Nelson Rolihlahla Mandela, Güney Afrika'da 18 Temmuz 1918 tarihinde dünyaya gelen ve apartheid adı verilen ırkçı rejime karşı yürüttüğü epik mücadeleyle modern tarihin seyrini değiştiren efsanevi bir devlet adamıdır. Ülkesinin seçimle işbaşına gelen ilk siyahi cumhurbaşkanı olan lider, ömrünün 27 yılını demir parmaklıklar ardında geçirmesine rağmen barşçıl uzlaşıdan vazgeçmeyerek Güney Afrika'ya demokrasiyi getirmeyi başarmıştır. Gerek halkı üzerindeki derin etkisi gerekse uluslararası alanda kazandığı saygınlıkla 20. yüzyılın en ilham verici özgürlük simgelerinden biri olarak kabul edilir.
Çocukluk Yılları ve Eğitime İlk Adımlar
Transkei bölgesinde yer alan Umtata yakınlarındaki Mvezo köyünde doğan Mandela, Thembu kabilesinin şefi olan babası Gadla Henry Mandela ve onun üçüncü eşi Nosekeni Fanny'nin oğluydu. Babasının dört evliliğinden dünyaya gelen on üç çocuktan biri olan Rolihlahla, ailesinde okul yüzü gören ilk kişi oldu. Henüz yedi yaşındayken başladığı okulda öğretmeni kendisine İngiliz amirali Horatio Nelson'dan esinlenerek 'Nelson' adını verdi. Bu isim onun yaşam boyu taşıyacağı kimliği haline gelecekti. Dokuz yaşındayken babasını tüberküloz sebebiyle kaybeden genç Mandela, on altı yaşına geldiğinde Clarkebury Boarding Institute'a girdi. Burada normalde üç yıl süren Batı kültürü eğitim programını üstün başarısıyla iki senede tamamladı. 1937 yılında Fort Beaufort College'da eğitimine devam etmek üzere Healdtown'a yerleşen genç, öğrencilik yıllarında boks ve koşu sporlarıyla aktif olarak ilgilendi.
Daha sonra işletme yönetimi eğitimi almak üzere Fort Hare Üniversitesi'ne kaydoldu. Burada, yaşamı boyunca en yakın yol arkadaşlarından biri olacak Oliver Tambo ile tanıştı. Ancak üniversitede Öğrenci Temsil Konseyi ile emniyet güçleri arasında yaşanan siyasi olaylara karştığı gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı. Bu gelişmenin ardından Transkei'den ayrılıp Transvaal'a geçti. Madenlerde güvenlik görevlisi olarak bir süre çalştı. Yarşm kalan yükseköğrenimini mektupla öğretim yöntemiyle sürdürdü ve 1942 yılında Witwatersrand Üniversitesi'nin hukuk bölümünü tamamlayarak mezun oldu. Böylece ülkenin ilk siyahi avukatı unvanını elde etti.
Irk Ayrımcılığına Karşı Direniş ve Esaret Yılları
Siyasi alanda daha aktif rol üstlenmek isteyen Mandela, 1944'te ırk ayrımcılığına karşı kurulan Afrika Ulusal Kongresi (ANC) kadrolarına katıldı. Kongrenin Gençlik Birliği'nde 1948 yılında sekreterlik, 1950'de ise başkanlık görevlerini üstlendi. Bu görevleriyle siyahilerin hak arama mücadelesinde öncü bir figür haline geldi. Teşkilatlanma yeteneğiyle öne çıkan lider, 1952'de ANC Transvaal Bölge Başkanlığına ve ardından ulusal başkan yardımcılığına getirildi. 1991 senesinde ise kongrenin genel başkanlık koltuğuna oturdu. Irkçı beyaz yönetimin baskılarının artması üzerine, 1961 yılında kongrenin askeri kanadı olan 'Umkonto we Sizwe' (Ulusal Mızrak) adlı örgütü kurdu ve liderliğini üstlendi. 1962 yılının ocak ayında uluslararası destek arayışı amacıyla gizlice yurt dışına çıktı. İngiltere ve çeşitli Afrika ülkelerini ziyaret etti. Sosyalist ülkelerden ve Afrika devletlerinden finansal destek ile silah yardımı sağladı.
