Türk millî müadelesinin en kritik safhalarında hem kalemiyle hem de siyasi kimliğiyle ön saflarda yer alan Süleyman Necati Güneri, 1889 yılında Kiğı'da dünyaya gelmiş, 20 Haziran 1944'te İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Yükseköğrenimini Konya Hukuk Mektebi bünyesinde başarıyla tamamlayan Güneri, eğitimcilikten gazeteciliğe uzanan geniş bir yelpazede ülkesine hizmet etmiştir. Özellikle işgal yıllarında Doğu Anadolu'da gösterdiği yararlılıklar ve Ankara hükümetinin kuruluşundaki katkılarıyla adını cumhuriyet tarihine yazdırmıştır. Anadolu'nun bağımsızlık ateşinin yakıldığı Erzurum'da çıkardığı gazete ve üstlendiği diplomatik görevlerle millî davanın en aktif savunucularından biri olmuştur.
Eğitim Hayatı ve Albayrak Gazetesi
Konya Hukuk Mektebi'ni bitirdikten sonra eğitim alanına yönelen Süleyman Necati Bey, Konya İttihâd ve Terakkî İdadisi'nde öğretmenlik yaparak meslek hayatına adım attı. Genç beyinlerin yetişmesine büyük önem veren Güneri, daha sonra Erzurum İttihâd ve Terakkî Mektebi'nde müdürlük görevini üstlenirken aynı dönemde Türkçe öğretmenliği de yaptı. Konya İttihâd ve Terakkî Okulu müdürü olarak da çalışan Güneri, ülkenin içinde bulunduğu zor günlerde halkı bilinçlendirmek istiyordu. Bu amaçla 1918 yılında Erzurum'da tarihi öneme sahip olan Albayrak gazetesini yayımlamaya başladı. Yayınladığı cesur başyazılar ve haberlerle halkın direniş azmini kamçılayarak işgale karşı topyekun müadele çağrısı yaptı. Gazete, kısa sürede Anadolu'nun gür sesi haline geldi. Bu yayın organı kurtuluş müadelesinde öncü bir rol üstlendi.
Erzurum Kongresi'nden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne
Milli direniş hareketinin teşkilatlanmasında aktif sorumluluk alan tecrübeli gazeteci, Erzurum Kongresi'nde Şarki Anadolu Müdâfaa-ı Hukuk Cemiyeti'nin Karaköse delegesi olarak yer aldı. Kongre delegesi olarak vatanın bölünmez bütünlüğünü savunan Güneri, aynı zamanda kongre süresince divan kâtipliği görevini yürüterek tarihi kararların kaleme alınmasına doğrudan katkı sağladı. Diplomatik ve siyasi kabiliyetiyle öne çıkan Süleyman Necati Bey, 12 Ocak 1920 tarihinde toplanan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na Erzurum mebusu sıfatıyla katıldı. İstanbul'un işgali sonrasında vatansever mebus zorlu bir kararla karşılaştı. Osmanlı parlamentosunun kapatılmasının ardından derhal Ankara'ya geçen vatansever siyasetçi, 23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yine Erzurum milletvekili sıfatıyla katılarak kurucu mecliste yer alma şerefine erişti. Meclisin ilk döneminde yasama faaliyetlerine ve komisyon çalışmalarına çok yönlü katkılar sunmaya devam etti. Kurtuluş Savaşı'nın meclis çatısı altındaki en çetin tartışmalarında ve karar süreçlerinde daima millet menfaatini ön planda tuttu. Süleyman Necati Bey'in Millî Müadele yıllarında üstlendiği başlıca tarihî görevler şu şekildedir:
- Albayrak gazetesinin kuruculuğu ve başyazarlığı,
- Erzurum Kongresi Karaköse delegeliği ve divan kâtipliği,
- TBMM çatısı altında Erzurum mebusluğu ve komisyon üyelikleri.
Diplomatik Temsil ve Siyasi Muhalefet Yılları
Ankara hükümetinin uluslararası alanda meşruiyet kazanması yolunda önemli diplomatik heyetlerde de görev alan Süleyman Necati Bey, Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması görüşmelerine katılan Türk kurulunda aktif rol oynadı. Doğu sınırlarının güvence altına alınmasında tarihi bir adım olan bu diplomatik zaferde büyük pay sahibi oldu. Bu antlaşma, Ankara hükümetinin uluslararası arenadaki ilk askeri ve siyasi zaferi olarak tarihe geçmiştir. Bunun yanı sıra itilaf devletleriyle yapılan görüşmelerde de ülkeyi temsil etmek amacıyla oluşturulan Londra Konferansı delegasyonunda aktif vazife yaptı. Meclis içindeki fikir ayrılıklarının belirginleşmesiyle birlikte, Kasım 1921'de kurulan muhalif İkinci Grup oluşumunun öncülerinden biri oldu. Demokrasinin ve farklı seslerin mecliste yer bulması gerektiğini savunan Güneri, güçlü bir muhalefet çizgisi benimsedi. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1926 yılında patlak veren İzmir Suikastı davasında adı geçse de yapılan titiz yargılama sonucunda tamamen suçsuz bulunarak beraat etti. Siyasi hayatına bir süre ara verdi. Zonguldak Milletvekili olarak meclise geri döndü. Hayatı boyunca hem millet kürsüsünde hem de yazı masasında ülkesinin kalkınması için ter döktü. Evli ve üç çocuk babası olan Süleyman Necati Güneri, ömrünü adadığı başımsızlık müadelesinin en fedakar simalarından biri olarak hafızalara kazınmıştır.
