Emekli subay ve serbest avukat Mustafa Levent Göktaş, gerek askeri başarılarıyla gerekse sonrasında kendisini bulduğu sansasyonel davalar ve hukuki mücadelelerle yakın dönem Türkiye tarihinin en çok tartışılan figürlerindendir. 8 Haziran 1959 tarihinde dünyaya gelen Çerkes kökenli isim, askeri alanda gösterdiği üstün başarılarla öne çıkmıştır. Kendisi, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı çatısı altında son derece hassas operasyonlarda kritik sorumluluklar üstlendi. Özel Kuvvetler bünyesinde görev yaparken terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılması ve akabinde Kenya'da yakalanıp paketlenerek Türkiye'ye getirilmesi sürecindeki kritik operasyonel faaliyetlerde bizzat aktif sorumluluk üstlenmiştir. Bu başarılı askeri geçmiş, sonraki yıllarda onu sivil hayatta da etkili bir figür yapacaktı.
Askeri Başarıları ve Madalyalı Yılları
Göktaş, TSK bünyesinde görev yaptığı dönemde Muharebe Arama Kurtarma Alayı'nda hem tim komutanlığı hem de alay komutanlığı yaptı. Disiplinli çalışmasıyla bilinen subay, ordudaki üstün hizmetleriyle öne çıktı. Kendisi, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde üç adet üstün cesaret ve feragat madalyasına sahip tek asker unvanını taşımaktadır. Bu madalyalar, onun sahada gösterdiği kahramanlıkların en somut nişanesidir. Göktaş, başarılı geçen yılların ardından 2004 senesinde emekliliğe ayrıldı. Askeri kimliğini geride bırakan emekli albay, aynı zamanda hukuk alanına yönelerek serbest avukat olarak çalışmaya başladı.
Ergenekon Soruşturması ve Hukuki Mücadeleler
Göktaş'ın sivil yaşamı, 7 Ocak 2009 tarihinde gerçekleştirilen Ergenekon soruşturmasının 10. dalga operasyonuyla tamamen değişti. Operasyon kapsamında gözaltına alınan emekli subay, birkaç gün süren sorgunun ardından silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Hakkındaki tüm isnatları kesin bir dille reddeden Göktaş, yargılama boyunca suçsuz olduğunu savundu. Sanık sandalyesinde oturduğu bu süreçte davayı inceleyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ağustos 2013 tarihinde açıkladığı nihai kararla emekli subaya yirmi yıl dokuz ay hapis cezası verdi. Ancak ülkedeki hukuki düzenlemeler ve Özel Yetkili Mahkemelerin lağvedilmesi, Göktaş için yeni bir dönüm noktası oldu. Tutukluluk süresinin en fazla beş yılla sınırlandırılması ve Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararı tahliye yolunu açtı. Gerekçeli kararın yazılmaması nedeniyle verilen bu ihlal kararının ardından Göktaş, 10 Mart 2014 tarihinde serbest bırakıldı. Nihayetinde Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016'da yerel mahkemenin verdiği bu mahkumiyet kararının tamamen bozdu.
Hablemitoğlu Soruşturması ve İade Süreci
Uzun süren sessizliğin ardından Göktaş'ın adı, Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması kapsamında 9 Haziran 2022 tarihinde yeniden gündeme geldi. Aralarında kendisinin de yer aldığı dokuz emekli asker hakkında gözaltı kararı verilse de Göktaş adresinde bulunamadı. Sedat Peker, bu süreçte Göktaş'a operasyon bilgisinin önceden sızdırıldığını ve kaçmasına göz yumulduğunu iddia etti. Kolluk kuvvetlerince aranan emekli albay hakkında 31 Ağustos 2022'de Interpol vasıtasıyla kırmızı bülten çıkarıldı. Bu gelişmeden kısa süre sonra Göktaş, 2 Eylül 2022 tarihinde Bulgaristan'ın Svilengrad şehrinde polis tarafından yakalandı. Hablemitoğlu cinayetinden dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle düzenlenen iddianamenin ardından, adli makamların iade başvurusunu değerlendiren Bulgaristan yargısı ilk etapta bu iade talebine olumsuz yanıt verdi. Fakat komşu ülke daha sonra tutumunu değiştirerek iade talebini onayladı. Ülkeye teslim edilen Göktaş'ın yüzüne hakkındaki yakalama kararı okundu ve cezaevine gönderildi. Ancak davadaki delil durumunun kendi lehine değişme olasılığı göz önüne alınarak 18 Mayıs 2023'te tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Levent Göktaş, askeri ve hukuki kariyerinin yanı sıra entelektüel birikimiyle de tanınan bir isimdir. Kendisi çok yönlü dil bilgisiyle de tanınmaktadır. Göktaş'ın akıcı bir şekilde konuşabildiği diller şunlardır:
- Rusça
- İngilizce
- Arapça
- Kürtçe