Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde, 1877 yılında Balıkesir'in Bandırma ilçesinde hayata gözlerini açan Mehmet Ülkü, namıdiğer Mehmet Akif Bey, vatanın işgal günlerinde yerel direnişi örgütleyen ve sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında halkını temsil eden, yurtsever kimliğiyle tanınan seçkin bir Türk siyasetçidir. Genç cumhuriyetin kuruluş harcında emeği geçen bu önemli şahsiyet, Bandırma Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti başkanlığı ve milletvekilliği görevleriyle bağımsızlık mücadelesinin en kritik safhalarında aktif roller üstlenmiştir. Kendisi, vatansever duruşu ve üstün gayretleri vesilesiyle ülkemizin en yüksek payelerinden biri olan Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile taçlandırılmıştır.
Yerel Direnişin Öncüsü: Müdafaa-yı Hukuk Yılları
Eğitim hayatına doğup büyüdüğü topraklarda adım atan Mehmet Ülkü, döneminin nitelikli ortaöğretim kurumlarından olan Rüştiye okulundan mezun olmuştur. Aldığı bu sağlam eğitim, onun gelecekte üstleneceği toplumsal liderlik vasıflarının temelini oluştururken, ayrıca entelektüel birikimini de derinleştirmiştir. Anadolu'nun işgal tehdidiyle sarsıldığı mütareke döneminde, doğduğu yer olan Bandırma'da kurtuluş meşalesini yakanların en ön safında yer almıştır. Vatan topraklarının korunması maksadıyla kurulan Bandırma Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti başkanlığına seçilmiştir. O zorlu günlerde direnmek kolay değildi. Yine de o asla vazgeçmedi. Bölgede faaliyet gösteren kuvayımilliye milis kuvvetleri ile sivil halkı tek bir çatı altında büyük bir maharetle örgütleyerek, işgal kuvvetlerinin Marmara kıyılarındaki stratejik ilerleyişini tamamen sekteye uğratacak hamlelere imza atmıştır.
Ankara Yılları ve Milletvekilliği Kariyeri
Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasının peşinden, ülkenin siyasi yapısının şekillendirilmesi sürecine geçilmiştir. Mehmet Ülkü, yerel direnişteki muazzam başarısı vesilesiyle halkın teveccühünü kazanarak TBMM III. Dönem Balıkesir Milletvekili seçilmiş ve Ankara yollarına düşmüştür. O, halkın gür sesiydi. Parlamento çatısı altında Balıkesir'in meselelerini çözüme kavuşturmak amacıyla durmaksızın çalışmıştır. Meclis kürsüsünde gerçekleştirdiği yapıcı ve kararlı hitaplarla hem temsil ettiği bölgenin acil kalkınma taleplerini ulusal gündeme taşımış hem de çiçeği burnunda Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organının kurumsallaşmasına son derece ciddi katkılar sunmuştur. Bu yoğun mesai, savaş yorgunu bir milletin yaralarını sarmak için hayati önem taşımaktaydı.
Tarihi Mirası ve Aile Yaşamı
Mehmet Ülkü, vatana sunduğu üstün hizmetlerin bir nişanesi olarak devlet tarafından Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Bu madalya, onun ve ailesinin nesiller boyu taşıyacağı en büyük şeref nişanı olmuştur. Özel yaşamında son derece mütevazı ve örnek bir aile babası olan Ülkü, aynı zamanda evli ve üç çocuk babasıydı. Ömrünü milletine adamış bu kıymetli devlet adamı, 2 Temmuz 1946 tarihinde vefat ederek aramızdan ayrılmıştır. Ondan geriye kalan miras, hür ve bağımsız bir vatan için canla başa çalışan fedakar bir neslin unutulmaz destanıdır.
Mehmet Ülkü'nün vatanına ve milletine sunduğu en belirgin katkılar şu şekilde sıralanabilir:
- Milli Mücadele'nin ilk kıvılcımlarında üstlendiği Bandırma Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti Başkanlığı,
- Yeni kurulan devletin yasama organı olan TBMM III. Dönem Balıkesir Milletvekilliği,
- Fedakarlıklarının ebedi bir tescili niteliğindeki Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası.
