Kafkasya sürgününden Osmanlı meclisine uzanan fırtınalı ömrüyle Hüseyin Tosun, yirminci yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğu'nun kaderini belirleyen ve Kafkasya diasporasının örgütlenmesinde çok büyük roller oynayan en önemli siyasi figürlerden biridir. Ondokuzuncu yüzyıldaki büyük Çerkes sürgünü esnasında Anadolu topraklarına yerleşen Şhaplı isimli Ubıh bir ailenin ferdi olan bu vatansever asker, tüm ömrünü Kafkasya diasporasının teşkilatlanmasına adamıştır. Mekteb-i Sultani ve Mekteb-i Harbiye sıralarında aldığı nitelikli eğitimle yetişerek, Osmanlı ordusunun saflarında vatanına hizmet etmiştir. Ancak hürriyetçi fikirleri sebebiyle sarayın takibine takılan Tosun, 1896 yılında Trablusgarp'taki bir askeri okulda öğretmen olarak görevlendirilmiştir. Bu sürgünle başlayan mücadele süreci, onu Paris kongrelerinden Malta zindanlarına kadar taşıyacak olan uzun bir siyasi serüvenin kapısını aralamıştır.
Saray Muhalefetinden Erzurum Zindanlarına
Hüseyin Tosun, gençlik yıllarından itibaren istibdat yönetimine karşı cephe almıştır. Aldığı Harbiye eğitimi sonrasında orduda vazifeye başlasa da ihtilalci faaliyetleri nedeniyle sarayın yakın markajında kalmıştır. Nitekim genç subay, 1896 senesinde Trablus Askeri Rüşdiyesi bünyesine Fransızca muallimi olarak atanarak başkentten uzaklaştırılmıştır. Fakat bu uzaklaştırma onun azmini kırmamıştır. Aksine, muhalif çevrelerle olan bağını daha da kuvvetlendirmiştir. Nitekim 1902 senesinde Fransa'nın başkenti Paris şehrinde düzenlenen Osmanlı Hürriyetperveran Kongresi'ne katılmıştır. Kongrede Kafkasya'dan göç eden kesimleri temsil etmiştir. Kurultaydaki görüş ayrılıkları neticesinde Prens Sabahaddin ile yakınlaşmıştır. Bu yakınlaşmanın meyvesi olarak Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin kurucu kadrosunda bulunmuştur.
Fransa'dan ayrıldıktan sonra Kafkasya üzerinden Anadolu topraklarına geçen mücadeleci lider, buralarda da hürriyet fikirlerini yaymaya devam etmiştir. Özellikle 1907 yılındaki meşhur Erzurum İsyanı içindeki etkin rolü nedeniyle tutuklanmış ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. Zindandaki mahkumiyeti, ülkede yeni bir dönemin kapısını aralayan Jön Türk Devrimi'nin ilanı sayesinde son bulmuştur.
Mebusluk Dönemi ve Cemiyet Çalışmaları
Özgürlüğüne kavuşan Hüseyin Tosun, siyasi hayatına parlamentoda devam ederek Erzurum halkının sesi olmuştur. İkinci ve üçüncü Meclis-i Mebusan dönemlerinde bağımsız milletvekili olarak meclise girerek etkin yasama çalışmalarına imza atmıştır. Meclisteki görevinin yanı sıra uluslararası ilişkilerde de aktif roller üstlenen vatansever siyasetçi, Mart 1914 tarihinde Türk ve Rus delegelerin katılımıyla kurulan Osmanlı-Rus Cemiyeti'nin kurucu üyeleri arasında yer almıştır. İki imparatorluk arasında iktisadi ve siyasi köprüler kurmayı hedefleyen bu cemiyette veznedarlık vazifesini deruhte etmiştir.
Siyasi kariyeriyle birlikte ata topraklarının bağımsızlığına da büyük önem veren Hüseyin Tosun, hayatı boyunca Kafkas göçmenlerinin haklarını arayan pek çok örgütte önderlik etmiştir. Diasporanın birliğini sağlamak adına durmaksızın çalışmıştır. Bu kapsamda onun etkin olarak faaliyette bulunduğu sivil toplum kuruluşları ve siyasi yapılar şunlardır:
- Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti
- Osmanlı-Rus Cemiyeti
- Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti
- Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Göçmenleri Komitesi
- Şimali Kafkas Cemiyeti
- Kafkasya Dağlıları Halk Partisi
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin kuruluş aşamasında Hüseyin Tosun, başında bulunduğu Osmanlı Milli Telgraf Ajansı'nın tüm imkânlarını bölge halkının bağımsızlık sesini dünyaya duyurmak için kullanmıştır. Ajansın telgraf hatları ve haberleşme ağları, bu yeni cumhuriyetin sesini duyurmada hayati bir rol üstlenmiştir.
Sürgün Yılları, Geri Dönüş ve Vefat
Birinci Dünya Savaşı sonrasında İstanbul'un İşgali ile birlikte imparatorluk başkentinde vatansever aydınlara yönelik büyük bir tutuklama dalgası başlamıştır. İngiliz işgal kuvvetleri tarafından aranan isimler arasında Hüseyin Tosun da yer almaktaydı. Nitekim 1919 yılının Mayıs ayında işgal güçlerince tutuklanan Tosun, Malta adasına sürgün edilmiştir. Bu esaret günlerinin ardından vatana dönmeyi başaran deneyimli siyasetçi, Kafkasya davasına hizmet etmeyi sürdürmüştır. Özellikle Malta dönüşünde, Bolşevik baskısından kaçan Kuzey Kafkasyalı göçmenlerin Batı ülkelerine yerleşebilmesi için yoğun diplomatik çalışmalar yürütmüştır. Onların göç yollarını organize etmiştir. Ayrıca mülteci konumundaki bu politik göçmenler tarafından Polonya'nın başkenti Varşova'da hayata geçirilen Kafkasya Dağlıları Halk Partisi'nin kuruluş süreçlerine de çok önemli ve yönlendirici katkılar sunarak desteğini esirgememiştir. Hayatını davasına adayan Hüseyin Tosun, 7 Ocak 1930 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur.
