Türk tiyatro ve sinema dünyasının efsanevi ismi Nejat Uygur, izleyicilerin hafızalarında derin izler bırakan benzersiz bir sanat çınardır. Tam adıyla Nejat Günhan Uygur, 9 Ağustos 1927 tarihinde Kilis'te, öğretmen bir anne ile subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olarak dünyaya geldi. Kendi memleketinden olan ünlü sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşedilerek sektöre kazandırılan bu değerli usta, yaşamı boyunca ülke genelinde büyük bir kitleye hitap etmiştir. Uzun ve başarılarla dolu bir ömrün ardından, 18 Kasım 2013 günü İstanbul'da hayata veda ederek sanat dünyasını yasa boğmuştur.
Anadolu Turnelerinden Akademik Yıllara Giden Yol
Babasının mesleği sebebiyle eğitim hayatını Anadolu'nun farklı illerinde şekillendiren Uygur, tiyatroyla ilk olarak ilköğretim sıralarında tanıştı. Ezine, Siirt ve İntepe bölgelerinde ilkokulu okurken, okul müsamerelerinde sahneye adım atarak yeteneğini sergilemeye başladı. Ortaokul dönemini ise Sarıyer, Çanakkale ve Manisa sınırlarında tamamladı. Sanatın farklı bir alanına yönelen usta, ayrıca Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü'ne girse de buradan mezun olamadı. Akademide okuduğu sırada ünlü heykeltrış Zühtü Müridoğlu'nun öğrencisi olarak çalıştı.
Genç sanatçı, entelektüel birikiminin yanı sıra spora olan tutkusuyla da bilinen çok yönlü bir kişilikti. Sarıyer Halkevi bünyesinde 1943 yılında boks yapmaya başlayarak spor dünyasına adım attı. Zamanla atletizm ve su topu branşlarıyla ilgilenen usta, aynı zamanda çok iyi bir at binicisi olarak da çevresinde tanınıyordu.
Denizcilik Sevdasından Sahne Işıklarına
Sanatçının hayalindeki ilk meslek tiyatro değildi. Gençlik yıllarında Amerika kıtasına ulaşma hayali kurduğu için gemici olmayı tercih etmişti. Ancak içindeki sahne ateşi onu eninde sonunda tiyatroya çekecekti. Profesyonel anlamda oyunculuk dünyasına girişi ise 1949 yılında kurduğu Nejat Uygur Tiyatrosu aracılığıyla gerçekleşti. Bu önemli gelişmenin hemen ardından, 1950 yılında hayatını Necla Uygur ile birleştirdi.
Tam 13 yıl boyunca Anadolu turnelerinde sanatını halkla buluşturan usta, bu yoğun turnede beş erkek çocuk sahibi oldu. Sırasıyla dünyaya gelen çocukları şunlardır:
- Ahmet Uygur
- İkiz kardeşler Süheyl Uygur ve Süha Uygur
- Kemal Uygur
- Behzat Uygur
Babasının tabiriyle 'armut ağacının dibine düşen' Süheyl ve Behzat, tıpkı babaları gibi tiyatro sanatına ömürlerini adamışlardır.
Heykeltıraşlık Mirası ve Devlet Sanatçısı Unvanı
Sanatçı, yıllar önce yarıda bıraktığu heykel eğitiminin meyvesini, 1987 yılında Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in heykelini yaparak verdi. Uygur'un 'İkinci Atatürk' olarak tanımladığu dönemin cumhurbaşkanı için tasarladığu bu heykel, onun güzel sanatlar alanındaki yeteneğinin somut bir kanıtıydı. Türk tiyatro kültürüne ve sahne sanatlarına yaptığu paha biçilemez katkılar sebebiyle usta oyuncu, 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanına layık görülerek onurlandırıldı. Bu büyük paye, onun Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki eşsiz konumunu ve sanatının değerini bir kez daha tescillemiştir.
