Türk tiyatrosunun ve sinemasının asırlık çınarlarından biri olan İbrahim Necdet Ayral, 6 Ağustos 1908 tarihinde İstanbul'un Paşabahçe semtinde dünyaya gözlerini açmış ve ömrünü sahne sanatlarına adamıştır. Uzun ömrünü 5 Haziran 2004'te yine İstanbul'da noktalayan usta aktör, Türk sanat tarihine silinmez izler bırakmıştır. Tiyatro sahnesine ömrünü adamıştır. Sanatçı, Şehir Tiyatroları bünyesinde çok sayıda eserde rol alıp yönetmenlik koltuğuna oturmuştur. Aynı zamanda İtalyan komedyen Toto'ya ses vererek dublaj alanında büyük ün kazanmıştır. Zorlu bir gençliğin ardından tiyatro tarihinin unutulmaz yapı taşlarından biri olmayı başarmıştır.
Zorluklarla Dolu Gençlik Yılları
Şair ve Albay Mehmet Mahfi Bey ile Fatma Masadet Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelen Ayral, çocukluk yıllarında hem ailevi hem de dönemin tarihi koşullarından ötürü büyük zorluklarla karşılaşmıştır. Avusturya Lisesi'ndeki ilk eğitimi, henüz kırkıncı günündeyken Birinci Dünya Savaşı sebebiyle yarım kalmıştır. Sanatçı, 1919 yılında Galatasaray Sultanisi'ne yatılı olarak kaydolmuştur. Ancak 1923'te babasının vefatı sonrasında okulun masraflarını karşılayacak maddi güçleri kalmamıştır. Bu sebeple son sınıfa gelemeden, okulun altıncı sınıfından ayrılmak durumunda kalmıştır. Eğitiminin ardından geçimini sağlamak için Deutsche Orient Bank'ın muhasebe departmanında işe girmiştir. Burada çalışırken 1927 yılında yolları Hélène Hanım ile kesişmiştir. Genç çift, kısa süre sonra hayatlarını birleştirme kararı almıştır. Bu örnek evlilik, eşinin vefatına kadar tam 52 yıl boyunca büyük bir sadakatle sürmüştür.
Darülbedayi’den Şehir Tiyatrolarına Sahne Hayatı
Muhasebe servisinde çalışırken tiyatroya olan tutkusunu her zaman en üst seviyede canlı tutmuştur. Sahnelere ilk adımını Cem Karaca'nın babası Mehmet Karaca ile beraber Darülbedayi bünyesinde atmıştır. Sanatçının profesyonel kariyeri, 24 Eylül 1932'de sahnelenen "7 Köyün Zeynebi" adlı oyunla başlamıştır. O dönemlerde sahneye konan tiyatro yapıtları en fazla birer hafta gösterimde kalmaktaydı. Bu hareketli dönemde sergilediği başarılı oyunculukla İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde unutulmaz roller üstlenmiştir. Tiyatro sahnesine ömrünü adamış olan sanatçının oynadığı başlıca önemli yapıtlar şunlardır:
- Lüküs Hayat: İstanbul Şehir Tiyatroları sahnesinde unutulmaz kompozisyonlar yarattığı bu meşhur müzikal, sanatçının kariyerinde önemli bir yere sahiptir.
- Kral Lear: Shakespeare'in bu ölümsüz trajik yapıtında sergilediği oyunculuk performansı izleyicilerden büyük alkış almıştır.
- Deli Dolu: Tiyatro dünyasında ses getiren komedilerden biri olan bu oyunda sahneye koyduğu tipleme akıllara kazınmıştır.
- Fizikçiler: Sahne sanatlarının felsefi derinliğe sahip bu önemli eserinde rol alarak başarısını bir kez daha kanıtlamıştır.
- Bir Komiser Geldi: Klasikleşmiş bu dramatik eserde canlandırdığı karakterle seyircinin hafızasında silinmez bir yer bulmuştur.
- Cyrano de Bergerac ve Tartuffe: Dünya edebiyatının bu seçkin klasik oyunlarında sergilediği performanslarla tiyatroseverlerin gönlünü fethetmiştir.
Sahnede canlandırdığı her karakterde izleyicilerin beğenisini kazanmıştır. Ayrıca Şehir Tiyatroları'nın resmi dergileri için tiyatro üzerine eğitici yazılar hazırlamıştır. Tiyatronun çocuk biriminde de görev alarak küçük yaştaki izleyiciler için oyunlar sahnelemiştir.
Seslendirme Ustalığı ve 36. Sanat Yılı Jübilesi
Sahnelerdeki üstün başarılarına ek olarak seslendirme stüdyolarında da uzun yıllar dublaj yapmıştır. Özellikle 1950 ile 1975 yılları arasında beyaz perdenin ünlü İtalyan komedyeni Toto'yu Türkçe seslendirerek dublaj sanatçılığındaki benzersiz ustalığını ve sesinin tınısını tüm ülkeye kanıtlamıştır. Sanat hayatındaki otuz altı yıllık büyük emeği taçlandırmak amacıyla Şehir Tiyatroları usta sanatçıya jübile düzenlenmiştir. Görkemli kutlama, 3 Ağustos 1968 tarihinde çok geniş bir sanatçı katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sanatçıyı bu gururlu gecede yalnız bırakmayan değerli dostları şunlardır:
- Tiyatronun usta isimlerinden İsmail Galip Arcan,
- Geleneksel Türk tiyatrosunun simge ismi İsmail Dümbüllü,
- Türk müziğinin büyük sesi Münir Nurettin Selçuk,
- Dönemin ünlü ses sanatçısı Perihan Altındağ Sözeri,
- Ünlü illüzyon ustası Zâti Sungur,
- Tiyatro sahnesinin kıymetli oyuncuları İhsan Devrim, Necdet Yakın ve Tevfik İnce.
Jübile gecesinin ardından da sahnelerden ve mesleğinden kopmamıştır. Usta oyuncu, İstanbul Şehir Tiyatroları çatısı altında sanat yaşamını gururla sürdürmeye devam etmiştir.
