Osman Alyanak, 1916'da İstanbul'da dünyaya geldi ve Türk sinemasının en özgün karakter oyuncularından biri olarak tarihe geçti. Futbol sahasından tiyatro sahnesine, oradan Yeşilçam stüdyolarına uzanan olağandışı bir kariyer çizgisi çizdi. Vefakâr baba, ak sakallı dede ve mavi önlüklü bakkal rolleriyle seyircinin kalbine kazınan Alyanak, 30 Eylül 1991'de İstanbul'da 75 yaşında hayatını kaybetti.
Futbol Yılları ve "Tayyare Osman" Lakabı
Galatasaray Spor Kulübü'nün genç takımından 1932'de A takımına yükselen Alyanak, sağ bek mevkiinde dört yıl boyunca forma giydi. Havaya fırlayarak topa çıkma biçimi, taraftarların onu "Tayyare Osman" diye adlandırmasına yol açtı. Topla geçirdiği yıllar 1939'da son buldu; lakin bu lakap onu sinema dünyasında da izledi.
Tiyatrodan Sinemaya Geçiş
Futbolu bıraktıktan kısa süre sonra operetlerde sahneye çıkmaya başladı. Çeşitli tiyatro toplulukları bünyesinde sanatını geliştirdi. Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu'nun ilk elli yılını aktaran İş Bankası yayınına göre devlet bursuyla desteklenen üç tiyatro oyuncusundan biriydi; bu, kariyerinin ne denli erken yaşta tanınırlık kazandığını gösteren somut bir belgedir.
1950'de Mehmet Muhtar'ın yönettiği İstanbul Geceleri filmiyle sinema kapılarını araladı. Kısa zamanda Yeşilçam'ın en çok başvurulan yüzlerinden biri konumuna geldi.
Yeşilçam Kariyeri ve Kazandığı Ödül
Alyanak'ın sinema yolculuğu yüz elliden fazla filmle taçlandı. Sadri Alışık, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Kemal Sunal ve Perran Kutman gibi isimlerle aynı karede yer aldı; bunların yanı sıra pek çok yapımda seslendirme görevini de üstlendi.
Kariyerinin en parlak anlarından biri, yönetmen Ömer Lütfi Akad'ın 1972 yapımı Irmak filmindeydi. Bu performans ona 4. Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü getirdi. Sonraki yıllarda Bereketli Topraklar Üzerinde (1979), Şark Bülbülü (1979) ve Ömer Kavur'un yönettiği kült yapım Anayurt Oteli (1987) gibi sinemamızın hafızasında yer eden filmlerde rol aldı.
Oynadığı bir reklamın etkisiyle bir dönem "Oralet Osman" olarak da anılan sanatçı, Yeşilçam'da ise hep Tayyare Osman olarak kaldı. Babasız büyümüş çocukların, dertli ailelerin ve yalnız yaşlıların sözcüsü oldu perdede; bu rollerin her biri, izleyicide derin bir iz bıraktı.
