Türk sinema ve televizyon dünyasının çok yönlü simalarından biri olan Arif Onur Saylak, 12 Mayıs 1977 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Aydın'ın Kuşadası ilçesinde geçiren ve yükseköğrenim hayatına fizik eğitimiyle başlayan Saylak, tiyatroyla tanışmasının ardından rotasını tamamen sanata çevirdi. Günümüzde başarılı bir aktör, senarist ve yönetmen olmanın yanı sıra Kadir Has Üniversitesi'nde akademik çalışmalar yürüten sanatçı, entelektüel birikimiyle de adından söz ettirmektedir.
Fizik Formüllerinden Tiyatro Sahnelerine Uzanan Eğitim Yılları
Gençlik yıllarında farklı disiplinlere yönelen Onur Saylak, üniversite eğitimine ilk olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü bünyesinde adım attı. Buradaki eğitimini yarıda bırakma kararı alarak şansını farklı bir alanda denemek isteyen Saylak, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'ne kaydoldu. Bu dönem, genç üniversitelinin hayatında adeta bir dönüm noktası oldu. Üniversite bünyesindeki tiyatro topluluğuna katılmasıyla birlikte oyunculuğa ilk adımını attı. Amatör olarak sahnelenen çeşitli oyunlarda boy gösterdi. Sahne deneyimleri onun hayatını değiştirdi. Hayatının geri kalanını aktör asayış sürdürmeye karar verdi. Bu doğrultuda yetenek sınavlarına girerek Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü kazandı. Kabul edilmesinin ardından tiyatro eğitimine sıkı sıkıya odaklanan genç yetenek, öğrencilik yıllarında çeşitli tiyatro yapımlarında boy gösterdi.
Üniversite yıllarında tiyatro eğitimi alırken ve sonrasında sahne aldığı bazı önemli tiyatro oyunları şunlardır:
- Ghetto (Ankara Devlet Tiyatroları)
- Üç Kuruşluk Opera (Ankara Devlet Tiyatroları)
- Her Şeye Rağmen (Bilkent Tiyatrosu - Nâzım Hikmet eseri)
- Biedermann ve Kundakçılar (Müzikal tiyatro projesi)
Ses tonunun şarkı söylemeye elverişli yapısı sayesinde üniversite korosunda görev alan sanatçı, müzikal tiyatroyla da yakından ilgilendi. Aynı zamanda bazı sahne yapımları için şarkı sözleri kaleme aldı.
Ekranlarla Buluşma ve Sinemada Altın Koza Başarısı
Televizyon ve beyaz perde yolculuğuna 2003 yılında adım atan sanatçı, TRT 2 ekranlarında yayınlanan Hadi Gidelim adlı gençlik programının sunuculuğunu üstlendi. Ardından Hisarbuselik isimli dizide Çetin karakterine can vererek dizi oyunculuğuna başladı. Geniş kitleler tarafından fark edilmesi ise Kod Adı adlı televizyon dizisi sayesinde gerçekleşti. Sanatsal faaliyetlerinin yanında TED Koleji'nde tiyatro yönetmeni olarak da görev yapan Saylak, sinema dünyasına adım atmakta gecikmedi.
Tarihler 6 Haziran 2008'i gösterdiğinde, 15. Altın Koza Film Festivali'nde ilk gösterimi gerçekleştirilen ve festivalden En İyi Film Ödülü ile dönen Sonbahar filmi, Saylak'ın beyaz perdedeki ilk ciddi deneyimi oldu. Bu başarının hemen sonrasında Güz Sancısı adlı yapımda rol üstlendi. Takvimler 2009 yılını gösterdiğinde ise usta yönetmen Nesli Çölgeçen'in imzasını taşıyan ve Yılmaz Güney Özel Ödülü'ne layık görülen Denizden Gelen filminde başrol oyuncusu olarak izleyicilerin karşısına çıktı.
Kamera Arkası ve Yönetmenlik Serüveni
Oyunculuk kariyerindeki yetkinliğini yapımcılık ve yönetmenlik alanlarına da taşımayı hedefleyen sanatçı, 2015 yılında b.i.t arts adlı yapım şirketini kurdu. Aynı sene içerisinde ilk yönetmenlik tecrübesini yaşatan Orman isimli kısa metrajlı filmi çekti. Projede, o dönem eşi olan Tuba Büyüküstün de rol aldı. Sinema ve sanat çalışmalarını sürdüren Onur Saylak, toplumsal konulardaki duruşuyla da bilinmektedir. Sanatçı, 23 Şubat 2023 tarihinde sosyal medyada Türkiye İşçi Partisi'ne üye olduğunu duyurdu.
Özel Yaşamı ve Aile Hayatı
Onur Saylak'ın özel hayatındaki ilk evliliği, 28 Temmuz 2011 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te oyuncu Tuba Büyüküstün ile gerçekleşti. Sanat dünyasının bu popüler çiftinin 2012 yılında Maya ve Toprak adını verdikleri ikiz kız çocukları dünyaya gözlerini açtı. Birlikteliklerini altı yıl sürdüren çift, 5 Haziran 2017 tarihinde boşandı.
Saylak, boşanma sürecinin ardından 2020 senesinde menajerlik yapan Gözde Yılmaz ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten aynı yılın aralık ayında çiftin Deniz Ali ismini verdikleri bir erkek çocukları dünyaya geldi.
