Mustafa Münir Özkul, sanatla yoğrulmuş ömrü boyunca Türk tiyatrosu ve sinemasında silinmez izler bırakmış efsanevi bir devlet sanatçısıdır. 15 Ağustos 1925 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açan usta aktör, sahneye ilk adımını henüz lise yıllarında atarak ömrünü sanata adamıştır. Karakter oyunculuğundaki başarısıyla halkın kalbinde taht kuran sanatçı, kendine has üslubuyla sinemamızın en unutulmaz simalarından biri olmuştur. Hayata 5 Ocak 2018 günü yine doğduğu şehir olan İstanbul'da veda eden efsane isim, geride yüzlerce unutulmaz film ve sahne eseri bırakmıştır.
Sahneden Beyaz Perdeye Uzanan Sanat Yolculuğu
Eğitim hayatını İstanbul Erkek Lisesi bünyesinde tamamlayan Özkul, sanatsal serüvenine 1939 senesinde henüz öğrenciyken Bakırköy Halkevi'nde tiyatro ile adım atmıştır. Yükseköğrenim için bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ile Edebiyat Fakültesi'nin sanat tarihi bölümüne devam etse de tiyatro tutkusu ağır basmıştır. Profesyonel anlamda ilk oyunculuk deneyimini 1948 yılında Ses Tiyatrosu'nda sahnelenen "Aşk Köprüsü" oyunuyla yaşamıştır. Ardından Türk tiyatrosunun öncülerinden Muhsin Ertuğrul'un yönettiği Küçük Sahne kadrosuna katılmıştır. Bu dönemde dünya edebiyatının önemli eserlerinde sahne alarak yeteneğini kanıtlamıştır.
Sanatçının Küçük Sahne bünyesinde rol aldığı klasik oyunlardan bazıları şunlardır:
- Fareler ve İnsanlar (1951)
- Babayiğit
- Yaz Bekarı (1954)
- Çayhane (1955)
Tiyatro kariyerini sürekli geliştirerek farklı topluluklarda görev alan sanatçı, 1958-1959 yıllarında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda çalışmıştır. Bir sonraki yıl Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesine katılan usta, hemen ardından İstanbul Aksaray'da arkadaşlarıyla birlikte kendi topluluğu olan Bulvar Tiyatrosu'nu kurmuştur. 1963-1967 yılları arasında çeşitli tiyatro gruplarıyla turnelere çıkan usta sanatçı, bu süreçte zaman zaman sahnelerden uzak kaldığı dönemler de yaşamıştır. Özel tiyatro sahnelerinde Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi dev isimlerle çalışarak sanatını olgunlaştırmıştır. 1969 yılında ise yazar Haldun Taner ile ortaklaşa Bizim Tiyatro'yu kurarak sanat dünyasına yeni bir soluk kazandırmıştır. Aynı yıl sahnelenen "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" isimli oyundaki Tomas Fasulyeciyan karakteri, tiyatro tarihindeki en büyük başarılarından biri olmuştur.
Unutulmaz Karakterler ve Adile Naşit ile Efsanevi Ortaklık
Tiyatro sahnelerinin yanı sıra 1950'li yıllardan itibaren sinemada da boy gösteren usta oyuncu, kariyerinin ilk dönemlerinde "Edi ile Büdü", "Balıkçı Güzeli" ve "Kalbimin Şarkısı" gibi filmlerde dikkat çekmiştir. 1965 sonrasında sinemadaki karakterleriyle büyük beğeni toplamıştır. 1970'li yıllara gelindiğinde ise ünlü yönetmen Ertem Eğilmez imzalı, kalabalık kadrolu efsanevi aile filmlerinin vazgeçilmez siması haline gelmiştir. Bu dönemin en popüler eserlerinden biri olan Hababam Sınıfı serisinde canlandırdığı, Özel Çamlıca Lisesi'nin tatlı sert müdür yardımcısı Kel Mahmut rolüyle adeta hafızalara kazınmıştır. Bu karakter adeta onunla özdeşleşmiştir.
Özkul'un rol aldığı geniş kadrolu popüler sinema yapıtları arasında şunlar öne çıkmaktadır:
- Mavi Boncuk
- Bizim Aile ve Aile Şerefi
- Gülen Gözler ve Neşeli Günler
- Gırgıriye ve Görgüsüzler
Bu filmlerin neredeyse tamamında Türk sinemasının bir diğer efsanesi Adile Naşit ile birlikte kamera karşısına geçerek unutulmaz bir ikili oluşturmuştur. Sinemada 200'den fazla yapımda rol alan usta aktör, 1972 yapımı "Sev Kardeşim" filmindeki performansi ile Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Karakter Oyuncu" ödülünü kazanmıştır. Ayrıca 1977 senesinde düzenlenen Azerbaycan Film Festivali'nde "Bizim Aile" filmindeki efsanevi Yaşar Usta karakteriyle özel ödüle layık görülmüştür. Sanatçı ayrıca "Süt Kardeşler" filminde yönetmen yardımcılığı yapmıştır. 1980 sonrasında ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde oynamıştır.
Ödüllerle Süslenen Sahne Vedası
Kariyeri boyunca sergilediği üstün performanslarla pek çok ödüle değer görülen büyük usta, 1968 yılında Altan Karındaş topluluğunda sahnelenen Kanlı Nigar oyunundaki başarısıyla İlhan İskender Armağanı'nı kazanmıştır. Bu başarısının ardından geleneksel tiyatronun simgesi olan ve İsmail Hakkı Dümbüllü'nün Kel Hasan Efendi'den devraldığı tarihi kavuk Özkul'a takdim edilmiştir. Sanatçı bu simgesel kavuğu 1989 yılında Ferhan Şensoy'a devretmiştir. Sadık Şendil'in araya girmesiyle 1972'de gazinolarda şovmenlik yapmaya başlamıştır. Bu sahnelerde Adile Naşit ile birlikte de yer almıştır.
Tiyatro aşkıyla 1978 yılında Şehir Tiyatroları'na geri dönen sanatçı, 1983-1984 yıllarında Dormen Tiyatrosu'nda sahnelenen "Generalin Aşkı" oyunuyla seyirciyle buluşmuştur. 1980'lerin ortalarında ise Ortaoyuncular topluluğuna katılarak "İstanbul'u Satıyorum" başta olmak üzere dört oyunda rol almış ve ardından sahnelere veda etmiştir. Haldun Taner'in meşhur eseri "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" oyunundaki Tomas Fasulyeciyan rolüyle de 1978'de Avni Dilligil, 1979'de Ulvi Uraz ile İsmet Küntay ve 1980'de İsmail Dümbüllü ödüllerinin sahibi olmuştur.
