1970'li yılların başından bu yana görsel sanatlar alanında çalışmalarını sürdüren Levent Öget, fotoğrafçılığını kişisel çabalarıyla geliştirerek Türkiye'nin en özgün enstalasyon ve sahne performansı sanatçılarından biri haline geldi. İlk dönemlerindeki muhabirlik deneyimlerinin ve stüdyo çalışmalarının ardından, 1989 yılıyla birlikte moda katalogları çekmeye başladı. Çektiği fotoğraflarla çeşitli dergilerde ve günlük gazetelerde geniş kitlelere ulaştı. Caz müziğine duyduğu ilgi sanatına da yansıdı. Çok yönlü sanat üretimiyle kültür dünyamızda derin izler bırakmaya bu dönemde başladı.
Kanada'dan İstanbul'a Uzanan Uluslararası Vizyon
Sanat yolculuğunu uluslararası platforma taşıyan Levent Öget, 1991 yılında Kanada'nın Toronto şehrinde düzenlenen "Art On Edge" festivaline katılarak küresel ölçekte dikkat çekti. Aynı yıl bu şehirde ilk kişisel sergisini açtı. Türkiye'ye döndükten sonra sinema dünyasıyla da bağ kurarak Erden Kıral'ın yönettiği projede yer aldı. 1992 tarihli "Mavi Sürgün" filminde set fotoğrafçısı olarak çalıştı. Hemen ertesi yıl Hüseyin Katırcıoğlu'nun yönettiği "Truva Öyküsü" isimli kitle tiyatrosu çalışması için kapsamlı bir fotoğraf projesi hazırladı. 1994 yılında gerçekleştirilen 1. Uluslararası İstanbul Caz Festivali kapsamındaki "Caz Fotoğrafları" sergisi ise onun müzik ile görselliği buluşturan imza işlerinden biri oldu. Sanatçı, Yıldız Sarayı'nda düzenlenen 1. İstanbul Disiplinlerarası Sanat Etkinlikleri'nde "Abes Bir Muvazene" isimli enstalasyonuyla çağdaş sanatın sınırlarını zorladı.
Enstalasyonlar, Kitaplar ve Sahne Performansları
1995 yılında Bilsak Atölye bünyesinde dia gösterisi gerçekleştirdi. Gösterinin hemen ardından sanatseverlerin beğenisine sunduğu "Caz Fotoğrafları" adını taşıyan kitabını yayımladı. Sanatsal üretimlerinin yanı sıra sivil toplum çalışmalarına da önem veren fotoğrafçı, Caz Derneği Denetleme Kurulu üyeliği üstlendi ve İstanbul Sanat Tanıtım Araştırma Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl ilki düzenlenen Assos Gösteri Sanatları Festivali için "İkili Figür" isimli enstalasyon-performans hazırladı. "Crystal Night" etkinliği için ışık tasarımları, projeksiyonlar, müzik kurguları ve plastik müdahaleler içeren performanslar tasarladı. Sanatçı, 1996 yılında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) "Sahne" adlı üçüncü kişisel sergisini açtı ve 8. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'ne "İkili Figür" projesiyle katılım sağladı. Bilişim'96 kapsamında Lütfi Kırdar'da gerçekleştirdiği "Adım" enstalasyonu ve İsmet Doğan'ın sergisi için hazırladığı "Oto-İletişim" çalışması, onun teknoloji ve iletişim temalarına yöneldiğini gösterdi.
Müziğin ve Fotoğrafın Bitmeyen Aşkı
Sanat yolculuğunu ışık tasarımlarıyla zenginleştiren Levent Öget, 1997 yılında yönetmen Durmuş Doğan'ın "Anapolis" adlı gösterisinde ışık tasarımlarını üstlendi. 1998 yılında "Resm-i Geçit" isimli dördüncü kişisel sergisini AKM Sergi Salonu ve Ankara British Council Art Gallery gibi saygın mekanlarda sanatseverlerle buluşturdu. 1999 yılında ise Pamukbank Fotoğraf Galerisi'nde "UnnU" adını taşıyan kişisel sergisini açtı ve bu çalışmayı aynı isimli özel bir albüm-kitap haline getirdi. Yeni milenyumda da durmaksızın üreten sanatçı, 2000 ve 2001 yıllarında Akbank Sanat'ta "Lavantalık", ardından AKM'de "Kımıltı" enstalasyonlarını hayata geçirdi.
Günümüzde çalışmalarını çok yönlü olarak sürdüren Levent Öget, sanat dünyasına şu alanlarda katkı vermeye devam etmektedir:
- Caz konserlerine dair özgün değerlendirmeler kaleme almaktadır.
- Radyo programı yapımcılığı yapmaktadır.
- Fotoğraf atölyeleri ve seminerler düzenlemektedir.