İstanbul’da 1978 yılında dünyaya gelen akademisyen ve tarihçi Mehmet Perinçek, özellikle Rus ve Sovyet devlet arşivlerinde gerçekleştirdiği kapsamlı araştırmalarla Türk diplomasisinin ve Ermeni meselesinin karanlıkta kalan yönlerine ışık tutan önemli bir bilim insanıdır. Kendisi, Türk-Rus ilişkileri üzerindeki uzmanlığı ve kaleme aldığı kaynak eserlerle tarih yazımına katkıda bulunmaya devam etmektedir.
Eğitim Hayatı ve Moskova Yılları
Mehmet Bora Perinçek, Şule ve Doğu Perinçek çiftinin evladı olarak 19 Eylül 1978’de İstanbul’da doğdu. Kendisi kalabalık bir ailede büyüdü. Kardeşleri Zeynep, Kiraz ve Sadık Can ile çocukluk yıllarını paylaştı. İlk öğrenimini Faik Reşit Unat İlkokulu’nda tamamlayan araştırmacı, ardından Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Lise döneminde kazandığı bir burs, hayatının dönüm noktalarından biri haline geldi. Bu bursla Rusya Federasyonu’ndaki Nijni Novgorod 35 Nolu Lisesi’nde eğitim gördü. Rusya yılları ona büyük katkı sağladı. Türkiye’ye döndükten sonra 1997 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 2002 senesinde başarıyla tamamladı. Hukuk eğitiminin hemen sonrasında, 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü bünyesinde araştırma görevlisi unvanıyla göreve başladı. Yüksek lisansını 2007’de bitiren Perinçek, aynı enstitüde başladığı doktora çalışmasını 2014 yılında tamamlayarak doktor unvanını aldı. Bu süreçte, 2005-2006 akademik yılında Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü’nde (MGİMO) misafir araştırmacı olarak bulunarak önemli deneyimler kazandı.
Arşiv Çalışmaları ve Hukuk Mücadelesi
Tarihçi, 2007 ile 2008 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülen özel bir proje bünyesinde görevlendirildi. Bu görev çerçevesinde Rusya Federasyonu devlet arşivlerine giren akademisyen, Türk-Rus ilişkileri ile Ermeni meselesi üzerine binlerce belgeyi inceledi. Araştırmaları büyük ilgi uyandırdı. Rusça, Almanca, İngilizce ve Osmanlıca dillerine hakimiyeti sayesinde arşiv kaynaklarını ilk elden inceleyerek uluslararası alanda tebliğler sundu ve makaleler yayınladı. Kariyerindeki bu yükseliş, 19 Ağustos 2011 tarihinde Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıyla kesintiye uğradı. Zorlu bir süreç başladı. Siyasi bir faaliyeti veya parti üyeliği bulunmayan Perinçek, 22 Ağustos 2011’de tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Yargılama sonunda 6 yıl hapis cezasına çarptırılan tarihçi, iki yıllık tutukluluğun ardından 5 Ağustos 2013’te tahliye edildi. Demir parmaklıklar arkasındayken de üretmeye devam eden akademisyen, İstiklal Savaşı dönemindeki Türk-Sovyet askeri münasebetlerini ele alan tezini cezaevinde kaleme aldı.
Akademik Geri Dönüş ve Eserleri
Tutukluluğu sırasında, tezini zamanında teslim edemediği gerekısiyle Ekim 2013’te üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Bu kararı siyasi ve hukuk dışı olarak niteleyen Perinçek, ülkenin haklarını korumak için arşivlerde geçirdiği sürenin aleyhine kullanılmasından dolayı üzüntüsünü dile getirdi. Akademisyen, hakkını aramak amacıyla başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Mücadelesi başarıyla sonuçlandı. Görevine geri dönen yazar, akademik çalışmalarına ve çeviri faaliyetlerine ara vermeden devam etmektedir. Çok sayıda televizyon programına katılan ve Rusçadan çeviriler yapan araştırmacının kaleme aldığı eserler, tarih meraklıları için önemli birer başvuru kaynağı niteliğindedir. Başlıca eserleri şunlardır:
- Ermeni Milliyetçiliğinin Serüveni (2015)
- Atatürk’ün Sovyetlerle Görüşmeleri/Sovyet Arşiv Belgeleri’yle (2014)
- Sovyet Devlet Kaynaklarında Kürt İsyanları (2014)
- Rus Devlet Arşivlerinden 150 Belgede Ermeni Meselesi (2013)
- Türk-Rus Diplomasisinden Gizli Sayfalar (2011)