Ülkesine döndükten sonra izinsiz sınır dışına çıkma, halkı isyana teşvik etme ve sabotaj iddialarıyla tutuklanan Mandela, mahkemede sadece beyazların temsil edildiği bir parlamentonun yasalarına uymak zorunda olmadığını savunarak tarihi bir duruş sergiledi. İlk etapta beş yıl hapis cezası alan lider, 14 Haziran 1964'te hükümeti devirmeye yönelik gizli planlar yapma suçlamasıyla ömür boyu hapse mahkûm edildi. Robben Island başta olmak üzere çeşitli hapishanelerde yirmi yedi yıl boyunca zorlu koşullarda esir tutulan Mandela, 'dünyanın en ünlü mahkûmu' olarak anılmaya başlandı. 1980'li yıllarda tüm dünyada apartheid rejime yönelik tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine, dönemin Devlet Başkanı Frederik W. De Klerk siyasi yasakları kaldırarak af ilan etti. Böylece Mandela, 11 Şubat 1990'da 71 yaşında özgürlüğüne yeniden kavuştu.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi ve Uluslararası Saygınlık
Hapisten çıkışının ardından demokratik reformların hayata geçirilmesi için yoğun bir mücakere sürecine girişen efsanevi lider, 18 Mart 1992 tarihinde yapılan anayasa değişikliği halkoylamasıyla siyahlara eşit vatandaşlık hakkı kazandırdı. Bu tarihi dönüm noktasından sonra gerçekleştirilen ilk demokratik seçimlerde büyük bir zafer elde ederek 10 Mayıs 1994'te Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyahi cumhurbaşkanı olarak yemin etti. Görev süresi boyunca toplumsal barışı ve uzlaşıyı savunan Mandela, Haziran 1999'da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Hayatı boyunca mücadeleyi yaşamının merkezine koyan ve siyahların bağımsızlığı adına son nefesine kadar savaşacağını dile getiren lider, emeklilik yıllarında da insan hakları ve sosyal hakların savunuculuğunu yapmaya devam etti.
Kazandığı saygın ödüllerden bazıları şunlardır:
- Lenin Barş Ödülü (1962)
- Nehru Ödülü (1979)
- Bruno Kreisky İnsan Hakları Ödülü (1981)
- UNESCO Simon Bolivar Ödülü (1983)
- Nobel Barş Ödülü (1993 - Frederik W. De Klerk ile paylaştı)
Ancak 1992 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından kendisine verilmesi kararlaştırılan Atatürk Barş Ödülü'nü, o dönemki insan hakları ihlali suçlamalarını gerekçe göstererek kabul etmedi.
Özel Yaşamı ve Sonsuzluğa Uğurlanışı
Mandela'nın özel hayatı da en az siyasi kariyeri kadar hareketliydi. Lider yaşamı boyunca üç kez evlenmiştir:
- Evelyn Ntoko Mase (1944-1957 yılları arasında evli kaldı, üç çocuk sahibi oldu)
- Winnie Madikizela (1957-1996 yılları arasında evli kaldı)
- Graça Machel (1998 yılındaki 80. doğum gününde evlendi ve vefatına kadar birlikte yaşadı)
Kendi kabilesindeki lakabı Madiba ve halkının ona sevgiyle hitap ettiği Mkhulu (Büyükbaba) isimleriyle anılan bu büyük çınar, 8 Haziran 2013'te rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Mandela, 5 Aralık 2013 tarihinde Güney Afrika'nın Johannesburg şehrindeki evinde doksan beş yaşında yaşama gözlerini yumdu.
