Mustafa Edige Kırımal, Kırım Tatarlarının bağımsızlık mücadelesini diasporada yöneten, hayatı sürgünler ve göçlerle şekillenmiş öncü bir liderdir. 1911 yılında Kırım'ın tarihi şehri Bahçesaray'da dünyaya gelen Kırımal, Sovyet rejiminin amansız baskıları karşısında vatanını terk etmek zorunda kalmış, ömrünü Avrupa'da milletinin haklarını savunmaya adamıştır. Akademik donanımı ve diplomatik çabalarıyla öne çıkan bu değerli fikir insanı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında esir düşen soydaşlarının kurtuluşu için Berlin'de yoğun mücadeleler yürütmüştür.
Kırım'dan Başlayan Zorunlu Yolculuk
Mustafa Edige Kırımal'ın kökleri, Polonya Tatarlarından olan babası Mustafa Şinkieviç'e dayanmaktadır. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden hemen önce Kırım topraklarına yerleşmiştir. Genç Edige, ilk eğitim adımlarını Yalta yakınlarındaki Dereköy'de atmış, ardından Yalta'daki Rus Lisesi'nde eğitimini sürdürmüştür. Yükseköğrenim hayatını ise Akmescit Pedagoji Enstitüsü'nde başarıyla tamamlamıştır. Ancak o dönemde tırmanışa geçen Sovyet baskısı, genç lider adayının hayat çizgisini tamamen değiştirmiştir. Rejimin ağır tehditleri karşısında önce komşu Azerbaycan'a kaçan Kırımal, buradaki tehlikenin sürmesi üzerine İran topraklarına sığınmıştır. 1932 yılına gelindiğinde, İran üzerinden zorlu bir yolculukla İstanbul'a ulaşmayı başarmıştır. İstanbul'da iki yıl kalan Kırımal, ardından Litvanya Müslümanlarının liderliğini yürüten amcası Müftü Yakup Sinkievic'in davetiyle onun yanına gitmiştir. Eğitim aşkını burada da sürdürerek 1939 yılında Vilnius Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nden mezun olmuştur. Aynı yıl Nazi Almanyası'nın Polonya'ya saldırması üzerine, Berlin üzerinden yeniden İstanbul'a dönmek zorunda kalmıştır.
İkinci Dünya Savaşı ve Diplomasi Mücadelesi
Savaşın yıkıcı etkileri sürerken, Mustafa Edige Kırımal 1941 ile 1944 yılları arasında Alman işgali altındaki Ukrayna ve Kırım bölgelerinde yaşanan dram karşısında sessiz kalmamıştır. Bu zorlu süreçte Almanya'da bulunan Kırımal, kamplardaki Kırımlı savaş esirlerinin insani koşullarının iyileştirilmesi ve kurtarılması için yoğun mesai harcamıştır. Savaşın sona ermesiyle birlikte yaşamını Almanya'da sürdürme kararı almıştır. Akademik kariyerine yönelerek Münster Üniversitesi'nde "Kırım Türklerinin Milli Mücadelesi" başlıklı doktora tezini sunmuş ve doktor unvanını kazanmıştır. Hayatını Aymelek Hanım ile birleştiren Edige Bey, yarım asra yaklaşan gurbet hayatının ardından 1980 yılında Münih kentinde vefat etmiştir. Vatanı o yıllarda hâlâ Sovyet işgali altında olduğu için naaşı geçici olarak Almanya topraklarında defnedilmiştir.
Vatana Dönüş ve Ebedi İstirahatgah
Mustafa Edige Kırımal'ın cenazesi, ölümünden tam 27 yıl sonra vatan hasretini dindirecek tarihi bir operasyonla Kırım'a taşınmıştır. Kanada'da ikamet eden kardeşi Aslan Bey'in verdiği resmi vekaletle harekete geçen sivil toplum temsilcileri, büyük bir vefa örneşi sergilemiştir. Bu nakil sürecinde şu isimler ve kurumlar aktif rol üstlenmiştir:
- Giessen merkezli Batı Avrupa Kırım Kültür Merkezi Genel Başkanı Rafet Karanlık
- Kırım Tatar Milli Meclisi Almanya Temsilcisi Ahmet Özay
- Batı Avrupa Kırım Kültür Merkezi Kırım Temsilcisi Kürşad Örnek
Gerekli tüm resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından Kırımal'ın naaşı, İstanbul üzerinden ata topraklarına ulaştırılmıştır. Kırım Tatarlarının büyük acısı olan 18 Mayıs sürgününün 62. yıl dönümünde, Bahçesaray'da düzenlenen büyük bir devlet töreni gerçekleştirilmiştir. Bu anlamlı günde, Kırım Tatarlarının efsanevi lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu tarafından ebedi istirahatgahına tevdi edilmiştir. Edige Bey'in mezarı bugün, Kırım hanlarının türbelerinin ve İsmail Gaspıralı ile Ahmet Özenbaşlı gibi milli uyanış öncülerinin metfun bulunduğu Bahçesaray Zincirli Medrese bahçesindeki devlet mezarlığında yer almaktadır. Kırımal, geride bıraktığı şu kıymetli akademik çalışmalarıyla da bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştirmiştir:
- "The Tragedy of Crimea." Eastern Quarterly 4 (1) (1951): 38-46.
- Der nationale Kampf der Krimturken. Emsdetten/Westfalen, 1952.
