Türk basın dünyası ve hak savunuculuğu alanında önemli izler bırakan Suzan Zengin, 10 Ocak 1959 tarihinde Sivaslı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş; ömrünü gazetecilik, çevirmenlik ve insan hakları aktivizmine adamış bir aydındır. Toplumsal göç sorunlarından edebiyat çevirilerine kadar geniş bir alanda faaliyet yürüten Zengin, cezaevi yılları ve sonrasında yaşadığı ağır sağlık problemleri nedeniyle 12 Ekim 2011 gecesi, 52 yaşında hayata gözlerini yummuştur.
Almanya Yılları ve Gazetecilik Kariyeri
Henüz on yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya'ya giden Suzan Zengin, bu ülkede tam 18 yıl boyunca yaşamıştır. Burada eğitimine devam etti. Eğitim hayatı esnasında, göçmenlerin karşılaştığı sosyal ve ekonomik sorunlarla yakından ilgilendi. Yayıncılık alanında çalışmalar yürüten Zengin, 2003 senesine kadar Umut Yayımcılık bünyesinde görev yapmıştır. Ardından, 2007 yılına kadar aynı kurum tarafından neşredilen İşçi-Köylü Gazetesi'nde çalışmalarını sürdürmüştür. Başarılı gazeteci, bu yayının Kartal ilçesindeki yerel temsilciliğini üstlenerek bölgedeki haber akışını yönetmiştir.
İnsan Hakları Mücadelesi ve Edebi Çevirileri
Zengin, mesleki çalışmalarının yanı sıra aktif bir insan hakları savunucusu olarak da ön plana çıkmıştır. İnsan Hakları Derneği (İHD) çatısı altında aktif görevler üstlenen Zengin, hak ihlallerine karşı sesini yükseltmiştir. Kültürel köprüler kurmaya da özen gösteren araştırmacı, çok sayıda antolojiyi Türkçeye kazandırarak edebiyat dünyasına katkıda bulunmuştur. Çeviri çalışmaları oldukça çeşitlidir. Zengin'in dilimize kazandırdığı başlıca eserler şunlardır:
- Kıbrıs Helen Edebiyatı
- Selanik Öyküleri
- Süryani Halk Öykü ve Türküleri
Tutukluluk Süreci ve Sağlık Sorunları
Suzan Zengin'in hayatındaki en zorlu dönemlerden biri, 29 Ağustos 2009 tarihinde polis baskınıyla gözaltına alınmasının ardından Bakırköy Kadın Cezaevi'ne gönderilmesiyle başlamıştır. TKP/ML TİKKO adlı yasadışı sol örgüte üye olmakla suçlanan Zengin hakkında 15 yıl hapis cezası istendi. Yaklaşık bir yıl boyunca hakim karşısına çıkmayı bekleyen gazetecinin ilk duruşması ancak 26 Ağustos 2010 tarihinde gerçekleştirilebilmiştir.
Cezaevinde bulunduğu süre zarfında ağırlaşan sağlık koşullarına rağmen entelektüel çalışmalarından kopmayan Zengin, Alman tarihçi Tessa Hofmann imzalı Birinci Dünya Savaşı ve Sonrası Anadolu Hıristiyanlarının Sürgün, Kıyım ve Tasfiyesi adlı eseri Türkçeye çevirerek yayıma hazırlamıştır. Yaklaşık iki yıl boyunca tutuklu kalan Zengin, 11 Haziran 2011'de özgürlüğüne kavuşmuş fakat hapishane koşullarının tetiklediği sağlık sorunları nedeniyle hemen tedavi altına alınmıştır.
Kartal Koşuyolu Göğüs Hastalıkları Hastanesinde koroner damarındaki aşırı genişleme sebebiyle kalp ameliyatı geçiren yazar, operasyonun ardından 17 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kalmıştır. Ameliyat sonrasında durumu giderek ağırlaştı. Yaşam mücadelesini 12 Ekim 2011 gecesi kaybeden yazarın cenazesi, Tuzla Aydınlı Cemevi'ndeki törenin ardından toprağa verilmiştir.