Türk sinema dünyasının unutulmaz yüzlerinden biri olan Oktar Durukan, 6 Ekim 1938 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Sanatçı öğrenim hayatına bu şehirde başladı. Gençlik yğıllarında Haydarpaşa Lisesi'nden mezun oldu. Ardından 1958 yılında sinema sektörüne adım atarak profesyonel oyunculuk kariyerine hızlıca başladı. Yönetmenliğini ve senaristliğini İhsan Sedat'ın üstlendiği O Günden Sonra adlı yapımla kamera karşısına geçen Durukan, Türk sinemasında kendine has bir yer edinmeyi başarmıştır.
Yeşilçam Yılları ve Karakter Rolleri
Kariyerinin ilk dönemlerinde bir süre başrollerde boy gösterdi. Daha sonraki süreçte Türk sinemasının karakteristik yapısına uygun olarak yardımcı ve karakter rolleriyle izleyicinin karşısına çıkmıştır. Sanatçı, beyazperdede hayat verdiği bu rolleriyle geniş kitlelerce tanınan bir figür haline gelmiştir. Beyazperdenin yanı sıra medya sektöründeki gelişmeleri de takip eden ünlü oyuncu, yazılı basında popüler olan çalışmalarda da görev almıştır. Özellikle Seksek çocuk fotoromanı dergisi başta olmak üzere pek çok gazete ve dergide yayımlanan fotoromanlarda kendine yer bulmuştur. Teknolojinin ve yayıncılığın hızla dönüşmesiyle birlikte kariyerini televizyon dünyasına da taşıyan Durukan, sonraki yıllarda ekranlara gelen çok sayıda televizyon filmleri ve popüler dizilerde rol alarak izleyicinin karşısına çıkmayı sürdürmüştür.
Oktar Durukan'ın sanat hayatı boyunca yer aldığı başlıca çalışma alanları şekildedir:
- Sinema filmlerinde üstlendiği başroller ve karakteristik yardımcı roller
- Gazeteler ile Seksek çocuk fotoromanı dergisi gibi süreli yayınlardaki fotoroman projeleri
- Televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan televizyon filmleri ve dizi yapımları
Özel Hayatı ve Vefatı
Özel yaşamında da sanat camiasıyla bağları bulunan Oktar Durukan, Türk sinemasının tanınan aktörlerinden Mümtaz Ener'in hem şarkıcılık hem de oyunculuk yapan kızı Erden Ener ile evlilik gerçekleştirmiş, ancak çift daha sonra yollarını ayırmıştır. Sanat dünyasında soyadı benzerliği nedeniyle sıkça karıştırılan ve akraba olduğu düşünülen aktör Muhteşem Durukan ile ise hiçbir ailevi ya da akrabalık bağı bulunmamaktaydı.
Hayatının son dönemlerini İstanbul'da tek başına, münzevi bir yaşam sürerek geçiren ünlü oyuncu, 20 Eylül 2007 tarihinde yalnız yaşadığı evinde cansız bedeniyle bulunmuştur. Vefatının ardından cenazesi, İstanbul'un tarihi duraklarından biri olan Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.
