Türk basın tarihinin en etkili figürlerinden biri olan gazeteci ve yazar Metin Toker, 1924 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Kalemiyle döneminin siyasi atmosferine yön veren entelektüel isim, yarım asrı aşan kariyerinde cesur habercilik anlayışıyla adından söz ettirmeyi başardı. 18 Temmuz 2002 tarihinde Ankara'da hayatını kaybeden Toker, özellikle kurucusu olduğu Akis dergisindeki sert muhalif çizgisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndaki siyasi çalışmalarıyla Türkiye'nin demokrasi serüveninde önemli roller üstlendi. Siyaset ve medya dünyasındaki ağırlığıyla bilinen yazar, aynı zamanda ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün damadı olması yönüyle de geniş kitlelerce tanındı.
Gazeteciliğe İlk Adım ve Paris Yılları
Eğitim hayatına prestijli kurumlarda yön veren Toker, 1942 senesinde Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. Yükseköğrenimini ise 1948 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi Bölümü'nde başarıyla tamamladı. Genç yaşta gazeteciliğe ilgi duymaya başlayan yazar, henüz üniversite sıralarındayken 1943 yılında Cumhuriyet gazetesi bünyesinde profesyonel yazı hayatına adım atarak mesleki tecrübe edinmeye başladı. Buradaki çalışmaları 1950 yılına kadar aralıksız devam etti.
Akademik birikimini uluslararası alana taşımak isteyen genç gazeteci, 1950-1953 yılları arasında Fransa'nın başkenti Paris'te eğitim gördü. Bu dönemde hem eğitimine devam etti hem de Türkiye'deki önemli yayın organları için muhabirlik yaptı. Cumhuriyet, Zafer ve Yeni İstanbul gazetelerinin Batı Avrupa temsilciliğini üstlenerek Avrupa siyasetini yakından takip etme şansı buldu. Paris macerasını 1953 yılında Paris Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden diploma alarak taçlandırdı.
Yazın dünyasına adım attığı ilk yıllarda İsmet İnönü'ye karşı sert muhalif yazılar kaleme almaktaydı. Özellikle iktidar yanlısı Zafer gazetesinde İnönü'yü sertçe eleştiriyordu. Ancak Fransa'dan döndükten sonra siyasi görüşlerinde belirgin bir değişim yaşandı ve muhalefet saflarında yer almaya karar verdi. Bu radikal dönüşüm, onun kariyerinde yepyeni bir sayfa açacaktı.
Akis Dergisi ve Siyasi Mücadele Dönemi
Türkiye'ye döndüğünde medya alanında yenilikçi bir adım atan Toker, 1954 yılında Türk basınında çığır açacak olan haftalık siyasi haber dergisi Akis'i çıkarmaya başladı. Amerikan Time dergisinin formatını andıran bu yayın, Türkiye'de araştırmacı ve muhalif haberciliğin öncülerinden biri oldu. Derginin başarısını pekiştirmek amacıyla ayrıca Akis Yayınları adında bir yayınevi de faaliyete geçirdi. Bu dönemde meslektaşlarının güvenini kazanarak Ankara Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı görevine getirildi.
Hayatının dönüm noktalarından birini özel yaşamında gerçekleştiren gazeteci, 9 Şubat 1955 tarihinde ülkenin ikinci cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker ile hayatını birleştirdi. Bu birliktelikten çiftin üç çocukları dünyaya geldi. Bu evlilik, Toker'in siyaset sahnesindeki görünürlüğünü artırırken, kamuoyunda "Millî Damat" olarak anılmasına yol açtı.
Toker, 1967 yılına kadar başyazarlığını üstlendiği Akis dergisinde dönemin siyasi iktidarlarına karşı son derece keskin eleştiriler yöneltti. Kaleminin cesareti, onu sık sık yargı makamlarıyla karşı karşıya getirdi. Hatta Demokrat Parti döneminde, Devlet Bakanı Mükerrem Sarol'a yönelik bir yazı nedeniyle hakaret suçlamasıyla yargılandı. 1957 yılında sonuçlanan bu dava neticesinde 7 ay 23 gün hapis cezasına çarptırıldı. Yaşadığı cezaevi süreçlerine rağmen eleştirel duruşundan taviz vermedi.
Senato Üyeliği ve Edebi Mirası
1967 yılında Akis dergisini kapatma kararı alan usta kalem, gazetecilik kariyerine farklı yayınlarda devam etti. Hürriyet ve Milliyet gazetelerindeki köşesinde okurlarıyla buluştu. Medyadaki etkinliğinin yanı sıra 1977 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından kontenjan senatörü olarak atandı. 1980 yılına kadar Cumhuriyet Senatosu çatısı altında yasama faaliyetlerinde bulundu. 1980'lerin başında aktif siyaseti bırakarak tamamen yazarlığa ve siyasi anılarını kaleme almaya odaklandı.
Usta yazar, arkasında çok sayıda kıymetli eser bıraktı. Özellikle kayınpederinin dönemini mercek altına alan çalışmaları geniş yankı uyandırdı. Bu kapsamdaki en önemli yayınları şunlardır:
- İsmet Paşa İle On Yıl 1954-64 (1965-69 yılları arasında yayımlanan 4 ciltlik eser)
- Tek Partiden Çok Partiye (1944-1950) (İlk baskısı 1970'te yapılan çalışma)
- Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları (1944-1973) (Yukarıdaki kitapların genişletilmesiyle 1990-93 yılları arasında basılan 7 ciltlik külliyat)
Mesleki başarıları nedeniyle Uluslararası Basın Enstitüsü Şeref Üyeliği unvanına layık görülen yazar, aynı zamanda Gazeteciler Cemiyeti'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. 1983 yılında kurulmasında rol oynadığı İnönü Vakfı'nın yönetim kurulundaki görevini hayatının sonuna dek sürdürdü. Uzun süre mücadele ettiği amansız prostat kanseri hastalığı nedeniyle yaklaşık dokuz yıldır tedavi gören usta gazeteci, 18 Temmuz 2002 tarihinde Ankara'da yaşama veda etti.