Necdet Sakaoğlu, Türk tarih yazıcılığına kazandırdığı kıymetli eserlerle tanınan, özellikle Osmanlı saray hayatı, Selçuklu tarihi, eğitim tarihi ve yerel kültür üzerine derinlikli araştırmalar yapmış seçkin bir tarihçi, öğretmen ve yazardır. 29 Eylül 1939 tarihinde Sivas'ın Divriği ilçesinde dünyaya gözlerini açan Sakaoğlu, ömrünü eğitime ve tarihe adamış, 27 Ağustos 2024'te Amasra'da vefat edene dek üretkenliğini sürdürmüştür. Akademik kuruluğu aşan akıcı kalemiyle geniş kitleleri tarihle buluşturan yazar, geçmişin tozlu sayfalarını popüler ve anlaşılır bir üslubla günümüze taşımıştır.
Sivas'tan İstanbul'a Uzanan Eğitim Yolculuğu
Eğitime olan tutkusu küçük yaşlarda başlayan Sakaoğlu, Divriğili kuyumcu Arif Efendi ile kültür dünyası geniş ev hanımı Necibe Hanım'ın beşinci evladı olarak büyüdü. Okuma hevesi sayesinde henüz ilkokul döneminde annesinden eski yazıyı öğrenerek gelecekteki mesleğine dair ilk ipucunu verdi. Divriği Atatürk İlkokulu'nu bitirdikten sonra ortaöğrenimini Nuri Demirağ Ortaokulu'nda 1954 yılında noktaladı. Ardından Sivas Öğretmen Okulu'ndan 1957 yılında mezun olarak ilk meslek hayatına Şanlıurfa'nın Parapara köyünde adım attı. Yükseköğrenim için İstanbul'a giderek Çapa Eğitim Enstitüsü'ne giren Sakaoğlu, burada ünlü edebiyatçı Nihat Sami Banarlı'nın öğrencisi olma şansına erişti ve 1961'de okulundan başarıyla mezun oldu.
Amasra Yılları, İdari Görevler ve Aile Hayatı
Mezuniyetinin peşinden Trabzon Öğretmen Okulu'nda edebiyat öğretmeni olarak üç ay gibi kısa bir süre çalışan Sakaoğlu, vatani görevini tamamladıktan sonra Amasra'ya tayin edildi. Bu şirin Karadeniz kasabasında on beş sene boyunca ortaokul ve lise müdürlüğü görevini üstlenerek eğitim camiasına büyük katkılar sundu. Amasra'da bulunduğu bu dönemde kentin köklü ailelerinden Ethamağa ailesine mensup Fatma Hanım ile hayatını birleştirdi ve bu evlilikten bir erkek evlat sahibi oldu. Okullardaki yöneticilik faaliyetlerinin yanı sıra devlette de önemli sorumluluklar üstlenerek sekiz yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı müfettişliği yaptı. Ayrıca beş yıl süresince Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğinde bulunarak Türk eğitim sisteminin şekillenmesinde önemli bir rol oynadıktan sonra 1998'de emekliye ayrıldı.
Tarihe ve Kültüre Adanmış Bir Yaşam
Emekliliğinin ardından ömrünün geri kalanını geçireceği Amasra'ya tekrar yerleşen Necdet Sakaoğlu, folklor, edebiyat ve tarih araştırmalarına burada hız kesmeden devam etti. İlk çalışmasını 1966 senesinde Çeşm-i Cihan Amasra adıyla kitaplaştıran yazar, bölgenin tarihi ve folklorik yapısını titizlikle ele aldı. Çeşitli gazete, dergi ve ansiklopedilerde makaleleri yayımlanan Sakaoğlu'nun, tarih ve tarih eğitimi üzerine yaptışı değerli çalışmalar 1978 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından basıldı. 1980'li yıllarda yurdumuzdaki önemli tarihi yapıları belgeleyen eserler kaleme alırken, sözlü tarih metotlarından da çalışmalarında başarıyla yararlandı.
Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel dünyasını yalın bir dille aktardığı Bu Mülkün Sultanları ve saray kadınlarının yaşamını irdeleyen Bu Mülkün Kadın Sultanları kitapları geniş okur kitlelerince çok sevildi. Yazarın öne çıkan diğer popüler kitapları şunlardır:
- Osmanlı Sarayı'nda Gündelik Hayat
- Tarihimizdeki Garip Olaylar
- Sultanlar ve Kalfalar
Başarıları pek çok ödülle taçlandırılan yazar, Bostanzâde Yahya Efendi'nin Târih-i Saf Tuhfetü'l-Ahbâb adlı eserini günümüz Türkçesine kazandırdığı Duru Tarih çevirisiyle 1969'da, Türk Anadolu'da Mengücekoğulları eseriyle ise 1971'de Milliyet Gazetesi Karacan Armağanı'na layık görüldü. Ayrıca, sözlü tarih kaynaklarına dayanarak yazdığı Anadolu Derebeyi Ocaklarından Köse Paşa Hanedanı başlıklı çalışmasıyla 1985 Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilimler Ödülü'nün sahibi oldu. 27 Ağustos 2024 günü Amasra'daki hanesinde geçirdiği ani bir kalp rahatsızlığı neticesinde aramızdan ayrılan usta tarihçi, aynı kentte toprağa verilmiştir.