Türk heykel sanatının öncü isimlerinden biri olan Seyhun Topuz, 1942 yılında Balıkesir'de dünyaya gelmiştir.
Geometrik soyut üslubun ülkemizde öne çıkan ve tanınan temsilcilerinden biri olan sanatçı, uzun yıllardır İstanbul ve New York aksında eserler üretmektedir.
Babasından habersiz yöneldişi sanat eğitiminin ardından biçimlendirdişi özgün yapıtlarıyla Türk modern sanatına yön vermiştir.
Hukuktan Heykel Sanatına Geçiş ve Akademi Yılları
Seyhun Topuz'un sanatsal serüveni, babasının yönlendirmesiyle başladığı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde beklenmedik bir viraj almıştır.
Buradaki ikinci senesinde içindeki sanat aşkına daha fazla direnemeyen genç sanatçı, ailesinden gizli şekilde hukuk eğitimini sonlandırmıştır.
Büyük bir kararlılıkla yetenek sınavlarına hazırlanarak Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmeyi başarmıştır.
Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Heykel Bölümü'nü başarıyla tamamlayan Topuz, mezuniyetini takiben 1974-1978 yılları arasında kendi mezun olduğu bu köklü kurumda asistan heykeltıraş olarak görev almıştır.
Genç akademisyen, aynı zamanda 1977 senesinde hazırladığı 'heykelde ışık ve saydamlık' konulu teziyle yeterlilik derecesini elde etmiştir.
Sanata adanmış bir ömür böylece filizlenmiştir.
New York Yılları ve Yükselen Sanat Kariyeri
Sanatçı, ilk kişisel sergisini 1970'li yıllarda açmıştır.
1973 yılında Cumhuriyetin 50. yılı etkinlikleri çerçevesinde desteklenen yirmi sanatçıdan biri seçilmiş, tasarladığı eseri 4. Levent'te belirli bir süre boyunca sergilenmiştir.
Vizyonunu genişletmek isteyen Seyhun Topuz, 1978-1980 ve 1983-1984 dönemlerinde New York'a giderek çalışmalarını orada sürdürmüştür.
ABD'deki ilk döneminde, yani 1978-1980 yılları arasında, Art Students League bünyesinde tanınmış heykeltıraş Jose De Cleft ile birlikte yürüttüğü çalışmalar ona yepyeni ufuklar kazandırmıştır.
Türkiye'ye döndükten sonra 1987 yılında gerçekleştirilen prestijli İstanbul Bienali'ne katılan usta sanatçı, 1990 yılına gelindiğinde ise Ankara Sanat Kurumu tarafından düzenlenen törende 'Yılın Heykel Sanatçısı' unvanına layık görülerek başarısını taşlandırmıştır.
Olgunluk Dönemi Sergileri ve Ödülleri
Sanat yolculuğuna hiç ara vermeyen Topuz, 1999 senesinde İstanbul'da kişisel bir sergiyle sanatseverlerin karşısına çıkmıştır.
Eserleri bir yıl sonra Kalmık Müzesi'nde sergilenmiştir.
Bu süreçte sergilerini İstanbul Maçka Sanat Galerisi ile Ankara Galeri Nev çatıları altında sürdürerek ülke genelinde geniş bir kitleye ulaşmıştır.
Yaratıcı ve üretken mesleki yaşamının otuz beşinci yılını 2006'da kutlayan heykeltıraş, aynı dönemde İstanbul Modern bünyesinde gerçekleştirilen 'Bellek ve Ölçek: Modern Türk Heykelinin 15 Sanatçısı' başlıklı son derece kapsamlı sergiye eserleriyle dahil olmuştur.
2008 yılına gelindiğinde ise sanat dünyasının en saygın ödüllerinden biri olan Aydın Doğan Vakfı Heykel Ödülü'nün sahibi olmuştur.
Bu ödül, onun başarısını taşlandırmıştır.
Topuz, bu büyük takdiri aldığı sırada 'Mutluyum, bir kadın sanatçı ve bir heykelci ödül alıyor' diyerek duygularını dile getirmiştir.
Geometrik Soyut Formlar ve Sanatsal Ücslup
Ülke sanatında soyut heykelin en önemli isimlerinden biri olan Seyhun Topuz, yarattığı formlarla kendine has bir dil oluşturmuştur.
Sanat yaşamı boyunca öncelikli olarak kare, üçgen ve daire formlarına sahip geometrik yapıtlar üretmiştir.
Malzeme seçiminde demir materyali ağırlık taşısa da sanatçı ayrıca ahşap, taş ve pleksiglas gibi unsurları da heykel sanatına dahil etmiştir.
Üretimlerinde Naum Gabo ile Rus Konstrüktivistlerin küresel form arayışlarından da izler görmek mümkündür.
1990'lı yıllara gelindiğinde demir kütleleri sert köşelerle kesip katlayarak minimalist çizgiye çok daha yakın çokgen eserler sunmuştur.
Heykellerinde yer ve duvar ilişkisi de özel bir yere sahiptir:
- Yer heykelleri: Siyah demir levhalardan oluşan bu yapıtlar, yerçekimine uyumlu şekilde aşağıya veya yerçekimine zıt biçimde yukarıya doğru uzanmaktadır.
- Duvar heykelleri: Sanatçı bu heykellerinde demir yerine daha çok fiberglas malzemesini tercih etmiştir.
- Dairesel hareketler: Seyhun Topuz, son dönem çalışmalarında ve bilhassa 'Bozulmuş Dikdörtgenler' serisinde dairesel devinimlerden yararlanmıştır.
- Malzeme çeşitliliği: Heykeltıraş demirin dışında ahşap, taş ve pleksiglas gibi malzemeleri de çalışmalarında başarıyla deneyimlemiştir.