Mustafa Necdet Üruğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 19. Genelkurmay Başkanı sıfatıyla Türk askeri ve siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerine yön vermiş, disipliniyle tanınan bir komutandır. 1921 yılında dünyaya gelen askeri deha, yüz yılı aşan ömrü boyunca ülkenin idari yapılanmasında kritik sorumluluklar üstlenmiştir. Cumhuriyet tarihinin dönüm noktası sayılan süreçlerde oynadığı kritik roller, onu sıradan bir general olmanın çok ötesine taşımıştır. Hem 12 Eylül askeri müdahalesi sonrasındaki yönetim kademelerinde hem de sivil hükümetle girilen güç mücadelelerinde adından sıkça söz ettirmiştir. Tarihi kişilik, ömrünün son döneminde yakalandığı salgın hastalığın ardından 2021 senesinde, arkasında derin izler bırakarak İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur.
Harbiye Sıralarından Orgeneralliğe Uzanan Disiplinli Yolculuk
Necdet Üruğ'un askeri kariyeri, genç yaşta adım attığı askeri lise sıralarında şekillenmeye başlamıştır. Genç yaşta askeri disiplini seçen Necdet Üruğ, Bursa Işıklar Askeri Lisesi'ndeki eğitimini 1939 senesinde başarıyla nihayete erdirmiş ve böylece şerefli mesleğine ilk sağlam adımı atmıştır. İki yıl sonra ise Harp Okulu'nu topçu asteğmen rütbesiyle tamamlayarak vatan hizmetine ilk resmi adımını atmıştır. 1942 yılında Topçu Sınıf Okulu'ndaki eğitim devresini de bitiren genç subay, farklı birliklerde batarya takım komutanı unvanıyla görev almıştır. 1948 yılında kapısından girdiği Harp Akademisi eğitimini iki yılda nihayete erdirerek kurmaylık payesini kazanmıştır.
Ayrıca, kurmay unvanını aldıktan sonra, 1966 yılına kadar ordu teşkilatının çeşitli karargahlarında sorumluluklar taşımıştır. Aynı sene tuğgeneral rütbesine erişen komutan, askeri hiyerarşide hızla yükselmeye devam etmiştir. 1969 yılında tümgeneral, 1973 senesinde korgeneral ve nihayet 1977 yılında orgeneral rütbesine terfi etmiştir. Bu süreçte üstlendiği vazifeler, onun gelecekteki büyük rollerine zemin hazırlamıştır. Kendisinin farklı rütbelerde yürüttüğü önemli askeri görevler şunlardır:
- Tuğgeneral rütbesiyle Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Yardımcılığı ve Genelkurmay Strateji Plan Dairesi Başkanlığı yapmıştır.
- Tümgeneral olarak Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı, NMR Başkanlığı ile Genelkurmay Eğitim Daire Başkanlığı görevlerini yürütmüştür.
- Korgeneral rütbesi altındayken Genelkurmay Genel Plan ve Prensipler Başkanlığı, 15. Kolordu Komutanlığı ve 1. Ordu Komutan Vekilliği vazifelerini ifa etmiştir.
- Orgeneral rütbesiyle ise Yüksek Askerî Şûra bünyesinde üye olarak vatanına hizmet sunmuştur.
12 Eylül Dönemi ve Kapatılan Manşetler
Necdet Üruğ, 1980 öncesi ve sonrasındaki sıkıyönetim dönemlerinde adından en çok söz ettiren isimlerden biri olmuştur. Kendisi, 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanı olarak görev yaptığı esnada kritik kararların altına imza atmıştır. Bu kararlar arasında en çok dikkat çekeni, dönemin etkili yayın organlarından biri olan Politika gazetesine yöneliktir. Gazete, 18 Şubat 1980 tarihinde Üruğ'un talimatıyla yayın hayatına veda etmek zorunda kalmıştır. Türk basın ve yayın dünyasında geniş yankı bulan kapatılma kararı, sıkıyönetim döneminin yasal dayanaklarından biri olan meşhur 1402 sayılı kanunun C maddesi C bendine dayandırılarak hızlı şekilde uygulamaya konulmuştur. Bu hadise, basın tarihine geçen önemli bir sansür ve denetim örneşi olarak kayıtlarda yer almaktadır.
