Türk sinemasının unutulmaz karakterlerine hayat veren Ayşe Melike Zobu, 21 Mart 1963 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta adım attığı Yeşilçam sahnesinde canlandırdığı sert ve güçlü kadın karakterleriyle adını geniş kitlelere duyurmayı başardı. Sanatçı, 1978 yılında katıldığı prestijli bir güzellik yarışmasında "Esmer Yüz Güzeli" unvanını alarak sinema dünyasının kapılarını araladı. Sanat dünyasıyla iç içe büyüyen ünlü oyuncu, beyaz perdedeki üstün başarısını ilerleyen yıllarda sahne tozunu yuttuğu tiyatro salonlarına da taşıyarak oldukça çok yönlü bir kariyer haritası çizdi.
Sanat Dolu Bir Aile ve İlk Adımlar
Melike Zobu, İstanbul'da dört çocuklu kalabalık bir aile ortamında büyüdü. Annesi Rezzan İz, babası ise dönemin meşhur isimlerinden "Raki" lakaplı Güney Zobu'dur. Ailenin köklü sanat geçmişi, tiyatro tarihinin efsanevi ismi Vasfi Rıza Zobu'nun babasının amcası olmasıyla kendini gösterir. Bununla birlikte, usta sinema ve tiyatro oyuncusu Bilge Zobu da sanatçının amcasıdır. Henüz çok genç yaşlardayken hayat mücadelesine atılan Zobu, sinema kariyeri öncesinde, 1977 senesinde Kartal'da bulunan bir karate salonunda sekreterlik yapmak da dahil olmak üzere pek çok farklı alanda çalışarak hayatı öğrendi. Kariyerinin seyrini değiştiren gelişme ise 1978 yılında bir gazetenin düzenlediği yarışmaya katılmasıyla gerçekleşti.
Yeşilçam'da Yükseliş ve Tiyatro Yılları
Güzellik yarışmasının ardından fotoromanlarda boy gösteren Zobu, vakit kaybetmeden sinema setlerine adım attı. Sinema kariyerine adım attığı ilk başrol deneyimini, 1978 yılında senaryosunu Safa Önal'ın kaleme aldığı, usta yönetmen Şerif Gören'in koltuğunda oturduğu ünlü Derviş Bey filmindeki Karaca karakteriyle yaşadı. Bu filmde Kadir İnanır, Erol Taş ve Ahu Tuğba gibi dev isimlerle kamera karşısına geçti. Daha sonraki yıllarda Ömer Lütfi Akad, Kartal Tibet ve Zeki Alasya gibi ekol yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu. Sanatçı sinemadaki başarısını 1984 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nın sınavını kazanarak sahneye taşıdı. Aynı yıl hem "III. Selim Kılıç ve Ney" oyununda bir cariyeyi canlandırdı hem de "Sinderella" çocuk oyununda üvey anne rolünü üstlendi. Bu dönemde yüksek bütçeli reklam filmlerinde popüler markaların yüzü oldu.
Zobu, 1985 yılı itibarıyla sahne ve reklam çalışmalarına bir süre ara vererek tamamen beyaz perdeye yoğunlaştı. 1992 yılına kadar geçen bu verimli dönemde yirmiden fazla uzun metrajlı filmde başrol oynadı. Sanat yaşamı boyunca Yeşilçam'ın en parlak dönemine damga vuran birçok önemli yapımda ana karakterleri üstlendi. Aşağıda oyuncunun rol aldığı bazı unutulmaz sinema ve televizyon yapımları yer almaktadır:
- Derviş Bey (1978): Karaca karakteriyle usta aktör Kadir İnanır ile başrolü paylaştığı ilk sinema filmi.
- Bir Ceza Avukatının Anıları: Kuma (1979): Yönetmen Ömer Lütfi Akad imzalı yapımda Halil Ergün ile başrolü paylaştı.
- Kanije Kalesi (1982): Yılmaz Atadeniz'in yönettiği filmde Zeynep Bacı rolüyle Cüneyt Arkın ile kamera karşısına geçti.
- Deli Deli Küpeli (1986): Kemal Sunal ile başrolü paylaştığı, Hatice rolüyle hafızalara kazınan kült film.
- Aliye (1992): Oyunculuğa ara vermeden önce başrolde Aliye karakterini canlandırdığı duygusal sinema yapımı.
Özel Hayatı ve Sahnelere Veda
Melike Zobu, ilk evliliğini 1984 yılında Şehir Tiyatroları oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Osman Görgen ile gerçekleştirdi. Ancak bu birliktelik, eşinin 31 Temmuz 1992'de deniz kazasında vefat etmesiyle acı bir şekilde son buldu. Sanatçı, 1993 yılında Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticisi ve armatör Hakan Kalkavan ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evliliğin ardından oyunculuk kariyerini noktalayarak aile yaşamına odaklanmayı tercih etti. Bu evlilikten Hazal Kalkavan ve Yağmur Kalkavan adında iki kız çocuğu dünyaya geldi. Çiftin evliliği 2004 yılında boşanma ile neticelendi. Bugün gözlerden uzak sakin bir yaşam sürdüren Zobu, günümüzde İstanbul'da yaşamaya dev-am etmektedir.
