Türkiye’nin yakın tarihine hem yeşil sahalarda hem de parlamento çatısı altında iz bırakan Misbah Ongan, 1925 yılında Siirt'te dünyaya geldi.
Farklı alanlardaki üstün becerileriyle dikkat çeken Ongan, gençlik yıllarında meşin yuvarlağın peşinden giderek spor camiasında saygın bir yer edindi.
Gerek adliye koridorlarında gerekse siyaset meydanında gösterdiği dürüst ve kararlı tutum, onu döneminin saygın şahsiyetleri arasına sokmayı başardı.
13 Aralık 2014 tarihinde yaşama gözlerini yuman eski siyasetçi, vefatının ardından Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’nda ebedi istirahatgahına tevdi edildi.
Yeşil Sahalardan Hukuk Kürsülerine
Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlayan Ongan, eğitim süresince spora olan tutkusunu da profesyonel boyuta taşımayı ihmal etmedi.
Bu süreç oldukça yorucuydu.
Genç yaşta gösterdiği yüksek disiplin ve azim sayesinde, döneminin en popüler ve köklü futbol kulüplerinde uzun yıllar başarıyla mücadele etti.
Yeşil sahalarda büyük beğeni topladı.
Ter döktüğü kulüpler şunlardır:
- Fenerbahçe
- Kasımpaşa
- Vefa
Siyaset Arenası ve Avukatlık Yılları
Üniversiteden mezun olduktan sonra serbest avukatlık yapmaya başlayan tecrübeli isim, toplumsal sorunlara duyduğu hassasiyet neticesinde yazarlık ve gazetecilik gibi farklı entelektüel alanlarda da uzun süre kalem oynattı.
Fikirlerini ve hukuki birikimini gazete sütunlarından halka ulaştıran Ongan, toplumda geniş yankı uyandıran yazılara imza attı.
Hukuk alanında edindiği saygın birikim ve toplumsal alandaki etkinliği, onu zaman içerisinde aktif siyasetin merkezine doğru kararlı bir şekilde çekti.
Kendi doğup büyüdüğü şehre ve ülkesine daha fazla katkı sağlamak amacıyla Yeni Türkiye Partisi (YTP) çatısı altında siyasi mücadeleye atıldı.
Girdiği genel seçimlerin ardından Siirt Milletvekili unvanıyla TBMM 2. (XIII) Dönem parlamentosunda görev alarak yasama faaliyetlerinde son derece etkin bir rol oynadı.
Siyasi Veto ve Son Yılları
Takvimler 1983 yılını gösterdiğinde ve Türkiye’de yeni bir siyasi düzen kurulurken, Ongan da Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP)’nin kurucu kadrosunda bulunarak tarihi bir inisiyatif üstlendi.
Ancak siyasi planları yarıda kaldı.
Dönemin olağünüstü koşullarında Millî Güvenlik Konseyi tarafından veto edilerek yeni kurulan bu partide siyaset yapması antidemokratik biçimde engellendi.
Bu beklenmedik engel, o dönemin çalkantılı siyasi dinamiklerini ve geçiş sürecinin sert kurallarını açıkça gözler önüne seren çarpıcı bir tarihi vesika oldu.
Siyasetin ardından yaşamını hukuk çalışmalarına adayan Ongan, ilkeli duruşuyla meslektaşları arasında her zaman saygıyla yad edildi.
Hayatının sonraki evresini ailesine adayan, evli ve iki çocuk babası olan Ongan, ömrünün sonuna kadar onurlu duruşunu muhafaza etti.