Türk tiyatro ve sinemasının unutulmaz isimlerinden Savaş Başar, 15 Haziran 1938 tarihinde Mersin'in Silifke ilçesinde dünyaya geldi. Sahneye adım attığı ilk yıllardan itibaren oyunculuğa büyük bir tutkuyla bağlanan usta sanatçı, yakın çevresinin de yönlendirmesiyle konservatuvara girerek sanattaki bu uzun yolculuğunun ilk resmi başlangıcını gerçekleştirmiş oldu. Yaşamı boyunca sergilediği başarılı oyunculuk, özgün yönetmenlik ve etkileyici seslendirme çalışmalarıyla sanat dünyasında derin izler bıraktı. Henüz 47 yaşındayken, 21 Ağustos 1985'te Ankara'da geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde aramızdan ayrıldı. Sanatçının bu erken vedası, Türkiye genelinde büyük bir üzüntüyle karşılandı.
Konservatuvardan Devlet Tiyatrolarına Uzanan Yolculuk
Konservatuvarın viyolonsel bölümünde eğitim alan ağabeyi Yalçın Başar ile aynı mahallede oturan Devlet Tiyatroları oyuncusu İlyas Avcı onun en büyük destekçileriydi. Onların teşvikiyle 1957 yılında konservatuvara adım atan Başar, disiplinsiz tavırları sebebiyle bir sene sonra okuldan uzaklaştırıldı. Bu durum onu sahneden koparmaya yetmedi. Amatör bir ruhla çocuk tiyatrosu üzerine yoğunlaşan sanatçı, burada sergilediği performanslarla dikkat çekti. Efsanevi tiyatro insanı Muhsin Ertuğrul, genç aktörün ve arkadaşlarının bu çabalarını fark etmekte gecikmedi. Ertuğrul'un desteğiyle 1959 senesinde Devlet Tiyatroları bünyesine kabul edilen Savaş Başar için ömrünü adayacağı sahne serüveni resmen başladı.
Tiyatroda ve Sinemada İz Bırakan Başarılar
Sanatçı, ülkenin dört bir yanını dolaşarak tiyatroyu halkın ayağına götürmeyi ilke edindi. Tiyatro sahnelerinde sergilediği benzersiz performansı ve minimalist dekor anlayışıyla tüm ülkeyi dolaşan sanatçı, aynı zamanda Türk sinemasının unutulmaz yapıtlarında üstlendiği rollerle beyazperdede de kalıcı izler bırakmayı başarmıştır. Türkiye'nin her ilinde oyunlarını sergileyerek izleyicilerle doğrudan ve samimi bir bağ kurmayı başardı. Bu turneler sırasında sergilediği, sadece tek bir sandalyenin dekor olarak kullanıldığı Öykülerden Oyunlar adlı eseri büyük ilgi gördü. Tek bir nesneyle adeta şekilden şekle giren bu minimalist gösteri, tiyatro dünyasına yepyeni bir üslup kazandırdı. Sahnedeki sıra dışı enerjisi, onu geniş kitlelerin sevgilisi haline getirdi. Kamera önünde de güçlü oyunculuğunu kanıtlayan Başar, sadece oyunculukla sınırlı kalmayıp senaristlik ve yönetmenlik alanlarında da değerli deneyimler kazandı.
Sanatçının kariyerinde önemli yer tutan bazı sinema filmleri şunlardır:
- Devlerin Aşkı
- İffet
- Çirkin Dünya
Efsanevi Seslendirmeleri ve Sanatçı Mirası
Oyunculuğunun yanı sıra seslendirmede de ekol haline geldi. TRT ekranlarında seslendirdiği karakterlerle de hafızalara kazındı. Özellikle dönemin televizyon efsanelerinden Komiser Colombo ve McCoy karakterleri, onun eşsiz ses tonuyla özdeşleşti. Seslendirme stüdyolarında sergilediği titiz çalışma ve yeteneği, onu bu alanda da zirveye taşıdı. Sinema dünyasının yakından tanıdığı Salih Güney ve Mutlu Güney'in kuzeni olan Savaş Başar'ın kendi izinden giden oğlu Kemal Başar da babasından devraldığı bu değerli mirası günümüzde tiyatro yönetmeni ve oyuncu olarak yaşatmaktadır. Hayatını sanata adamış bu değerli figür, aramızdan erken ayrılmış olsa da geride bıraktığı eserler ve sesiyle yaşamaya devam ediyor.
