Türk hariciyesinin ve siyaset dünyasının unutulmaz isimleri arasında yer alan Mehmet Nüzhet Kandemir, 8 Ekim 1934 tarihinde İstanbul'da doğdu. Kendisi, diplomatik başarıları ve güçlü vizyonu ile Türk dış politikasında silinmez izler bırakan çok kıymetli bir devlet adamıydı. Kandemir, hariciyede üstlendiği kritik sorumluluklar sayesinde ülkesinin uluslararası prestijini her zaman en üst seviyede tutmayı başardı. Deneyimli diplomat, 17 Temmuz 2016'da Ankara'da yaşama veda etti. Vefatı, hem diplomasi camiasında hem de Türk milletinin gönlünde büyük bir boşluk yarattı. Bu biyografide, onun Galatasaray Lisesi'nden başlayıp Birleşmiş Milletler ve Washington Büyükelçiliği'ne uzanan ilham verici hayatını inceleyeceğiz.
Eğitim Hayatı ve Diplomasiye İlk Adım
Mehmet Nüzhet Kandemir, küçük yaşlardan itibaren eğitime ve kendini geliştirmeye büyük bir hassasiyet gösterdi. Ortaöğrenimini Türkiye'nin en seçkin ve köklü eğitim kurumlarının başında gelen, bünyesinden sayısız aydın yetiştiren tarihi Galatasaray Lisesi bünyesinde dereceyle ve büyük başarıyla tamamladı. Burada aldığı nitelikli eğitim, onun entelektüel kişiliğinin gelişimine büyük bir katkı sundu. Lisenin ardından diplomasiye olan ilgisi doğrultusunda yükseköğrenim hayatına başladı. Kandemir, Türk devlet kadrolarına sayısız lider kazandıran Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydoldu. Bu tarihi ve köklü okuldan 1957 yılında başarıyla mezun olan Kandemir, diplomasi dünyasındaki hedeflerine ulaşmak amacıyla hariciyenin sınavlarına girerek mesleki yaşamı için ilk resmi adımını attı. Üniversiteden aldığı güçlü teorik altyapı, onu meslek hayatındaki zorlu görevlere en iyi şekilde hazırladı. Mezuniyetinin hemen ardından, ideallerini gerçekleştirmek üzere Dışişleri Bakanlığı bünyesinde göreve başladı.
Hariciyede Zirveye Uzanan Parlak Kariyer
Kandemir, diplomasi koridorlarında gösterdiği üstün yetenekle hızla yükseldi. Kariyeri boyunca dünyanın farklı noktalarında ve en kritik merkezlerinde Türkiye Cumhuriyeti'ni gururla temsil etti. Cenevre'den Bağdat'a, Ankara'dan Washington'a uzanan bu yolculukta her zaman yapıcı diplomatik adımlarıyla öne çıktı. Deneyimli diplomatın uzun meslek yaşamında başarıyla yürüttüğü o önemli görevleri şu şekilde listeleyebiliriz:
- Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi bünyesinde Türkiye Daimi Temsilci Yardımcılığı
- Cenevre'deki aynı ofiste Uluslararası Memur ve Bölüm Müdür Yardımcılığı rolleri
- Türkiye Cumhuriyeti'nin Bağdat Büyükelçiliği görevi
- Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı gibi bürokrasinin en üst kademesi
- Son olarak büyük bir başarıyla yürüttüğü Washington Büyükelçiliği görevi
Kandemir, Washington'daki bu son derece hassas ve önemli büyükelçilik görevinin ardından Dışişleri Bakanlığı'ndan emekli oldu. Bakanlık bünyesindeki resmi görevini tamamlasa da tecrübesiyle her zaman aranan bir isim olmaya devam etti.
Uluslararası Görevler ve Siyaset Sahnesi
Emekliliğinin ardından Nüzhet Kandemir, uluslararası alandaki yüksek saygınlığı sayesinde küresel düzeyde kritik görevler üstlenmeye devam etti. Bu kapsamda 2000 ile 2005 yılları arasında çok önemli bir uluslararası kurulun üyeliğine seçildi. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) tarafından titizlikle seçilen 13 yargıçtan biri oldu. Bu sıfatla birlikte Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Maddeler Kontrol Kurulu (INCB) bünyesinde üye olarak önemli çalışmalar yürüttü. Dünya genelinde uyuşturucuyla mücadele politikalarına çok önemli katkılar sağlayan Kandemir, bu başarılı uluslararası dönemin ardından Türkiye'ye kesin dönüş yaparak aktif siyasete katılma kararı aldı. Tecrübeli devlet adamı, Doğru Yol Partisi (DYP) bünyesinde siyasete girdi. Partide Genel Başkan Yardımcılığı ve Dış İlişkiler Başkanlığı gibi stratejik konumdaki görevleri üstlendi. Bu önemli siyasi sorumluluğunu 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri dönemine kadar büyük bir ciddiyetle devam ettirdi. Kandemir, entelektüel donanımıyla da her zaman takdir topladı. Ana dilinin haricinde Fransızca, İngilizce ve İspanyolca olmak üzere üç yabancı dili çok iyi derecede konuşmaktaydı. Özel hayatında ise Sadiye Kandemir ile hayatını birleştirmiş ve saygın bir aile birlişi kurmuştu.