Türk resim sanatı tarihinde renk ve biçimi psikolojik unsurlarla harmanlayan en özgün isimlerden biri olan Rafet Ekiz, 1950 yılında Samsun’un Terme ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Sanat yolculuğuna genç yaşlarda adım atan sanatçı, soyutlama ve figüratif ögeler arasındaki ince dengede kurduğu resimsel diliyle tanındı. Yaşamı boyunca ürettiği özgün eserlerle yurt içinde ve yurt dışındaki koleksiyonlarda yer alan ressam, 2003 yılında İstanbul’da geçirdiği trajik bir kaza sonucu aramızdan ayrıldı.
Akademik Yılları ve Atölye Eğitimi
Sanatçının akademik eğitim süreci, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarında şekillendi. Rafet Ekiz, 1974 senesinde İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü bünyesindeki Selahattin Tarhan Atölyesi’nden mezuniyetini aldı. Bu eğitimin ardından yeteneğini geliştirmek amacıyla çalışmalarına ara vermeden devam etti. Resim alanındaki yüksek öğrenimini tamamlamak üzere İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü’ne girdi. Burada, Özdemir Altan ile Devrim Erbil'in atölyelerinde eğitim alma fırsatı yakaladı. Öğrenim hayatını 1982 yılında tamamladı. Edindiği zengin birikimi kendi sanat anlayışının temeli yaptı. Bu köklü atölye disiplinleri, sanatçının sonraki yıllarda ortaya koyacağı eserlerin de teknik ve teorik altyapısını kurdu.
Sanat Üslubu ve Estetik Arayışı
Ekiz’in tuvallerinde göze çarpan en belirgin özellik, renk kullanımının biçimsel kaygılarla bütünleşmesidir. Sanatçının fırçasından çıkan formlar, sadece görsel birer öge olmaktan öte, derin psikolojik anlamları ve duygusal durumları bünyesinde barındırır. Resimlerinde soyut yaklaşımlar ile figüratif ögeler arasındaki sınır çizgisi, anlamın vurgulandığı temel alanı oluşturur. Sanatçı bu gerilim hattında, izleyiciyi hem tanıdık figürlerle buluşturur hem de soyutlamanın getirdiği düşünsel özgürlüğe davet eder. Otuz üç yıllık sanat kariyeri boyunca bu estetik çizgiden ödün vermeyen ressam, özgün üslubuyla çağdaşarı arasında kendine has bir yer edinmiştir. Çok sayıda karma sergide çalışmalarıyla boy gösteren Ekiz'in yapıtları, yurt içindeki ve yurt dışındaki pek çok önemli sanat koleksiyonunda sergilenmektedir.
Sanatçı Bir Aile ve Zamansız Veda
Sanatçı bir aile ortamından gelen Rafet Ekiz'in kardeşleri Metin Ekiz ve Rahim Ekiz de heykel sanatıyla uğraşmaktadır. Ailedeki bu güçlü bağ sanatını besledi. Ancak ressamın üretken yaşamı, 14 Temmuz 2003 tarihinde İstanbul'da meydana gelen elim bir trafik kazasıyla noktalandı. Kendisine bir aracın çarpması neticesinde yaşamını yitiren değerli sanatçı, İstanbul'un tarihi mezarlıklarından biri olan Feriköy Mezarlığı'na defnedildi.
Vefatının ardından sanatçının anısını yaşatmak adına 2007 yılında iki önemli kitap yayımlandı. Bunlardan ilki, Leman Yayınları etiketiyle çıkan ve ressamın yaklaşık altmış yakın dostunun paylaştığı anılardan, kişilik özelliklerinden ve ilgi çekici anekdotlardan oluşan "Rafetçe" adlı çalışmadır. Diğer büyük boy sanat kitabı ise sanatçının ailesi tarafından bastırıldı. Bu kapsamlı eserde Rafet Ekiz’in otuz üç yıllık sanat serüveni, yaşamı ve altı yüz dolayındaki resim ve deseni yer almaktadır.
Eğitim Aldığı Atölyeler
Sanatçının eğitim hayatı boyunca çalıştığı başlıca atölyeler şunlardır:
- Selahattin Tarhan Atölyesi (İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü)
- Özdemir Altan Atölyesi (İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi)
- Devrim Erbil Atölyesi (İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi)