Siyasi dengelerin yeniden kurulduğu bu yıllarda Üruğ'un sorumluluk sahası giderek genişlemeye başlamıştır. Başarılı komutan, 1. Ordu bünyesindeki görevinin ardından 27 Ağustos 1981 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutan Yardımcılığı makamına getirilmiştir. Bu göreviyle birlikte idari alanda da önemli bir pozisyon üstlenmiştir. Aynı tarihte başlayan Devlet Başkanlığı ve Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği vazifesini 15 Kasım 1982 tarihine dek sürdürmüştür. Ardından, rejimdeki değişimle birlikte 15 Kasım 1982 ile 1 Temmuz 1983 tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı ve Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği görevini ifa etmiştir. Bu idari roller, kendisinin askeri kimliğinin yanına güçlü bir bürokratik nüfuz eklemiştir.
"Necdetler Operasyonu": Siyasi Tarihte Derin İzler Bırakan İstifa
12 Eylül darbe yönetiminin ardından gerçekleştirilen Yüksek Askerî Şûra toplantısı, Necdet Üruğ'un zirveye yükselişini hızlandırmıştır. Tecrübeli general, 1 Temmuz 1983 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na getirilmiştir. Bu makamda çok kısa bir süre kaldıktan sonra, 6 Aralık 1983 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst düzey pozisyonu olan Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturmuştur. Ordu teşkilatını dört yıla yakın bir süre boyunca bu en üst askeri makamda büyük bir dirayetle yöneten tecrübeli komutan, askeri disiplin ve nizamı tavizsiz şekilde korumayı her zaman başarmıştır. Üruğ, 2 Temmuz 1987 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılarak aktif askeri hayatına son vermiştir. Ancak emeklilik süreçleri, Türkiye'de büyük yankı uyandıran bir krizin fitilini ateşlemiştir.
Onun yerine geçmesini arzuladığı isim Orgeneral Necdet Öztorun'du. Bu atamanın gerçekleşmesi adına Başbakan Turgut Özal'a iletilen ve kamuoyunda "emrivaki" olarak yorumlanan mesaj, siyasi dengeleri sarsmıştır. Dönemin Başbakanı Turgut Özal, sivil yönetimin ordu üzerindeki otoritesini tam anlamıyla pekiştirmek amacıyla Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile mutabakata vararak bu atama isteğine kesinlikle geçit vermemiştir. Yaşanan bu çarpıcı gelişmeler, Türk basınında ve siyaset dünyasında "Necdetler Operasyonu" olarak adlandırılmıştır. Bu kriz, basın tarafından 12 Eylül askeri vesayet döneminin OF fiilen son bulması şeklinde yorumlanarak tarihe geçmiştir. Askeri vesayetin kırılması açısından simgesel değeri büyük olan bu olay, sivil-asker ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmıştır.
100 Yıllık Bir Ömrün Sessiz Vedası
Necdet Üruğ'un askeri genleri, aile bağlarında da kendini açıkça göstermektedir. Mustafa Necdet Üruğ, Türk askeri ve siyasi tarihinin en etkili figürleri arasında yer alan, TSK'nın 15. Genelkurmay Başkanı ve 1973 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminin güçlü adayı Faruk Gürler'in öz yeğenidir. Aileden gelen bu askeri disiplin, onun tüm ömrünü şekillendiren en temel unsur olmuştur.
Komutan, ömrünün son yıllarında tüm dünyayı etkisi altına alan büyük bir sağlık sınavıyla karşı karşıya kalmıştır. Üruğ, 23 Mart 2021 tarihinde COVID-19 enfeksiyonu sebebiyle hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Yoğun bakım servisinde bir süre doktorların yakın gözetiminde tutulmuştur. Bu zorlu tedavi süreçleri başarıyla tamamlanmış olsa da, vücudunda gelişen çoklu organ yetmezliği sebebiyle daha fazla direnememiştir. Asırlık çınar Necdet Üruğ, 18 Nisan 2021 tarihinde, tam 100 yaşında İstanbul'da hayata veda etmiştir. Vefatının ardından 20 Nisan 2021 günü Üsküdar Büyük Selimiye Camii'nde askeri cenaze töreni düzenlenmiştir. Büyük Selimiye Camii'ndeki askeri cenaze töreninin nihayete ermesinin hemen akabinde, eski Genelkurmay Başkanı'nın naaşı dualar eşliğiyle Ortaköy Mezarlığı'na nakledilmiş ve orada toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlanmıştır.
