Türk sinemasının "kötülerin en sevimlisi" olarak tanınan Hüseyin Avni Baradan, 15 Haziran 1932 tarihinde İzmir'de dünyaya gözlerini açtı. Lise eğitimini yarıda bıraktıktan sonra genç yaşta gazetecilik ve foto muhabirliği mesleğine adım atarak geçimini sağladı. Sanat dünyasına girişi ise tamamen tesadüfi bir biçimde, İzmir'de bir lokantada yemek yerken keşfedilmesiyle gerçekleşti. 1954 yapımı "Feleğin Sillesi" filmiyle kamera önüyle tanışan usta aktör, canlandırdığı sevimli ve muzip kötü karakterlerle beyazperdenin vazgeçilmez simalarından biri haline geldi.
Gazetecilikten Sinema Işıklarına Uzanan Bir Ömür
Aktörlük kariyerinden önce basın sektöründe yoğun emek harcayan Baradan; Demokrat İzmir, Hürriyet ve Ege Ekspres gibi prestijli gazetelerin kadrosunda görev yaptı. Foto muhabirliği alanındaki yeteneği ve kararlılığı sayesinde mesleğinde saygınlık kazanırken, aynı zamanda gazetecilik disiplinini oyunculuğuna da yansıttı. Sinema dünyasına adım attıktan sonra da basınla bağını hiçbir zaman koparmadı. Beyazperdede genellikle sert görünümlü fakat merhametli dost rolleriyle izleyicinin sevgisini kazandı. 1965 yılında kendisi için dönüm noktası olan ve başrol oynadığı "Hüseyin Baradan - Çekilin Aradan" filmi, hafızalarda derin bir yer edindi. Hatta bu yapımın adı, halk arasında nesiller boyu kullanılan popüler bir özdeyişe dönüştü. Sanatçı, kendi ifadelerine göre yaşamı boyunca tam 467 filmde boy gösterdi.
Çok Yönlü Bir Sanat Kariyeri
Sadece sinemayla yetinmeyen Hüseyin Baradan, sahne sanatlarında da aktif ve üretken bir portre çizdi. 1967 yılında ünlü oyuncular Hulusi Kentmen ve Şahin Tek ile ortaklaşa kurduğu tiyatro topluluğuyla tüm Anadolu'yu kapsayan turneler düzenledi. Bir dönem sahne şovmenliği yapsa da tiyatro tutkusu onu yeniden sahnelere çekti. Sanat yaşamında farklı iş birliklerine de imza atan ünlü isim, oyuncu Lütfi Kopan ile birlikte "Karakediler" adında meşhur bir tiyatro ikilisi oluşturdu.
Baradan'ın sanat ve basın hayatındaki başarıları, resmi kurumlardan aldığı takdirlerle de taçlandırıldı. Kariyeri boyunca elde ettiği bazı kazanımlar şunlardır:
- Sürekli basın kartı sahipliği
- Meslek örgütlerince verilen çok sayıda prestijli ödül
- İzmir Gazeteciler Cemiyeti ile Foto Muhabirleri Derneği üyelikleri
Zor Zamanlar ve İzmir'e Dönüş
1970'li yıllarda Türk sinemasında artış gösteren seks filmleri furyası, usta oyuncunun kariyerinde yeni bir sayfa açılmasına neden oldu. Bu akıma dahil olmak istemeyen sanatçı, sinemadan uzaklaşarak ilk aşkı olan foto muhabirliğine geri dönmeyi tercih etti. Aynı dönemde halkla ilişkiler sektöründe çalışmalar yürüten Baradan, Ulusal Radyo Televizyon bünyesinde İzmir temsilciliği görevini üstlendi. Hayat arkadaşı Hayriye Baradan ile 1955 yılında evlendi ve bu mutlu birliktelikten bir erkek çocuk sahibi oldu. Eşini 2000 yılında kaybetmenin derin acısını yaşayan oyuncu, ömrünün son yıllarında anılarını kaleme aldı. 1996 yılında yayımlanan "Bu Gözler Neler Gördü" adlı anı kitabı, Ege-Koop yayınları aracılığıyla okuyucularla buluştu ve büyük ilgi gördü.
Vefatı ve Yaşayan Anısı
Ege-Koop'ta basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı görevini sürdürürken ani bir rahatsızlık geçiren usta oyuncu, 30 Haziran 2004 tarihinde, 72 yaşında iken hayata veda etti. Tedavi gördüğü İzmir Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde son nefesini veren Hüseyin Baradan'ın vefatı, Türk sanat camiasında ve basın dünyasında derin bir üzüntü yarattı. İzmir'in Bornova ilçesinde adı bir parka verilerek ölümsüzleştirilen efsane isim, hem gazete sayfalarında bıraktığı tarihi karelerle hem de sinema perdesinde hayat verdiği sevimli ve muzip karakterleriyle hafızalarda yaşamaya devam edecektir.