Ankara'da 1954 yılında hayata gözlerini açan usta ressam Mehmet Gün, kavramsal sanat anlayışı çerçevesinde ürettiği değerli eserleriyle modern Türk resminin uluslararası alandaki önemli temsilcilerinden biri haline geldi.
Yaşamı boyunca sınırları aşan bir yaratıcılıkla çalışan sanatçı, 26 Şubat 2014 tarihinde uzun yıllardır yaşamını sürdürdüğü Berlin kentinde yaşama veda etti.
Sanat Dolu Bir Çocukluk ve Viyana Yılları
Mehmet Gün, küçük yaşlardan itibaren sanatın merkezde olduğu bir aile ortamında yetişti.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) kurucusu ve tanınmış tiyatro insanı Aydın Gün'ün oğlu olan ressam, sanat eğitimini Avrupa'nın en saygın merkezlerinden birinde tamamladı.
Bu kapsamda 1983 yılında Viyana Güzel Sanatlar Akademisi bünyesinde aldığı eğitimle profesyonel sanat yaşamına güçlü bir başlangıç yaptı.
Akademideki eğitim sürecini başarıyla tamamladıktan sonra dünyanın farklı kültür sanat merkezlerinde çalışmak üzere yola çıktı.
Dünyanın Sanat Merkezlerinde İz Bırakan Çalışmalar
Sanatını tek bir coğrafyaya hapsetmeyen ressam, farklı ülkelerde açtığı atölyelerle üretken bir kariyer sürdürdü.
Sanatçı, çalışma yürüttüğü bu yıllarda şu bölgelerde aktif olarak bulundu:
- İtalya (başta Roma olmak üzere)
- Fransa
- New York
- Berlin
Farklı coğrafyalardan edindiği birikimleri tuvaline aktaran Gün, kariyeri boyunca yurt içinde ve yurt dışında sayısız karma sergiye katıldığı gibi pek çok kişisel sergi de gerçekleştirdi.
Fotoğraf sanatına da ilgi duydu.
Yaşamının son dönemlerinde açtığı sergilerde ise yeniden tuval çalışmalarına ağırlık vererek son yapıtlarını hazırladı.
Kavramsal Dil ve Berlin Göçü
Sanatçı yalın bir dil benimsedi.
Yapıtlarında kavramsal bir temeli esas alan usta sanatçı, beyaz zeminler üzerinde tercih ettiği leke uygulamaları ve kaligrafi ögelerini bir araya getirerek kendine has, özgün bir yorum dili geliştirdi.
Almanya'nın Berlin sanat çevrelerinde Denis Gün adıyla da tanınan ressam, ailesiyle birlikte 1995 yılında yaşamını sürdüreceği Berlin'e yerleşti.
Berlin'de hayata gözlerini yuman usta ismin cenazesi Türkiye'ye getirilerek İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan Kanlıca Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi.