Türkiye'nin çok yönlü sanatçılarından biri olan Şevket Uğurluer, 17 Mart 1938 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Hem yüksek mimarlık eğitimi alan hem de müziğe ömrünü adayan sanatçı, poptan rock and rolla, cazdan bluesa uzanan geniş bir yelpazede unutulmaz eserler üretti. Müziğe çocuk yaşta mandolinle başlayan Uğurluer, uzun yıllar TRT ekranlarında gerçekleştirdiği televizyon programıyla ve Eurovision bestesiyle geniş kitlelerin hafızasına kazındı. İstanbul'un sanat dolu sokaklarında büyüyen efsanevi müzisyen, 22 Nisan 2019'da aynı şehirde zatürre nedeniyle 81 yaşında yaşamını yitirdi.
Mimarlık ve Sahne Arasında Bir Gençlik
Mehmed Raif Bey ile Muvaffak Hanım'ın oğlu olan Şevket Uğurluer, melodilere karşı duyduğu ilgiyi ilk olarak ilkokul yıllarında çalmaya başladığı mandolinle keşfetti. İçindeki ritim duygusunu ve enstrüman becerisini zamanla geliştiren genç yetenek, ilk profesyonel adımlarını ise 1955 yılında attı. Uğurluer, müzik dünyasında kendine yer edinmeye çalışırken eğitim hayatını da ihmal etmedi. Sanatçı, 1961 senesine kadar farklı topluluklarla ve çeşitli orkestralarla sahnelerde boy göstererek deneyim kazandı. Müzikal olgunluğunu pekiştirdiği bu süreçte, akademik başarısını da taçlandırarak İstanbul Teknik Üniversitesi'nden yüksek mimar unvanıyla mezun oldu.
Akademik diplomasını eline aldığı aynı dönemde, sahnelerden de uzak kalamadı. 1961 yılında Metin Ersoy, Kanat Gür ve Erol Büyükburç ile bir araya gelerek kendi adlarını taşıyan orkestrayı kurdu. Bu başarılı kadro, İstanbul'un seçkin gece kulüplerinde programlar yaparak dinleyicilere keyifli anlar yaşattı. Altmışlı yıllara gelindiğinde ise sanatçının Türkçe sözlü hafif batı müziği tarzındaki plakları müzik marketlerdeki yerini aldı. Çok geçmeden, Uğurluer hayatında radikal bir karar vererek bir süreliğine nota sehpalarından uzaklaştı. Mimarlık mesleğine yönelerek çizim masasının başına geçti. Ancak içindeki müzik aşkı galip geldi ve ünlü sanatçı çok geçmeden asıl tutkusu olan piyanosunun başına geri döndü.
Eurovision ve Televizyon Dünyasında İz Bırakan Yıllar
Şevket Uğurluer, takvimler 1991 yılını gösterdiğinde Türkiye'nin müzik tarihine geçecek önemli bir başarıya imza attı. O yıl ülkeyi Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etmek üzere seçilen İki Dakika adlı parçanın bestesini hazırladı. Bu beste, Uğurluer'in melodik dehasını uluslararası arenaya taşıdı. Sanatçı, yalnızca besteci kimliğiyle değil, televizyon dünyasındaki uzun soluklu çalışmasıyla da efsaneleşti. TRT ekranlarında yayınlanan ve tam 17 yıl boyunca aralıksız devam eden Anılarla Müzik programının hem hazırlığını yaptı hem de sunuculuğunu üstlendi. Nostalji rüzgarları estiren bu ekran klasiği, Türkiye'nin en değerli seslerini ve usta müzisyenlerini ağırlayan prestijli bir platforma dönüştü.
Bu programda Uğurluer'in piyanosuna eşlik eden ve hoş sohbetleriyle yayına renk katan konuklar arasında Türk müziğinin şu dev isimleri yer aldı:
- Cem Karaca, Erkin Koray, İlhan Şeşen, Kayahan, Esmeray, Rıza Silahlıpoda, Sinan Erkoç
- Gönül Yazar, Selçuk Ural, Yaşar Güvenir, Füsun Önal, Ersan Erdura, Berkant
- Ferdi Özbeğen, Esin Afşar, Esin Engin, Ömür Göksel, Zafer Önen, Gür Akad ve Doğan Canku
Ödüller, Aile Yaşamı ve Vefatı
Özel hayatında iki çocuk babası olan usta piyanistin bir kızı ve bir oğlu bulunuyordu. Kendisi gibi müzikle ilgilenen oğlu Can Uğurluer de babasının mirasını sürdüren isimler arasındadır. Şevket Uğurluer'in Türk caz ve pop müziğine sunduğu katkılar, kültür sanat dünyası tarafından da büyük takdir topladı. Bu kapsamda, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve 2018 yılında çeyrek asrı geride bırakan 25. İstanbul Caz Festivali'nde sanatçıya prestijli Yaşam Boyu Başarı Ödülü takdim edildi. Bu kıymetli ödül, onun yıllar boyunca biriktirdiği sanatsal üretimin ve emeğin en anlamlı nişanelerinden biri oldu.
Yıllarını müziğe ve mimarlığa adamış bu koca çınar, 22 Nisan 2019'da İstanbul'da yakalandığı zatürre rahatsızlığı sebebiyle 81 yaşında ebediyete göç etti. Vefatı tüm müzik camiasını ve sevenlerini derin bir yasa boğdu. Uğurluer'in cenazesi, İstanbul'daki Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı. Geride bıraktığı onlarca albüm, besteler, mimari eserler ve televizyon programları sayesinde Şevket Uğurluer, Türkiye'nin kültür belleğinde yaşamaya ve genç nesillere ilham vermeye devam etmektedir.
