Türk pop müziğinin üretken isimlerinden Soner Arıca, yirmili yaşlarından itibaren müzik, tiyatro ve yazarlık alanlarındaki yetenekleriyle sanat dünyasında kendine güçlü bir yer edinmiştir. 5 Şubat 1966 tarihinde dünyaya gelen sanatçı, müzikal çalışmaları ve tiyatro performanslarıyla Türkiye genelinde geniş kitlelerce tanınmaktadır. Yedi çocuklu geniş bir ailenin en küçük üyesi olarak büyüyen ünlü müzisyen, babasını altı yaşındayken şeker hastalığından kaybetmiştir. İlköğrenimini Fatsa'daki Sakarya ve Dumlupınar İlkokullarında tamamladıktan sonra Fatsa Ortaokulunu bitiren sanatçı, lise eğitimi için İstanbul'a gelerek Şişli Kolejine kaydolmuştur. Lise hayatını İstanbul'da tamamlamasının ardından Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünü kazanarak yükseköğrenim hayatına adım atmıştır. Ünlü teknik adam Erdoğan Arıca ile sinema oyuncusu Levent İnanır'ın kardeşi olan sanatçı, aynı zamanda Yeşilçam'ın efsanevi ismi Kadir İnanır'ın da yeğenidir.
Modellikten Sahnelere Uzanan Başarı Öyküsü
Sanat yolculuğuna 1986 yılında profesyonel mankenlikle adım atan Soner Arıca, podyumlarda beş yıl boyunca aktif bir şekilde boy göstermiştir. Mankenlik yaptığı süreçte reklam sektöründe de faaliyet göstermiştir. Bir ajansta casting sorumluluğu üstlenmiş ve prodüksiyon asistanı olarak çalışmıştır. Müziğe olan tutkusunun ağır basmasıyla, 1992 senesinde modellik kariyerini tamamen geride bırakmıştır. İlk albümü "Bir Umut" 1992 yılında çıkmıştır. Doksanlı yıllardan itibaren pop müziğe kazandırdığı sayısız hit eserle dinleyicilerin beğenisini kazanmıştır. Sanatçı, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı için özel olarak bestelediği "Cumhuriyet Marşı" ile yakın dönemde ulusal basında ve sosyal medyada geniş yer bularak yeniden gündeme gelmeyi başarmıştır.
Sanat Dünyasındaki Çok Yönlü Çalışmaları
Soner Arıca, müzik kariyerinin yanısıra oyunculuk ve yazarlık kulvarlarında da kendisini ispatlamış çok yönlü bir sanatçıdır. Tiyatro sahnelerine ilk adımını 2002 senesinde Bursa'da özel bir tiyatroda sahnelenen "Love Story" oyununun başrolüyle atmıştır. Bu ilk tiyatro oyununda gösterdiği performansla son derece başarılı olmuştur. 2008 yılında Abdullah Şahin Tiyatrosu bünyesinde sahnelenen "Çılgın Yenge" adlı komedide rol alarak tiyatro severlerin karşısına çıkmıştır. Ertesi yıl yine aynı tiyatroda sahneye konan "Üvey Karım" oyununda, 2011'de ise Adım Tiyatro çatısı altında "Kanlı Nigar" eserinde sahne almıştır. Edebiyat dünyasına da adım atan sanatçı, uzun yıllar üzerinde titizlikle çalıştığı "Belki de Hiç Unutmadım" isimli ilk romanını 2005 yılında okuyuculara sunmuştur.
Aktif sanat yaşantısına günümüzde de ara vermeden devam eden ünlü yorumcu, sahnelerdeki enerjik performansıyla beğeni toplamaktadır. Kendisi her zaman son derece fit görünmektedir. Sosyal medyada ve çeşitli televizyon programlarında sıklıkla yer alarak sevenleriyle olan iletişimini daima canlı ve dinamik tutmaktadır. Yıllara meydan okuyan genç ve sağlıklı duruşuyla her yaştan takipçisinin takdirini toplamayı başaran Arıca, müzikal üretimlerini hız kesmeden sürdürmektedir. Hem profesyonel müzik geçmişi hem de tiyatro sahnelerindeki deneyimleriyle Türk pop müziğinin en saygın isimlerinden biri haline gelen ünlü sanatçı, yeni projeleriyle sanat dünyasındaki yerini sağlamlaştırmaktadır.
