise tahsilini Ankara Atatürk Lisesi'nde tamamladı. Yükseköğrenimini sürdürmek üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne (ODTÜ) adımı attığında, kendisini dönemin hareketli politik atmosferinin tam ortasında buldu. ODTÜ bünyesinde kısa sürede öne çıkan genç ismin üstlendiği başlıca sorumluluklar ve dahil olduğu eylemler şunlardır:
- Sosyalist Fikir Kulübü bünyesinde aktif çalışma yürütmek,
- ODTÜ Öğrenci Birliği Denetleme Kurulu üyeliği ile yönetimsel denetim sağlamak,
- Amerikan Büyükelçisi Robert Komer'in arabasının yakıldığı eyleme katılmak.
Fikir dünyasındaki kararlılıgını eylemlerine de yansıtan Özgür, 6 Ocak 1969'da gerçekleşen bu Amerikan protestosu sonrasında gözaltına alınan 13 gençten biriydi. Yaklaşık iki ay süren cezaevi sürecinin ardından, 12 Mart 1969 tarihinde tahliye edildi. Bununla birlikte, onun adıyla özdeşleşen ve kampüs efsanesine dönüşen bir başka iddia daha vardır. ODTÜ Stadyumu'nun zeminine kazınan ve günümüze kadar ulaşan o meşhur devasa "Devrim" yazısını Hüseyin İnan ve Alparslan Özdoğan ile omuz omuza vererek yazan üç genç fidan arasında bulunduğu ileri sürülmektedir.
Beyazıt Meydanı'nda Yarım Kalan Bir Hayat
Gençlik hareketinin coşkulu günlerinde, İstanbul Üniversitesi bünyesinde düzenlenen Öğrenci Birliği Kongresi'ne katılmak amacıyla İstanbul'a gitti. Tarihler 23 Eylül 1969'u gösterdiğinde, üzerinde silah taşıdığı gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından yakalanmak istendi. Beyazıt Meydanı'nda çıkan kovalamaca esnasında vurularak can verdi. Bu ölüm, sadece gençliğin değil, tüm ülkenin yüreğinde derin bir sızı bıraktı.
Vefatının ardından Ankara'da düzenlenen cenaze merasimi, yaklaşık 5 bin öğrencinin katılımıyla kitlesel bir protestoya dönüştü. Naaşı, defnedilmeden önceki gece ODTÜ kampüsündeki öğrenci yurdunun bahçesinde kurulan katafalka konuldu ve arkadaşları sabaha kadar başında saygı nöbeti tuttu. Öğrencilerin naaşı kampüs topraklarına gömme yönündeki arzusu ise rektörlük engelini aşamadı. Cenaze töreni için yola çıkan kortej, 25 Eylül sabahı ilk olarak Tandoğan Meydanı'nda toplandı. Ardından büyük bir insan korteji eşliğinde Maltepe Camii'ne taşınan tabut, kılınan namazın akabinde Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi. Yaklaşık altı saat süren bu görkemli veda merasimi, Taylan Özgür ismini Türkiye'nin kolektif hafızasına kazıdı.
