Mustafa Santur, 1905 yılında Selanik'te doğmuş; Türkiye'de elektronik ve haberleşme mühendisliği disiplininin kurucusu sayılan Türk akademisyendir. 7 Mart 1981'de hayatını kaybeden Santur, onlarca yıllık akademik yaşamı boyunca İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) profesyonel ve kurumsal iz bırakmış; kurduğu laboratuvarlar ve okuttuğu derslerle yetiştirdiği kuşaklar üzerinden mirasını yaşatmıştır.
Eğitim Yaşamı ve Yurt Dışı Deneyimi
Özel Alman Lisesi'ndeki orta öğreniminin ardından, o yıllarda Robert Kolej adıyla anılan ve bugünkü Boğaziçi Üniversitesi'nin mühendislik bölümünden 1930'da mezun oldu. Bir yıl sonra ABD'ye geçerek Cleveland Case Institute of Applied Sciences'tan 1931'de, İllinois Üniversitesi'nden ise 1932'de olmak üzere kısa aralıklarla iki ayrı Master of Science derecesi aldı. Aynı yıl kazanılan Victor Royal Bursu ona Kaliforniya'nın kapılarını açtı; Stanford Üniversitesi'nde başladığı doktora çalışmasını 1933'te başarıyla tamamlayarak Türkiye'ye döndü.
Akademik Kariyer ve İTÜ'deki Görevleri
Yurda dönüşünün hemen ardından Yüksek Mühendis Mektebi'nde fizik kürsüsünde müderris muavini sıfatıyla göreve başladı. İTÜ bünyesinde hızla yükselen Santur, 1944'te Elektrik Fakültesi Yüksek Frekans Tekniği Kürsüsü profesörlüğüne atandı. Yönetim kademesindeki sorumlulukları da giderek ağırlaştı:
- 1948–1950 yılları arasında Elektrik Fakültesi Dekanı görevini üstlendi.
- 1954–1955 yıllarında İTÜ Rektörü sıfatıyla üniversiteyi yönetti.
- Yüksek Frekans Tekniği Kürsüsü başkanlığını 1973 yılına kadar sürdürdü ve 1975'te emekli oldu.
Bu süreçte kurduğu laboratuvarlar ve oluşturduğu müfredat, Türkiye'de elektronik ile haberleşme mühendisliğinin bağımsız bir disiplin olarak kök salmasına zemin hazırladı. Aynı dönemde Boğaziçi Üniversitesi ve Yıldız Teknik Okulu'nda da ders vererek farklı kurumlardaki öğrencilere ulaştı.
Akademi Dışı Görevler ve Mirası
Santur'un katkıları sınıf duvarlarının ötesine taştı. Atom Enerjisi Komisyonu, Genelkurmay Başkanlığı Ar-Ge Kurulu ve ODTÜ Mütevelli Heyeti üyeliği gibi görevlerle bilimsel birikim ve deneyimini devlet kurumlarına da taşıdı. Ömür boyu sürdürdüğü bu hizmetlerin tanınması için anısına 1983 yılında TÜBİTAK Hizmet Ödülü verildi. Bir neslin akademik kimliğini biçimlendiren Mustafa Santur, Türkiye'nin modern mühendislik tarihi açısından göz ardı edilemeyecek bir isim olarak anılmaya devam etmektedir.
