Oscar Wilde, 16 Ekim 1854 tarihinde Dublin'de dünyaya gelmiş ünlü İrlandalı şair ve yazardır. Victoria döneminin kibirli ahlak yapısına karşı sanat sanat içindir anlayışını benimseyen dahi isim, kalemiyle dönemine yön vermiştir. Doktor bir babanın ve devrimci bir annenin evladı olarak başladığı serüveninde, tiyatro eserleri ve tek romanıyla edebiyatta zirveye ulaştı. Ancak bu parlak kariyer, trajik bir mahkumiyetle son buldu. Edebiyat tarihinin en sivri dilli ismi, henüz 46 yaşındayken Paris'teki yoksul bir otel odasında hayata veda etti.
Acılardan Beslenen Bir Gençlik ve Sanat Yolculuğu
Dublin'de, dönemin saygın hekimlerinden William Wilde ile İrlanda bağımsızlığı için kaleme aldığı devrimci şiirleriyle öne çıkan Jane Francesca Elgee'nin ikinci evladı olarak doğan Oscar Wilde, üçü gayrımeşru olmak üzere beş kardeşle kalabalık bir ailede büyüdü. Kendisinden küçük kız kardeşi Emily'nin on yaşında vefat etmesi, yazarın çocukluk yıllarında derin yaralar açtı. Kız kardeşinin bir tutam saçını yaşamı boyunca küçük bir zarfta kalbinin üzerinde taşıdı. Eğitim hayatı boyunca kazandığı başarı burslarıyla öne çıkan Wilde, 1874 senesinde Oxford Üniversitesi Magdalen Koleji'nden mezuniyeti sonrası sanat eleştirmenliğine adım attı. 1878 yılında yazdığı 'Ravenna' şiiriyle prestijli Newdigate Ödülü'nü kucakladı ve hemen akabinde Londra'ya yerleşti. 1881 yılında 'Poems' (Şiişerler) adını taşıyan ilk kitabının basılmasının hemen ardından, estetik üzerine bir dizi konferans vermek amacıyla Kuzey Amerika'ya doğru uzun bir yola çıktı. Yaklaşık dokuz ay süren bu yoğun turda, Kanada'yı da kapsayan yüz kırktan fazla konuşma gerçekleştirerek Walt Whitman gibi dev isimlerle dostluklar kurdu. Amerika dönüşü Paris'te geçirdiği üç yılın ardından, Londra'da kraliçenin danışmanının kızı Constance Lloyd ile hayatını birleştirdi. Çiftin Cyril ve Vyvyan adında iki oğlu oldu. Wilde, 1887'de Woman's World dergisinin editörlüğünü üstlendi.
Edebi Zirve, Yasak Aşk ve Mahkumiyet Yılları
Dergi editörlüğünün ardından gelen altı yıl, Wilde'ın edebiyat hayatındaki en üretken dönemi oldu. 1890 yılında yayımlanan tek romanı Dorian Gray'in Portresi, barındırdığı homoerotik unsurlar sebebiyle Victoria İngiltere'sinde adeta bir infial yarattı. Kitaptaki satırlar, ileride onun aleyhine açılacak davalarda birer kanıt gibi önüne sürülecekti. Eserlerine yönelik bu sert tepkilere rağmen, yazdığı tiyatro oyunları seyirciden büyük alkış aldı. Dönemin en popüler oyun yazarlarından biri haline gelen Wilde, 1891'de hayatının gidişatını tamamen değiştirecek olan Lord Alfred Douglas ile tanıştı. Bosie lakaplı bu gençle yaşadığı tutkulu aşk, Queensberry Markisi olan babanın sert tepkisiyle karşılaştı. Marki'nin kamuoyu önündeki hakaretlerine dayanamayan Wilde, iftira davası açtıysa da bu hamle kendi sonunu hazırladı. Karşı davayla yargılanan ünlü yazar, o dönemin ahlak yasaları gereği iki yıl ağır kürek cezasına çarptırıldı. Hapse girmesiyle birlikte evindeki her şey yok pahasına satıldı. Torununun deyimiyle, çağının kibirli ikiyüzlülüğüne meydan okuma cesareti gösteren bu parlak ömrün yirmi yılı sembolik olarak ondan koparılmıştı. Bu süreçte eşi Constance, çocuklarını da yanına alarak İsviçre'ye göçüp soyadını 'Holland' olarak değiştirirken; Wilde ise zindanın karanlık ve kasvetli duvarları arasında, eski sevgilisi Alfred Douglas'a hitaben yazdığı sarsıcı mektuplardan oluşan 'De Profundis' adlı meşhur eserini derledi.
Hüzünlü Son ve Unutulmaz Eserleri
1897 yılında cezaevinden tahliye olan yazar, hayatının geri kalanını Sebastian Melmoth takma adıyla Avrupa'da sürgün hayatı yaşayarak geçirdi. Bu dönemde Alfred Douglas ile tekrar bir araya geldi. Ancak bu birliktelik son derece kısa sürdü. Çektiği büyük acıların adeta sanatsal bir çığlığı olan Reading Zindanı Baladı ise bu yalnız günlerin ürünüydü. Eşi Constance'ın İsviçre'de vefat etmesinin ardından Wilde da menenjit hastalığına yakalandı. 30 Kasım 1900'de Paris'te, ucuz bir otel odasında tek başına yaşama gözlerini yumdu. Ardında bıraktığı ölümsüz miras, onu bugün dünya edebiyatının en parlak yıldızlarından biri kılmaktadır.
Ünlü yazarın edebiyat dünyasına bıraktığı başlıca yapıtlar şunlardır:
- Dorian Gray'in Portresi (Roman - 1890)
- Canterville Hayaleti (Roman - 1887)
- Ravenna (Şiir - 1878)
- Şiirler / Poems (Şiir - 1881)
- Reading Zindanı Baladı (Şiir - 1898)
- Ciddi Olmanın Önemi (Tiyatro Oyunu - 1895)
- Salomé (Tiyatro Oyunu - 1893)
- İdeal Bir Koca (Tiyatro Oyunu - 1895)
