1931 yılında Konya'da dünyaya gelen Özdemir Altan, Türk resim sanatının modernleşme sürecine yön veren en etkili ressam ve akademisyen figürleri arasında yer alır. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun olduktan sonra aynı okulda uzun yıllar hocalık yapan sanatçı, avangard yaklaşımları ülkeye taşıyarak çağdaş sanatın gelişiminde kurucu bir rol oynamıştır. Altan, sanatsal üretkenliğini günümüzde de İstanbul'da aktif biçimde sürdürmektedir.
Akademik Yolculuk ve Sanatta İlklere İmza Atan Kariyer
Sanat serüvenine yetenek sınavını kazanarak adım atan Altan, dönemin saygın eğitim kurumu İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümüne kaydoldu. Burada kıymetli sanatçı Zeki Faik İzer'in atölyesinde eğitim görerek 1956 yılında mezuniyet derecesini aldı. Kendi yetiştiği yuvaya 1962 senesinde asistan unvanıyla geri dönen usta isim, akademik basamakları tek tek tırmandı. Sanatta yeterlik, yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük kadrolarının tamamını bu çatı altında elde etmeyi başardı. Emekliliğine dek süren bu akademik dönem boyunca, Türk sanat dünyasına yön verecek yüzlerce genç yeteneğin yetişmesine vesile oldu.
Sadece sınıflarla sınırlı kalmayan Altan, 1963 ve 1965 yıllarında düzenlenen prestijli Paris Bienali sergilerine katılarak uluslararası arenada adından söz ettirdi. Bu süreçte Türkiye'deki pek çok sanatsal yeniliğe de liderlik etti. Ülkede çağdaş ve avangard estetiğin ilk temsilcisi olmasının yanı sıra, Pop-Art akımını Türkiye'ye getiren ilk isim olarak tarihe geçti. Sanatçının bu vizyoner duruşu, kendisinden sonra gelen nesiller üzerinde derin izler bıraktı. Ayrıca günümüz sergi dünyasının vazgeçilmezi olan küratörlük kavramını da ilk kez Hüseyin Avni Lifij sergisiyle hayata geçirerek bu alanda bir başka ilke imza attı.
Duvar Halılarından "Raslantısal Buluşma" Metoduna
Özdemir Altan'ın sanatsal yaratımı farklı mecralarda da kendini göstermiştir. Sanatçı, 1968 yılında dokuma sanatına yönelerek TRT İstanbul Radyoevi için her biri 24 metrekare büyüklüğünde iki adet özgün duvar halısı tasarladı. Sanatındaki teknik çeşitliliği kanıtlayan bu eserler, mimari ve resimsel estetiğin başarılı birer örneğidir.
1988 ile 1992 yılları arasındaki yaratıcı evrede ise usta ressam, Türk resminde çığır açan Raslantısal Buluşma yöntemini geliştirdi. Bu yöntemle Altan, sanatsal espasın tamamen farklı mantıklar, kökenler, yapılar ve kavramların senteziyle inşa edildiğini en uç sınırda kanıtlamayı hedefledi. Eserlerinde aykırı dokuların, farklı strüktür elemanlarının, zıt malzemelerin ve ışık oyunlarının tesadüfi bir araya gelişini benimsedi. Sanatçı bu özgün yaklaşımını, resimlerinin dünyayı tam da bu aykırılıklar sayesinde yakaladığı teziyle açıklar.
Sanat Felsefesi, Samimiyet ve Özgür Duygular
Usta ressamın sanat anlayışı, dönemler halinde şekillenmiş zengin bir felsefi altyapıya dayanmaktadır. Akademi mezuniyetiyle başlayan bu zengin ve üretken süreçte sanatçı, 1994 yılına geldiğinde yepyeni bir yaratım dönemine adım attığını ve sanat algısının bu tarihten itibaren çok daha özgürleştiğini belirtmektedir. Altan'a göre, üst düzey başyapıtlar öylesine tanrısaldır ki, bir sanatçı ne kadar yetenekli olursa olsun, bu eserlerin sanki dünyada zaten var olduğu hissini uyandırır.
Özdemir Altan'ın temel sanat felsefesinde öne çıkan ve genç sanatçılara ışık tutan görüşler şunlardır:
- Sanata dışarıdan zorla bir anlam yüklenemez; yapıt kendi özgür anlamını zamanla kendisi bulmalıdır.
- Sanatçı üretim sürecinde tamamen doğal olmalı, gördüklerini değil yalnızca hissettiği özgür duyguları tuvale aktarmalıdır.
- Türkiye'deki sanat ortamında paranın egemen güç haline gelmesi yaratıcılığı olumsuz etkilemektedir.
- Sanatta başarının anahtarı samimiyettir; sanatçı ne kadar içten davranırsa, ürettikleri de hissettiklerinin o derece sadık bir yansıması olur.
Bir eserin niteliğinin nihai olarak gelecekte tescil edileceğine inanan ve sanat dünyasındaki geçici trendlere karş duran usta akademisyen, samimiyetle üretilen eserlerin zamanın ötesine geçerek kalıcı olacağını savunmaktadır. Günümüzde Yeditepe Üniversitesi bünyesinde akademisyenlik görevini sürdüren Özdemir Altan, üretken sanat yaşamına İstanbul'da kararlılıkla devam etmektedir.
