Muharrem Esir Tunçay, 1913 yılında Balkanlar'ın köklü tarihi merkezlerinden olan Preveze'de dünyaya gelmiş ve genç yaşlarından itibaren kendisini bilime adamıştır. Genç cumhuriyetin kuruluş ve gelişim sancılarını bizzat yaşayan, hekimlik kimliğiyle topluma şifa dağıtırken siyasi kişiliğiyle de devlet idaresinde aktif sorumluluk üstlenen saygın bir devlet adamı olarak adını altın harflerle yazdırmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında uzun yıllar boyunca Balıkesir Milletvekili olarak milletine hizmet etmiştir. Vatansever hekim ve siyasetçi, 28 Mayıs 1988 tarihinde vefat etmiştir.
Tıbbiyeden Serbest Hekimliğe Uzanan Şifa Yolculuğu
Genç cumhuriyetin nitelikli hekim ihtiyacının had safhada olduğu yıllarda ideallerinin peşinden giden Tunçay, tıp eğitimini almak üzere İstanbul'un yolunu tutmuştur. Ülkemizin en prestijli eğitim kurumu olan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesindeki eğitimini başarıyla tamamlayarak mezuniyetini elde etmiştir. Tıp eğitimini tamamlamasının akabinde, klinik bilgi ve derin dikkat gerektiren İç Hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi almaya karar vermiştir. Bu alandaki zorlu ihtisas sürecini de başarıyla noktalayarak iç hastalıkları uzmanı unvanını gururla taşımaya hak kazanmıştır. Kazandığı bu donanımla halkın sağlık sorunlarına çözümler üretebilmek amacıyla serbest doktorluk mesleğini icra etmeye başlamıştır.
O dönemlerin kısıtlı ve zorlu şartları altında serbest hekimlik yapmak son derece meşakkatli bir uğraştı. Tunçay, sadece muayenehanesinde hasta kabul etmekle yetinmemiş, aynı zamanda halkın sorunlarıyla doğrudan ilgilenen samimi bir hekim profili sergilemiştir. Mesleğindeki teşhis gücü sayesinde çevresinde derin bir güven oluşturmuştur. Meslek hayatında hastalarına gösterdiği benzersiz insani yaklaşım, içten alaka ve yüksek meslek ahlakı sayesinde kendisini kısa sürede bölgede parmakla gösterilen ve herkesin sevgisini kazanan örnek bir hekim haline getirmeyi başarmıştır.
Milletin Temsilcisi Olarak Siyasi Yaşam ve TBMM Yılları
Mesleki hayatında elde ettiği başarıları toplumsal fayda ile taçlandırmak isteyen başarılı hekim, ilerleyen süreçte aktif siyasete atılmaya karar vermiştir. Balıkesir halkının yoğun sevgisi ve desteğiyle meclise girerek vatanına parlamentoda hizmet etme şerefine nail olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde aralıksız üç dönem boyunca milletvekilliği yaparak kırılması güç bir başarıya imza atmıştır. Siyasi hayatının en parlak yıllarını teşkil eden bu dönemde sırasıyla şu yasama dönemlerinde meclisteki koltuğunu korumuştur:
- TBMM IX. Dönem Balıkesir Milletvekilliği
- TBMM X. Dönem Balıkesir Milletvekilliği
- TBMM XI. Dönem Balıkesir Milletvekilliği
Meclisteki görevi süresince tıbbi birikimini en verimli şekilde değerlendirmiştir. Sağlık politikaları ve halk sağlığının korunması konularındaki meclis çalışmalarına sunduğu nitelikli katkılarla ön plana çıkmayı başarmıştır. Balıkesir'in yerel sorunlarını ve bölge halkının beklentilerini kararlı bir dille parlamentonun gündemine taşıyarak çözüme kavuşturulması yönünde gayret göstermiştir. Meclis kariyerinde sergilediği vatansever ve ilkeli duruş, kendisini siyaset arenasında saygın bir konuma yükseltmiştir. Uzlaşmacı ve yapıcı kimliğiyle, hem kendi dönemindeki meslektaşlarının hem de sonraki nesillerin takdirini kazanan seçkin bir şahsiyet olmuştur.
Örnek Kişiliği ve Geride Bıraktığı Değerli Miras
Siyasi ve mesleki kariyerindeki muazzam başarıların yanı sıra, özel yaşantısında da son derece mütevazı ve örnek bir aile hayatı sürmüştür. Aile kurumuna ve toplumsal değerlere her koşulda büyük kıymet vermiştir. Evli ve bir çocuk babası olan değerli siyasetçi, yoğun çalışma temposu içerisinde dahi ailesini her daim ön planda tutmuştur. Yaşamı boyunca dürüstlüğü ve yüksek ahlaki değerleri kendisine rehber edinmiştir. Çevresinde beyefendi kişiliğiyle son derece derin izler bırakmıştır.
Takvimler 28 Mayıs 1988 tarihini gösterdiğinde hayata gözlerini yumarak tüm ülkeyi ve tıp camiasını derin bir hüzne boğmuştur. Vefatının ardından geride bıraktığı tertemiz isim, şifa dağıtan elleri ve parlamentodaki kararlı sesi dün gibi tazeliğini korumaktadır. Hem bir hekim hem de parlamento üyesi olarak ülkesine büyük sevdalarla hizmet eden bu müstesna şahsiyet, Türkiye siyasi ve tıp tarihindeki saygın yerini her daim muhafaza edecektir.