İçeriğe Atla
Şefik Can fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Şefik Can Kimdir?

Şefik Can kimdir? 1908 Erzurum doğumlu araştırmacı yazar ve mutasavvıf Şefik Can, ömrünü Mevlânâ öğretisini anlatmaya adamış ve yüksek hizmet ödülü almıştır.

Diğer adlar: Mesnevîhan Şefik Can

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Şefik Can Hakkında

Yakın tarihimizin en önemli manevi mimarlarından araştırmacı yazar ve mutasavvıf Şefik Can, ömrünü Mevlânâ'nın evrensel mesajlarını tüm dünyaya anlatmaya adamış çok yönlü bir fikir insanıdır. 1908 yılında Erzurum'un Tebrizcik köyünde dünyaya gözlerini açan Can, askeri dehasıyla edebiyat sevgisini birleştirerek hem Türk Silahlı Kuvvetleri'ne albay rütbesiyle hizmet etmiş hem de nesiller boyu Türkçe öğretmenliği yapmıştır. Kendisini maddeden arındırıp manaya adayan bu büyük gönül adamı, engin kültür birikimi ve berrak üslubuyla hazırladığı eserleri sayesinde tasavvuf dünyasında silinmez izler bırakmıştır. Hayatı boyunca gösterişten uzak duran bilge şahsiyet, ömrünün son demlerine kadar sürdürdüğü mesnevi dersleriyle ve 2001 yılında layık görüldüğü yüksek hizmet ödülüyle hafızalara kazınmıştır. İstanbul'da 2005 yılında doksan beş yaşında vefat eden Can, arkasında dünya edebiyatını süzgeçten geçirerek ulaştığı eşsiz bir irfan mirası bırakmıştır.

Savaşın Gölgesinde Başlayan Çocukluk ve Askeri Yıllar

Şefik Can, çocukluk yıllarında Birinci Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'nın getirdiği tüm acılara ve toplumsal çalkantılara bizzat tanıklık etmiştir. İmparatorluğun çöküşünü ve yeni Cumhuriyet'in kuruluş sancılarını derinden hisseden Can, zorlu şartlar altında büyümüştür. Henüz küçük bir çocukken, cepheden kalan boş tüfek fişeklerinin mukavva kutusundan kendine okul çantası yapmıştır. Bu zor günlerde, 1916 yılında Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde ilkokula başlayarak eğitim hayatına ilk adımını atmıştır. Babasının yönlendirmesiyle askeri okul sınavlarına girmiş ve bu sınavları başarıyla kazanmıştır. 1923-24 eğitim döneminde Tokat Askerî Ortaokulu'nda eğitimine başlayan Can, ardından Kuleli Askerî Lisesi'ni ve Harp Okulu'nu başarıyla tamamlamıştır.

Askeri eğitimini başarıyla bitirdikten sonra, 1932 yılında Haydarpaşa Askerî Veteriner Okulu bünyesinde Ayniyat Muhasibi olarak ilk resmi görevine atanmıştır. Gençlik yıllarından itibaren edebiyata büyük ilgi duyan Şefik Can, dönemin prestijli dergilerinde yazmaya başlamıştır. Türk Sanatı, Bilgi Yurdu ve Yeni Adam gibi mecralarda hikaye ve makaleleri yayımlanmıştır. 1934 yılında Yeni Adam dergisinin düzenlediği yarışmada "Deli İsa" isimli öyküsüyle ödül kazanarak edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırmıştır. Askerlik vazifesi sürerken, Milli Savunma Bakanlığı'ndan alınan özel izinle İstanbul Üniversitesi bünyesinde sınavlara girmiş ve öğretmenlik hakkı elde etmiştir. Eğitimcilik stajını ise hayatında derin izler bırakacak olan kıymetli şahsiyet Tâhir Olgun rehberliğinde tamamlamıştır. Bu dönüm noktasının ardından, ordudan emekli olduğu 1965 yılına kadar farklı eğitim kurumlarında Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaparak binlerce genç zihni aydınlatmıştır.

Doğu ve Batı Kültürünün Harmanı ve Dil Dehası

Şefik Can, sadece Doğu kültürüne değil, Batı klasikleri ve dünya edebiyatına da inanılmaz derecede hakim bir aydındır. İlk eğitimini babası müderris Tevfik Efendi'den alan Can, çocuk yaşlardayken Şeyh Sadi ve Hâfız gibi büyük şairlerin beyitlerini ezberlemiştir. Babasından aldığı bu sağlam temel sayesinde çok küçük yaşlarda Arapça ve Farsçayı öğrenmeyi başarmıştır. Dil öğrenmeye karşı büyük bir tutkusu olan bilge yazar, ilerleyen yaşlarda İngilizce ve Fransızca dillerine de hakim olmuştur. Kendisi ayrıca kendi çabalarıyla Rusçayı da öğrenmiş ve bu dilde henüz yayımlanmamış bir gramer kitabı kaleme almıştır. Onun entelektüel derinliği, sadece Doğu dilleriyle sınırlı kalmamış, Batı kültürünün de kaynaklarına uzanmıştır.

