Mehmet Şükrü Saracoğlu, 1 Temmuz 1886 tarihinde İzmir'in Ödemiş ilçesinde dünyaya gelmiş ve Cumhuriyet döneminin en etkili devlet adamları arasında yer almıştır. Genç yaşlardan itibaren aldığı iktisat eğitimi sayesinde devlet kademelerinde hızla yükselen Saracoğlu, hem Türkiye Cumhuriyeti'nin beşinci başbakanı hem de Fenerbahçe Spor Kulübü'nün uzun süreli başkanı olarak ülkeye hizmet etmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın çalkantılı yıllarında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile birlikte yürüttüğü dengeli politikalar, Türkiye'yi küresel felaketin dışında tutmayı başarmıştır. Türk siyasetine ekonomi, eğitim ve diplomasi alanlarında yön veren bu önemli figür, 27 Aralık 1953'te İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur.
Eğitim Yılları ve Millî Mücadele Dönemi
Ailesinin kökeni hakkında çeşitli iddialar bulunmaktadır. Bazı kesimler babası Saraç Mehmed Usta'nın Trabzon'un Akçaabat ilçesinden göç ettiğini öne sürse de, ailesi ve torunu Rüşdü Saracoğlu bu iddiayı reddederek tüm sülalenin Ödemiş yerlisi olduğunu belirtmektedir. Mehmed Şükrü, ilk çocuk olarak doğmuştur. İlköğrenimine 1896 yılında Ödemiş iptidaisinde başlamıştır. Ortaokul eğitimini rüşdiyede tamamladıktan sonra 1901'de kaydolduğu İzmir İdadisi'nden birincilik derecesiyle mezun olmuştur. Başarılı öğrencilik hayatını Mekteb-i Mülkiye'yi bitirerek taçlandırmış ve İzmir Valiliğinde maiyet memurluğu yapmıştır.
Genç bürokrat, memuriyetinin yanı sıra İzmir Sultanisi'nde matematik öğretmenliği yapmış ve 1911 yılında İttihat ve Terakki Ticaret Mektebi müdürlüğünü üstlenmiştir. Devlet bursuyla 1914 yılında Belçika'ya gitse de, Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine beş ay içinde yurduna dönmek zorunda kalmıştır. Ancak eğitim tutkusu yarım kalmamış, 1915 yılında bu defa İsviçre'deki Cenevre Siyasi İlimler Akademisi'ne gönderilmiştir. Cenevre'de dört yıl kalan Saracoğlu, okulu yüksek başarı derecesiyle tamamladıktan sonra yakın dostu Mahmut Esat Bozkurt ile birlikte Türk Yurdu Cemiyeti'nin Cenevre şubesinin kuruluşunu gerçekleştirerek orada vatan savunmasına devam etmiştir. İkili, yayımladıkları Fransızca dergiyle Avrupa'da Mondros Mütarekesi şartlarının haksızlığına karşı diplomatik mücadele yürütmüştür.
İzmir'in işgaliyle birlikte Saracoğlu ve Bozkurt, bir İtalyan gemisine kaçak olarak binerek Anadolu topraklarına ayak basmışlardır. Vatan savunmasına katılmak isteyen bu iki aydın, ittihatçılık şüphesiyle Demirci Mehmet Efe tarafından alıkonulmuş ve hapsedilmiştir. Onları bu durumdan Celal Bayar kurtarmıştır. Serbest kalan Saracoğlu, Kuvâ-yi Milliye güçlerinin Kuşadası, Nazilli ve Aydın bölgelerinde teşkilatlanmasında aktif roller üstlenmiştir. 1920 yılındaki son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na mebus seçilse de, başkentin işgali nedeniyle meclise gidemeden Kuşadası'na geri dönmüştür.
Siyaset Sahnesi ve İktisadi Reformlar
Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Saracoğlu, kısa bir süre Ödemiş Belediye Başkanlığı yapmış ve İzmir İktisat Kongresi'ndeki çalışmalarıyla dikkat çekmiştir. 1923 yılında milletvekili olarak meclise girmiş ve sırasıyla maarif, maliye ve adalet bakanlıkları gibi önemli görevler üstlenmiştir. Onun döneminde genç cumhuriyetin iktisadi temellerini atan çok sayıda reform hayata geçirilmiştir.
Maliye vekilliği süresince gerçekleştirdiği önemli icraatlar şunlardır:
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kurulmasını sağlamıştır.
- Lozan sonrasındaki serbest dönemin bitişiyle yeni korumacı gümrük tarifelerini yürürlüğe koymuştur.
- Dış ticarette kota uygulamasını başlatarak yerli üretimi teşvik etmiştir.
- Büyük Buhran etkilerini azaltmak için kamulaştırmalar yapmıştır.
Ayrıca 1926 yılında Türk-Yunan Mübadele Komisyonu heyetinin başkanlığını yürüterek göçmenlerin yerleşim süreçlerini yönetmiştir.
Başbakanlık Dönemi ve Spor Yöneticiliği
İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte, 1938-1942 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı yapan Saracoğlu, ardından 1942'de Başbakan olarak hükümeti kurmuştur. Savaş yıllarının getirdiği olağanüstü koşullarla mücadele eden Saracoğlu, ülkeyi sıcak çatışmanın dışında tutan savunma stratejilerini başarıyla uygulamıştır. Başbakanlık görevinin ardından meclis başkanlığı da yapan tecrübeli siyasetçi, sadece politikada değil spor dünyasında da derin izler bırakmıştır. Tam on altı yıl boyunca Fenerbahçe Spor Kulübü'nün başkanlığını üstlenen Saracoğlu, kulübün kurumsallaşmasına ve Türk sporunun gelişmesine büyük katkı sunmuştur.
