Türk sendikacılık tarihinin en önemli isimlerinden biri olan araştırmacı, gazeteci ve yazar Kemal Sülker, 25 Kasım 1919 tarihinde Antakya'da dünyaya gözlerini açtı. Sülker, ömrünü işçi hakları mücadelelerine ve Türkiye'deki sendikal yapılanmaların bilimsel araştırmalarına adayarak, bu alanda adeta bir çığır açmıştır. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehir olan Antakya'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gelerek Kabataş Erkek Lisesi'nden başarıyla mezun oldu. Yükseköğrenimine 1938 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde başladı. İki yıl sonra burayı bırakarak Edebiyat Fakültesi'ne geçti. Fikirleri nedeniyle genç yaşta sürgünler ve davalarla karşı karşıya kalan aydın yazar, geride devasa bir sendikal mücadele mirası bırakarak 2 Aralık 1995 günü İstanbul'da hayata veda etti.
Antakya'dan Sürgün Yıllarına Uzanan Gençlik
Gazetecilik mesleğine adım attığı Tan gazetesinde çalışırken benimsediği sosyalist fikirler, onun üzerinde yoğun siyasi baskılar oluşmasına yol açtı. Henüz 1943 yılında iken bu düşünceleri sebebiyle hakkında ardı ardına adli kovuşturmalar açıldı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı kararıyla Konya'da ikamete zorlandı. Hukuk eğitimini yarıda bırakıp edebiyata yönelmesi, onun toplumsal meselelere olan duyarlılığını artırmıştır. Bu duyarlılık, onu kısa sürede dönemin en etkili muhalif gazetelerinden biri olan Tan'a yönlendirdi. Ancak burada kaleme aldığı yazılar ve benimsediği sol görüşler, iktidar organlarının dikkatini çekti. Konya'daki mecburi ikamet günleri, yazarın edebi ve siyasi kimliğinin şekillenmesinde önemli bir dönemeç oldu. İzin alarak memleketi Antakya'ya gitti. Burada Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinden tutuklandı. Yapılan yargılama sonucunda tamamen aklandı. Bu beraat kararı sonrasında İçişleri Bakanlığı sürgün yeri olarak yine Antakya'yı belirledi. Doğduğu şehre sürgün edilmesi hukuken mümkün görünmeyince Tokat'a nakledildi. Tokat sürgünü ise onun Anadolu insanının yaşam koşullarını yakından gözlemlemesine fırsat tanıdı.
Basın Dünyasında İşçilerin Sesi
Sürgün dönemlerinin ardından 1947 yılında İstanbul'a dönen Sülker, basın sektöründe hızla kendine yer edindi. Gece Postası, İkdam ve Son Telgraf gibi dönemin önde gelen gazetelerinde aktif olarak çalıştı. Bu gazetelerden Gece Postası'nda işçi sayfası düzenledi. Bu sayfada işçilerin sorunlarını dile getirdi. Buradaki çabaları, onu işçilerin sesi haline getirdi. 1951 ve 1952 yılları arasında İşçi Hakkı adında bağımsız bir gazete çıkardı. Daha sonra eski gazetesi Tan'da 1956-1957 yıllarında yazı işleri müdürlüğü görevini üstlendi. Ayrıca 1961-1962 döneminde Kemal Ilıcak ile birlikte Türkiye Birlik adlı yayını kurarak basındaki etkisini artırdı. Farklı dergi ve gazetelerde araştırma ile edebiyat yazıları yayımlarken kendi adının dışında bazı imzalar kullandı. Yazılarında kimi zaman Asım Sarp, kimi zaman ise sadece Okur takma adını tercih ediyordu. Yazarın zengin içerikli makaleleri Yeni Edebiyat, Yürüyüş, Barış, Yurt ve Dünya, Gün, Yeryüzü, Forum, Sosyal Adalet, Eylem, Ant, Emek, Ortam, Vatan ve Cumhuriyet gibi prestijli mecmualarda okuyucuyla buluştu. Basın dünyasında farklı görevler üstlenen yazarın emek verdiği başlıca yayın organları şunlardır:
- Gece Postası
- İkdam
- Son Telgraf
- İşçi Hakkı
- Tan
- Türkiye Birlik
Sülker, özellikle Türkiye'de sendikacılık hareketinin tarihi gelişimini ve işçi sınıfının güncel problemlerini irdeleyen araştırmalarıyla tanınmıştır. Araştırmalarını ve edebi yazılarını çok sayıda dergide yayımlatarak geniş kitlelere ulaştırmayı başardı.
Sendikal Mücadele ve Siyasi Yaşam
Kemal Sülker, yalnızca basında kalmayıp fiili olarak sendika örgütlenmelerinde de öncü roller üstlenmiş bir şahsiyetti. Türkiye'de işçi sendikalarının bir araya gelerek Türk-İş'i kurma çalışmalarında aktif olarak öncülük eden aydın, farklı işçi örgütlerinde ve sendikalarda danışmanlık yaparak mücadelenin teorik zeminini kurdu. Siyasi arenaya ise 1961 yılında Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) üye olarak giriş yaptı. TİP bünyesinde genel sekreterlik dahil olmak üzere pek çok kritik kademede sorumluluk üstlendi. Ardından 1967 yılında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) kuruluş adımlarında bulunarak aktif rol aldı. 1968 yılındaki genel kurul neticesinde konfederasyonun genel sekreterliğine getirilerek sendikal hareketin zirve noktalarından birinde hizmet etme şansı buldu. Bu mühim vazifeyi tamamladıktan sonra aktif olarak sürdürdüğü sendikacılık kariyerini tamamen noktalama kararı aldı. Yaşamının son döneminde edebiyatçıların ve şairlerin mesleki haklarını korumak amacıyla kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kuruluş çalışmalarında da bulunarak kurucu kadroda yer almayı ihmal etmedi. Ömrünü emeğin savunulmasına ve bu mücadelenin yazılı tarihine adayan Sülker, 2 Aralık 1995'te aramızdan ayrıldı. Değerli yazarın cenazesi, Tuzla Mezarlığı'nda bulunan ebedi istirahatgahına defnedildi.
