Yeşilçam sinemasının unutulmaz çehresi Hüseyin Baradan, 15 Haziran 1932'de İzmir'de dünyaya gözlerini açtı ve gazetecilikten oyunculuğa uzanan renkli bir ömür sürdü. Türk sinema tarihine 'en sevimli kötü adam' olarak adını yazdıran usta sanatçı, canlandırdığı yüzlerce karakterle izleyicilerin gönlünde taht kurmayı başardı. Kendine has tarzıyla tanınan Baradan, 30 Haziran 2004 tarihinde yine doğduğu şehir olan İzmir'de hayata veda etti.
Gazetecilik Yılları ve Sinemaya Tesadüfi Adım
Hüseyin Baradan'ın çalışma hayatı sinema perdelerinden çok önce, elinde fotoğraf makinesiyle gazete koridorlarında başladı. Demokrat İzmir, Hürriyet ve Ege Ekspres gibi önemli yayın organlarında foto muhabirliği ile gazetecilik yaptı. Mesleğini severek sürdürdüğü dönemde, hayatının akışını değiştirecek o tesadüfi buluşma 1950 yılında gerçekleşti. İzmir'de bir lokantada yemek yerken aldığı teklif, onu hiç aklında yokken beyazperdeye taşıdı. Sanatçı, Ege-Koop bünyesinde basın danışmanlığı görevini yürütürken Necdet Bükey ile yolları kesişti. Böylece Türk sinemasının en üretken dönemlerinden birinin aktörlerinden biri haline geldi. Oğlunun beyanına göre 450, kendi röportajlarına göre ise tam 467 filmde rol aldı. Karakter oyunculuğundaki başarısı onu vazgeçilmez kıldı.
'Çekilin Aradan' ve Çok Yönlü Sanat Hayatı
Baradan, kariyeri boyunca sadece kötü rolleri canlandırmakla kalmadı. Kimi zaman sevecen bir dost, kimi zaman ise sadık bir arkadaş portresiyle izleyicinin karşısına çıktı. Takvimler 1965 yılını gösterdiğinde, kariyerinin ilk başrol deneyimini 'Hüseyin Baradan-Çekilin Aradan' adlı filmle yaşadı. Bu yapıtın ismi adeta bir deyim gibi halk diline yerleşti. Sinema dışında tiyatro sahnelerinde de boy gösteren sanatçı, Lütfi Kopan ile birlikte 'Karakediler' isimli meşhur ikiliyi kurdu. Bu ortaklıkla Anadolu'nun dört bir yanında tiyatro oyunları sergilediler. 1970'li yıllarda sinemada başlayan seks filmleri furyasına katılmayı kesinlikle reddetti. Eski mesleği foto muhabirliğine dönerek Yeşilçam'daki değişim rüzgarlarına karşı asil duruşunu koruyan usta oyuncu, halkla ilişkiler sektöründe de çalışarak tecrübesini farklı alanlara taşımayı bilmiştir. Onurlu bir duruş sergileyerek kamera arkasına geçip eski aşkı olan foto muhabirliğine geri döndü.
Toplumsal Duyarlılık ve Geride Kalan Miras
Baradan, sadece sanatıyla değil, toplumsal sorumluluk projeleriyle de örnek bir vatandaş oldu. Yaşamının son yıllarında eşinin vefatıyla sarsılmasına rağmen toplumsal fayda sağlamaktan geri durmayan Baradan, genç nesillerin sağlık konusunda bilinçlenmesi adına çok sayıda sosyal sorumluluk faaliyetine öncülük etti. Bir hastanenin fiziksel şartlarının iyileştirilmesi ve onarımı için açılan yardım kampanyasına çok büyük destekler sağladı. Sürekli basın kartı sahibi olan değerli aktör, meslek örgütlerinde de aktif görevler üstlendi:
- İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyesi olarak meslektaşlarının haklarını savundu.
- Foto Muhabirleri Derneği çatısı altında gazetecilik faaliyetlerine katkı sundu.
- Ulusal Radyo Televizyon kurumunun İzmir temsilciliğini başarıyla yürüttü.
Yaşadığı anıları gelecek nesillere aktarmak amacıyla 1996 yılında 'Bu Gözler Neler Gördü' adını taşıyan bir otobiyografi kitabı kaleme aldı. Akciğer kanseri teşhisi konulan tecrübeli sanatçı, 72 yaşında bu amansız hastalığa yenik düştü. Cenazesi, Bornova ilçe mezarlığına defnedildi.
