Sepp Maier, 28 Şubat 1944’da Almanya’nın Metten kasabasında dünyaya geldi; asıl adı Josef Dieter Maier’dır. Münih yakınlarındaki Haar’da, Maria ve Josef Maier çiftinin orta çocuğu olarak üç kardeş arasında, mütevazı bir ortamda büyüyen Maier, Alman futbolunun en önemli efsanelerinden biri haline geldi. Kariyeri boyunca hem FC Bayern Münih’de hem de Batı Almanya Milli Takımı’nda taşıdığı file bekleyişiyle futbol tarihine adını silüet gibi işledi.
Kaleye Giden Yol
1958 yılında, daha 14 yaşındayken Bayern Münih’in bir yetenek avcısı genç Maier’i keşfetti. Memleketindeki kulübünden ayrılıp Münih’e transfer olan Maier, uzun bir gelişim sürecinin ardından 1968’de A takımda yerini aldı. Kısa sürede Franz Beckenbauer ve Gerd Müller ile omuz omuza vererek kulübün ilk altın çağının mimarı oldu. Bu üçlü; Bayern’i, Avrupa’nın en saygın takımlarından biri konumuna taşıdı. Resmi kulüp kariyeri 1962’den 1980’e uzandı.
Zirvede Bir Kariyer
Maier, Bayern Münih formasıyla kazanabileceği tüm büyük şampiyonlukları kazandı. Milli takım cephesinde ise 1966’dan 1979’a kadar Batı Almanya’yı temsil etti. Kariyerinin züccacıyesi, 1974 Dünya Şampiyonası’dır: O yaz ev sahibi Almanya’nın kağıdındaki kaleyi koruyan Maier, takımını şampiyonluğa taşıyan oyuncular arasında yer aldı. Futbol sahasının dışında, 2008 yılında Monika Roth ile evlendi; Alexandra Kofler adlı bir çocuğu vardır.
Ani Bitiş ve Yeni Bir Başlangıç
1978-1979 sezonu Maier için zorlu bir dönem oldu. 1979’da geçirdiği ciddi bir trafik kazası kariyerini beklenmedik biçimde noktaladı; ancak hayatını kurtaran acil bir ameliyatla ölümden döndü. Sakatlanan vücudu, kalede oynamaya devam etmesine izin vermedi ve Maier bir süre kamusal yaşamdan uzaklaştı. Ne var ki eski takım arkadaşı Franz Beckenbauer’ın girisimi, onu futbola geri çekti: Alman Futbol Federasyonu (DFB) bünyesinde kaleci antrenörü olarak görev almaya başladı. Bu yeni misyonla 1990 Dünya Şampiyonası’nda da şampiyonluğu deneyimledi — bu kez sahadaki oyuncu olarak değil, teknik ekibin bir parçası olarak. Dört yıl sonra aynı göreve FC Bayern Münih’e döndü ve bu süreçte aralarında Oliver Kahn’ın da bulunduğu kalecilerin yetişmesine önderlik etti.