Şefik Can, geniş ufkuyla dünya edebiyatının neredeyse tamamını incelemiş ve bunu kendi kelimeleriyle şöyle ifade etmiştir:

On bin ciltlik bir kütüphane kurdum. Bu arada Eski Yunan ve Latin edebiyatına gönül vermiştim. Hatta bir de Klasik Yunan Mitolojisi kitabı yazdım. Bütün bunları anlatmaktaki maksadım, Mevlânâ'ya körü körüne bağlanmadım; bütün dünya edebiyatını okudum araştırdım, hepsinin üzerinde çalıştım. Sonunda bütün bunların hepsi Mevlânâ'nın eserlerinin yanında bana çok boş ve lüzumsuz geldi.

Bu sözler, onun Mevlânâ'ya olan bağlılığının körü körüne bir inançtan değil, derin bir kıyaslama ve bilgi süzgecinden süzülerek geldiğini açıkça göstermektedir. Kültürün, şiirin ve inancın düşünsel ayrımlara alet edilmemesi gerektiğini savunmuş, her türlü fikri ayrışmanın ötesinde bir sevgi dili geliştirmiştir.

Mevlânâ Yolu ve İrfan Mirası

Öğretmeni ve rehberi Tâhir Olgun vasıtasıyla Mevlânâ'nın eşsiz dünyasıyla tanışan Şefik Can, bütün yaşamını bu öğretiyi anlamaya ve insanlığa aktarmaya hasretmiştir. Hocasından aldığı "Mesnevî-hânlık" icazeti ile mesnevi dersleri vermeye başlamış ve bu kutsal görevi ömrünün son anına kadar azimle sürdürmüştür. Çağının getirdiği toplumsal sancılara ve insanların ruhsal ihtiyaçlarına dermanı Mevlânâ'nın beyitlerinde bulmuştur. Can, hazırladığı eserleri yüreğindeki ilahi aşkla yoğurmuş ve herkesin kolaylıkla kavrayabileceği, son derece sade ve sanatsal bir dille kaleme almıştır. Yazılarındaki köklü kültür, sağlam Türkçe kullanımı, derin edebiyat ve tarih bilgisi okurları derinden etkilemiştir.

Kendisini her zaman "bir hiç" olarak tanımlayan bu koca yürekli insan, şöhret ve gösteriş peşinde koşmaktan ısrarla kaçınmıştır. Maddi kazançları geri plana itip manevi değerleri baş tacı eden şahsiyeti, Mevlânâ felsefesini sadece kitaplarda bırakmamış, günlük yaşantısının her anına tatbik etmiştir. Mevlânâ üzerine yürüttüğü titiz ve derinlikli çalışmalarından dolayı 2001 yılında yüksek hizmet ödülü ile onurlandırılmıştır. Hayatının son demlerinde dahi ilim üretmekten vazgeçmeyen Şefik Can, 23 Ocak 2005 tarihinde 95 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Naaşı, çok sevdiği Mevlânâ'nın huzurunda, Konya'da yer alan tarihi Üçler Mezarlığı'na defnedilmiştir. Geride bıraktığı berrak Türkçesi ve derin tasavvuf birikimi, günümüzde de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.

Şefik Can'ın çok yönlü entelektüel kişiliği ve hayatı boyunca üstlendiği roller şunlardır:

  • Emekli Albay: Tokat Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu eğitimlerinin ardından uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmıştır.
  • Edebiyat Öğretmeni: Milli Savunma Bakanlığı izniyle girdiği sınavlar sonucu kazandığı unvanla, ömrünün büyük bölümünü Türkçe ve edebiyat dersleri vermeye adamıştır.
  • Araştırmacı Yazar ve Mutasavvıf: Farsça, Arapça, İngilizce ve Fransızca dillerine hakimiyeti sayesinde Doğu ve Batı edebiyatını kıyaslayarak Mevlânâ üzerine çok sayıda eser üretmiştir.
  • Mesnevîhan: Tâhir Olgun'dan aldığı icazetle, hayatının son anına kadar Mesnevi derslerini ve Mevlânâ'nın öğretilerini aktarmayı sürdürmüştür.

Sıkça Sorulan Sorular

Şefik Can kimdir?

Şefik Can kimdir? 1908 Erzurum doğumlu araştırmacı yazar ve mutasavvıf Şefik Can, ömrünü Mevlânâ öğretisini anlatmaya adamış ve yüksek hizmet ödülü almıştır.

Şefik Can ne zaman doğdu?

Şefik Can, 22 Haziran 1908 tarihinde doğdu.

Şefik Can nerede doğdu?

Şefik Can Erzurum, Türkiye doğumludur.

Şefik Can ne zaman vefat etti?

Şefik Can 24 Ocak 2005 tarihinde hayatını kaybetti.

Şefik Can hangi alanda tanınır?

Şefik Can, mütefekkir olarak tanınır.