Türk pop müziğinin doğuşuna yön veren en önemli isimlerden biri olan Sezen Cumhur Önal, 29 Ekim 1938 tarihinde Antalya'nın yayla ilçesi Akseki'de dünyaya gözlerini açtı. 1960'lı yıllarda Fecri Ebcioğlu ile el ele vererek yabancı şarkılara Türkçe söz yazma akımını başlatan usta sanatçı, Türkiye'de aranjman döneminin kapılarını araladı. Sunuculuk kariyeri, radyo programcılığı ve kaleme aldığı 900'ü aşkın şarkı sözüyle ülkenin müzik hafızasında silinmez izler bıraktı. Kendi döneminin melodi kültürünü inşa ederken, kadife sesli ve çikolata renkli sanatçıları dinleyicilerle buluşturarak hafızalara kazındı.
Sanatla Yoğrulan Çocukluk Yılları
Sezen Cumhur Önal'ın sanata olan yatkınlığı tesadüf değildir. Hukuk ve mülkiye mezunu bir kaymakam olan babası Fahrettin Önal, görev yaptığı ilçelerde sadece devlet işleriyle uğraşmıyordu. Fahrettin Bey aynı zamanda resim yapıyor, kanun çalıyor, şiirler ve romanlar kaleme alıyordu. Hatta babasının eşi için yazdığı romantik dizelerden "Sevildiğini Sanma", besteci Arif Sami Toker tarafından nağmelere döküldü. Ailenin diğer fertleri de sanat dünyasında kendilerine sağlam yerler edindi. Türk sinemasının efsanevi senaristlerinden Safa Önal, ünlü müzisyenin ağabeyidir. Böylesine yaratıcı bir iklimde büyümek, onun hayal gücünü besleyen en büyük unsur oldu.
Mikrofon Başında Geçen Bir Ömür
Medya dünyasına henüz 20 yaşındayken, 1958 yılında adım atan Önal, Tercüman gazetesinin Beyoğlu muhabiri olarak çalışmaya başladı. Burada edindiği gözlemler ve kültürel birikim, onu radyo yayıncılığına taşıdı. Takvimler 1960 yılını gösterdiğinde, henüz 22 yaşında genç bir delikanlıyken İstanbul İl Radyosu bünyesinde mikrofona geçti. Cumartesi geceleri yayınlanan Plaklar Arasında isimli programın hem yapımcılığını üstlendi hem de sunuculuğunu yürüttü. Bu program, onun yayıncılık kariyerinin dönüm noktasıydı. Radyodaki başarısını Latin Dünyası programı ile pekiştirerek dinleyicilerine dünya müziklerinden seçkiler sundu.
Televizyon yayıncılığının yaygınlaştığı dönemde, 1985 yılından itibaren TRT ekranlarında yer alan Müzik Yelpazesi programı bir klasiğe dönüştü. Önal bu programda geçmişin unutulmaz eserlerini sunmakta ısrarcı davranarak, "nostalji" kavramını Türk toplumunun zihnine adeta kazıdı. Kendine has üslubuyla sunduğu şarkıların arasına eklediği aşk dolu cümleler, onu kitlelerin sevgilisi yaptı. Programlarında sanatçılara taktığı bazı lakaplar hafızalarda kalıcı yer edindi:
- Kadife sesli yorumcular
- Çikolata renkli şarkıcılar
- Romantik yabancı melodiler
Türkçeyi titizlikle ve büyük bir zarafetle kullanması, ona sadece halkın sevgisini değil, resmi takdirleri de beraberinde getirdi.
Uluslararası Başarılar ve Saygın Ödüller
Müzik ve kültür dünyasına yaptığı büyük katkılar neticesinde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanıyla ödüllendirildi. Ayrıca dilimize gösterdiği özen sebebiyle Türk Dil Kurumu Onur Ödülü'ne layık görüldü. Sanatçının başarıları ülke sınırlarını aşarak Avrupa'da da yankı buldu. Türk ve Fransız uluslarının dostluğuna sanat yoluyla katkı sunmasından ötürü Fransa hükûmeti tarafından ülkenin edebiyat ve sanat alanındaki en yüksek ödülü sayılan L'Ordre Des Arts Et Des Lettres nişanıyla ödüllendirildi. Benzer şekilde İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano ve Başbakan Romano Prodi imzasıyla iki ülke dostluğunun nişanesi olarak kendisine Cavalier unvanı ve Ordine della Stella della Solidarieta madalyası takdim edildi.
Sezen Cumhur Önal, Fransız müziğinin efsanevi ismi Johnny Hallyday ile de unutulmaz bir ortaklığa imza attı. Sanatçı, Hallyday'in "Ne Joues Pas Ce Jeu La" ve "Anneau d’Or" parçalarına Türkçe sözler yazdı. Ünlü Fransız şarkıcı bu şarkıları sırasıyla Yeşil Gözleri İçin ve Altın Yüzük adlarıyla Türkçe seslendirerek plağa okudu. Bu özel çalışma, müzik koleksiyoncularının en çok aradığı nadir parçalardan biri haline geldi. Nitekim Fransa'da düzenlenen bir açık artırmada bu 45'lik plak tam 15.000 Euro bedelle alıcı buldu. Usta sanatçı, ürettiği yüzlerce eserle pop tarihimizin altın sayfalarındaki yerini korumaktadır.